Strazburg Yolun Sonu

Son aylarda haber bültenlerinin değişmeyen birkaç sabit gündemi var. Ne mi onlar? Hemen sayalım:

Patlayan bombalar, verilen şehitler ve atanan kayyımlar.

Bu gündemlerin her biri özünde olağan üstü gelişmeler. Hiç bir ülkede insanlar sabah işe giderken televizyonlarından patlayan bombaların, öldürülen güvenlik memurlarının veya gazete, okul, yurtlara, yemek şirketlerine atanan kayyımların haberlerini dinlemez.

Bu haberlerden hangisi daha vahim diye sorarsanız, benim kanaatimce patlatılan bombalar, verilen şehitler ne kadar millet adına acı veren hadiselerse çeşitli müesseselere uyduruk sebeplerle kayyım atamalarda o kadar esef verici gelişmelerdir.

Şehirleri bombalayanlar, çatışmalarda güvenlik memurlarını katledenler nasıl can güvenliğine kast  ediyorsa, atanan kayyımlar da mal güvenliğini tehdit etmekteler.

İpek Medya’ya yapılanlar ortada. Üç ayda hem müessese sahiplerini hem çalışanları perişan ettiler. İpek Medya’nın kapısına kilit vurdular.

Hukukun üstünlüğünün olduğu ülkelerde mali anlaşmazlıkları çözemeyen müesseselerin kurtarıcısı olarak tayin edilen kayyımlar bizim ülkemizde tam manasıyla bir yok edici olarak görev yapıyorlar.

Bu satırları okuyanların bir kısmının mali meseleler yüzünden değil terör örgütüne mensubiyetten bu kurumlara kayyım tayin ediliyor dediğini duyar gibi oluyorum.

Evet, bir kısım atamalar bu mazeretle yapıldı. En son Zaman Gazetesi ve Cihan Haber Ajansı'na yapılan atamalar gibi.

Bu insanlarla alakalı devam eden davalardan, terör örgütü olduklarına dair kesinleşmiş bir yargı kararının çıkmadığını bu kesime hatırlatmak isterim.

Velev ki karar çıkmış ve Yargıtay çıkan kararı onaylamış olsaydı bile kayyımların bu şirketlerin mallarını müsadere edercesine akbabavari uygulamalar yapmasını anlaşılır hale getirmezdi.

Biz devlet ve millet düşmanı olduğunu düşündüğümüz insanların ocağına devletin bize sağladığı imkânlarla incir ağacı dikeriz mantığı hukukun olmadığı cahiliye toplumlarında bile geçerli değildir.

Zira bu çapulcu mantığıyla ülkede el koyamayacağınız mülk ve şirket olmaz. Bu tutum bütün işadamlarını diken üstünde tutar, yabancı sermaye gelmez, olan da yurt dışına kaçar. Böyle düşünüp, böyle davranarak kimseye değil sadece millete edersiniz.

Kayyım rezaletini sergileyen zihniyetinde çok iyi bildiği gibi bütün bu şarlatanlıklar AİHM’den dönecek.

Şimdi mülküne çökülenlere gün gelecek milyonlarca belki milyarlarca dolar tazminat ödenecek. Nasıl kayyımların şimdiki icraatları milletin ekonomik mağduriyetine sebep oluyorsa günü geldiğinde bu tazminatların ödenmek zorunda kalınması  aynı mağduriyeti millete tekrar yaşatacak.

Keşke Ankara bu hakikati şimdi anlasa da iş Strazburg’a kalmasa.

Ne kadar sürer bilmiyorum ama bu hastalıklı zihniyet için Strazburg yolun sonu.


Coronavirus (Covid-19)

  • 11,387,499Coronavirus Vaka Sayısı
  • 533,631Ölü Sayısı
  • 4,408,458Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 10:45

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar