İLERİ DEMOKRASİ

Ben bu satırları yazarken 1 mayıs'ın İstanbul bilançosu 72 gözaltı,25 yaralı ve 2 bin kapsül gaz bombası olarak açıklandı..Olaylarda yaralanan 17 yaşındaki dilan ve 27 yaşındaki meral ise yoğun bakımda tedavi altındalar..
Ne için?
Devlet:"Taksim tehlikeli,yasak"dediği
Sendikalar ise "bizim için sorun yok,biz bertaraf ederiz"dediği için..
Kısaca Sendikalar ve Devlet karar aldılar  1 mayıs kaosuna imza attılar..
Bildiğimiz 1 mayıs manzarasının dışında başka bir şey oldu o gün..Gaz bombaları sonucu başından yaralanan 2 genç kızımızın  sonrasında yapılan açıklamalar...
İstanbul Valisi Mutlu'nun açıklamalarından anlıyoruz ki Dilan bir örgüt üyesi..Tabi mahkeme kararı varmı bilemiyoruz ama İstanbul Valisi "kayıtları bizde mevcut"açıklamasını da  yaparak olanlarda bir yanlışlık olmadığını eksik ve yanlış bir işlem yapılmadığını en net ifadelerle açıkladı..
Bu açıklamalardan anlıyorum ki bizim yasalarımız örgüt üyesi yada marjinal olarak adlandırılan grupları sokak ortasında gaz bombalarıyla nokta atışı yaparak ölümüne sebeb olabilecek kadar yetki veriyor..
Bırakalım sendikların görevlerini yerine getirip getirmediğini bırakalım inşaat vardı yasaktı neden zorladılar diye hayıflanmayı bırakalım zaten hiçbiri işçi değildi hepsi suçlu diyerek savunmayı da bu yetkinin sınırsızlığından başlayalım konuşmaya..
Varsayalım ki dilan örgüt üyesi, meral'de, hatta tüm eylemcilerde, bu gaz bombalarıyla nokta atışı yapılarak ,beyin kanaması geçirmelerine,ölümle yaşam arasında yoğun bakımda olmalarına yasalar izin mi vermektedir bunu konuşalım.
Yasalarımız örgüt üyelerini ya da marjinal grupları yargılamaya tabi olmaksızın cezalandırmamı getirmektedir..Dilan ve Meral örgüt üyesi oldukları içinmi hedef alınarak gaz bombasıyla vurulmuşlardır yoksa o arbedede polis eylemcilere direk hedef atışları yaparken mi yaralanmışlardır..
Taş atanları savunmuyorum tıpkı gaz bombalarını atanları savunmadığım gibi..Elbette devlet   güvenliği sağlamalı ama gaz bombaları nişan alınan silahlar haline dönüşüyorsa burda güvenlik tedbiri değil daha büyük bir tehlikenin içinde olduğumuz anlamına gelir ki beni korkutan da budur...Asker devletinden polis devletine geçiş gibi hezeyanlar içinde olmak istemesemde İstanbul valisi mutlu'nun açıklamaları endişe verici  bir durumdur..
Demokrasi bile değil ileri demokrasi iddiasında olan bir ülkenin vali mutlu'nun açıklamalarını görmezden gelmesi ileri medyanın vali mutlunun sözlerini gözardı etmesi sık sık duyduğumuz o temel hak ve özgürlük kavramlarının janjanlı kavramlar heline geldiğinin göstergesidir adeta..
İleri değil sadece Demokratik bir ülke olalım ve nokta atışı yapan polislere göz yummayalım,sadece demokratik bir ülke olalım buna alkış tutanları kınayalım,sadece demokratik bir ülke olalım ve yargıyı bizler değil mahkemelerin vermesini sağlayalım ve lütfen ileri değil sade ama gerçek bir demokrasi isteyelim...


Twitter:denizster








Coronavirus (Covid-19)

  • 30,733,119Coronavirus Vaka Sayısı
  • 957,169Ölü Sayısı
  • 7,414,483Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 14:45

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar