Herkes koltuk peşinde azizim

Ortaokul zamanlarımdı..

Aile olarak ite kaka siyasete sokulduk…

Çöp çektiler, kurban olarak ortanca amcamı yolladık…

Sonrası biz çocuklar için çok keyifliydi..

Evler eşantiyonlarla doldu taştı.. Defterler, kalemler, rozetler…

Hepimizin dilinde; arım balım peteğiiiiimmmmm, Özal benim çiçeğiim.. Bilsem ki öleceğim, yine onu seçeceğiiimmmm”

11 yaşındayım! Siyasetten anladığım tek şey, işin bu fanatik boyutu..

Kendimden geçtim ve milletvekili olmaya karar verdim!

Aradan 3 sene geçti…

Amcam ülser, saçlar gitti…

Beraberinde benim milletvekili olma hayallerim de..

Büyüdüm ve siyasetin amigoluk olmadığını anladım…

Maalesef, memleket olarak bu aydınlanmayı yaşayamadık…

Biz de halkın üçte biri müteahhit, üçte biri doktor, kalanı da siyasetçidir…

Bu üç ihtisas konusundan en az birisi hakkında ahkam kesmeden vatandaşlık diploması vermezler.

Oda başkanları da bu üç gruptan kendilerine siyaseti seçenlerden.

Şu memlekette, varsa istisna affetsinler, siyaset yapmak yerine işini yapan bir oda görmedim ben…

Görmüş olsaydık güzel şehirlerimiz, sağlıklı binalarımız falan olurdu…

Ya da ideoloji amigoluğu yapmaktan daha haysiyetli işler yapan baro başkanlarımız..

Defalarca yazdım, yine yazıyorum. Hani hala faketmemişsinizdir diye! Herkes herşey olabilir bu ülkede.. (en azından 10 senedir öyle bir hakkımız var, şükür)

Kemalist, ateist, cemaatçi, aşırı dinci, Kürt, Ermeni, Çerkes vs…

Hükümete karşı da olunabilir.. Üstelik, her ne kadar biz dilimize yakıştırmasak da, en ağır hakaretlerle…

Ama bunları bir sivil toplum kuruluşunu temsil ederek yapamazsınız!

Baro başkanıysanız, o sıfatla ancak işinizi yaparsınız..

Kendinizi meclise atmak için yaptığınız maskaralıkları ancak avukat titrinizle ve mesai saatleriniz dışında sergilersiniz.

Budur etik olan…

Yani, yanınıza baronun 10 yöneticisini de alıp mahkeme basamazsınız…

Baro başkanı olarak, hakkını savunmakla mükellef olduğunuz halkın yarısına ‘hangi çorak ve lanetli toprakların ürünüsünüz?’ diyemezsiniz..

Göz diktiğiniz o koltukların sıcak hayaliyle, hakkınız olmadığı halde tepe lambası kullanıp, emniyet şeridini de ihlal edemezsiniz. Sadece bu bile sizin zihniyetinizi gösterir!

Hepsinden de önemlisi, koskoca bir baroyu ve üyelerini siyaseten taraf  edemezsiniz… Orada sizin gibi düşünmeyen tek bir üyenin varlığı bile, yaptıklarınızı gayrimeşru kılar…

Bendeniz, lanetli ve çorak toprak ürününden, nacizane bir tavsiye; haddinizi bilin!

Yapmanız için size verilen görevi halka hakaret etmek icin kullandığınız sürece, hayalleriniz yanıp sönen tepe lambalarının altında ego tatmin etmekle kalacak…

 Hadi şimdi işinize!!

 


Coronavirus (Covid-19)

  • 5,498,580Coronavirus Vaka Sayısı
  • 346,688Ölü Sayısı
  • 2,849,888Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 05:50

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar