Kontrgerilla'nın Varlığı ve İşlediği Cinayetler

                 Türkiye'nin Aydınları, Kontrgerilla'nın varlığından 12 Mart 1971 muhtırası sonunda gözaltına alınarak götürüldükleri İstanbul Ziverbey Köşkü'ndeki işkence merkezinden haberdar oldu. Kontrgerilla'nın ilk icraatlarından biri de 6-7 Eylül olayları olarak da bilinen Türkiye'deki azınlıklara yönelik saldırılarda üstlendiği roldür. Selanik'te Atatürk'ün evinin bombalandığı yalan haberi üzerine 6-7 Eylül 1955 tarihlerinde azınlıklarına yönelik başlatılan saldırılarda 5 bin 583 ev ve dükkan yağmalandı. Kontrgerilla'nın resmi dilde karşılığı Özel Harp Dairesi'dir. 52 ayrı yerde başlatılan saldırılar sonrasında Özel Harp Daire'sinin eski komutanlarından olan Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu, 6-7 Eylül de bir Özel Harp işidir. Muhteşem örgütlenmeydi. Amacına da ulaştı" demişti. Siyasi hükümetin, bu yapılanmadan habersiz olduğu da Bülent Ecevit'in Başbakanlığı zamanında öğrenilmiştir. Kontrgerilla'yı ilk kez dile getiren de Bülent Ecevit olmuştur. Daha önce masrafları Nato tarafından karşılanan bu örgütün, 1974 yılında Bülent Ecevit'ten bu örgüte örtülü ödenekten para istenince, Ecevit daha önce adını duymadığı bu resmi kurum hakkında brifing istedi. Sabri Yirmibeşoğlu'nun verdiği brifing sonrasında Ecevit, Özel Harp Dairesi'ni denetim altına almak istedi ama başarılı olamadı. 

                              Bülent Ecevit, bu yapılanmadan oldukça rahatsızdı ve her yerde dile getiriyordu bu rahatsızlığını. Kontrgerilla da Ecevit'e karşı 3 kez suikast girişiminde bulunmuştu. Bu suikastlardan en çarpıcı olanı da İzmir'de yapılacak miting hazırlığı sırasında seçim otobüsüne binmek üzere olan Ecevit'e 29 Mayıs 1977 günü açılan ateş sonucunda kurşunun şans eseri sıyırması ve arka tarafta bulunan Mehmet İsyan'a saplanmıştır. Olay sonrası ateş edenin yakalanması sonucunda sürpriz şeylerle karşılaşılmıştır. Ateş edenin polis olduğu anlaşılmıştır. Ateş ettiği silahın özelliği ise zehirli kurşun atmasıdır. Ve bu tabancanın Özel Harp Dairesi'ne ait olduğu saptanmıştır. Kontrgerilla'nın başarılı icraatlarından biri de 1 Mayıs 1977 İşçi Bayramında, 34 kişinin hayatını kaybettiği 136 kişinin yaralandığı olaydır. Dönemin Disk başkanı Kemal Türkler konuşmasının sonlarına doğru etraftan silah sesleri gelmeye başlamıştı, olayları yaşayanlar bilir. Sular İdaresi binasının üstünden ve şimdiki The Marmara Oteli'nin üst katlarından halka ateş açılıyordu. Bu olayla ilgili yaklaşık 470 kişi gözaltına alınmış ama ateşin kimler tarafından açıldığı halen bulunamamıştır. Ne yazık ki olay günümüze kadar aydınlatılamamıştır. Çok değil olaylardan 3 yıl sonra Kemal Türkler evinin önünde vurularak öldürülmüştü. Kontrgerilla, Türkiye'nin derin devletiydi ve bu yapıya kimse dokunamıyordu. 

 

Alparslan Türkeş, "Şahinlerin Dansı" adlı anı kitabında, "Gazeteci Abdi İpekçi cinayeti sanığı Mehmet Ali Ağaca'yı Maltepe Askeri Cezaevi'nden devletin içindeki gizli bir örgüt tarafından kaçırıldı" ifadelerini kullanması Kontrgerilla'nın varlığının ispatlarından biridir. Merhum Bülent Ecevit de anılarında Kontrgerilla'dan bahsetmiştir. Kontragerilla'yı ilk fark eden Savcı Doğan Öz olmuştur. Devlet içinde, Genelkurmay Özel Harp Dairesi'ne bağlı "Kontrgerilla" diye bir yapılanma olduğunu ve üst makamlara kadar tırmandığını ilk o fark etmiş ve Başbakan Ecevit'e bildirmişti. 1978 yılında katledilen Savcı Öz, Başbakan Ecevit'e Kontrgerilla ile ilgili sunduğu rapordan 2 ay sonra öldürülmüştü. Doğan Öz cinayetinin katil zanlısı olarak yakalanan ülkücü İbrahim Çiftçi suçunu itiraf etmesine rağmen beraat ettirilmişti. Bu cinayetle ilgili en önemli husus ise Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu'nun elindeki belgelere göre Emniyet, Öz'ü yakın takibe aldırmış ve hatta öldürüldüğünde bile polis takibindeymiş. Devletin içinde yuvalanan örgütün ne kadar güçlü olduğunu bu olaylarla daha net anlaşılıyor. Türkiye'yi sarsan en önemli olaylardan biri de Maraş olaylarıdır. Ne hikmetse bu olay da 1978 yılında yaşanıyor ve Darbe hazırlıklarının en önemli ayaklarından biriydi. Amaç Ecevit hükümetini düşürmekti. Nato tarafından kurulan Kontragerilla'nın en başlıca amaçlarından biri sola yakın hükümetlerin kurulmasını engellemekti. Olaylarda 150 vatandaşımız öldürüldü ve 176 vatandaşımızda yaralandı. Alevilere ait 200'ün üzerinde ev yakıldı. Açılan davalarda bir sürü kişi yargılanmasına rağmen, verilen cezalar kamuoyunu tatmin etmemiştir. İdam ve ağır müebbetler verilemesine rağmen, davanın ilerleyen yıllarında cezalar kaldırılmıştır. Eski Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis, Eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu ve sayamadığımız bir sürü isimler Kontgerilla'nın hedefi olmuştur. Bir diğer yazıda bu isimlerden bahsedeceğim..

Popüler Kullanıcılar