Demokratikleşen Türkiye ve Aleviler

Dini ve etnik çoğulculuk meselesinde atılacak adımlar Türkiye için hayati önem taşıyor. İktidarın atılacak demokratikleşme adımlarının sinyallerini vermeye başlaması da bir o kadar sevindirici bu bağlamda. 30 Mart’ta gelen zaferin, demokratikleşme adımlarına özgüven kattığı açık. Örneğin, dini inanç ve ibadetleri vasıtasıyla varlıklarının meşruluğunu korumak isteyen Alevi yurttaşlarımızın talepleri bu bağlamda çok önemli.

Bugün, büyük Osmanlı geleneğinin kodlarını yeniden ve doğru biçimde okumanın zamanıdır. “Azınlık” kavramına yabancı olan Osmanlı, “Millet” sistemini bilhassa 16. ve 17. yüzyıllarda kusursuz biçimde uygulayabilen bir medeniyet yaratabilmişti. İmparatorluk içindeki grupların kendilerine has özellikleri hakim grup tarafından itina ile korunmuştu.

Farklı etnik ve dini grupların çokça örselendiği tek parti döneminde atılan tektipleştirici ve farklılıkları yok sayan adımlar sonrasında çok partili düzene geçilmiş, milliyetçi sola mesafeli duran Alevi yurttaşlarımız, liberal olan “Demokrat Parti”yi sığınacakları güvenli bir liman olarak görmüşlerdi. 1970′te güçlü milliyetçi ve islamcı vurguları bünyesinde taşıyan “Milli Görüş”ün ortaya çıkışıyla birlikte, muhafazakâr partilerden uzaklaşma eğilimi gösteren Aleviler, Atatürk milliyetçiliği ile işçi sınıfının özgürleştirilmesi iradesinin harmanı olan “Halkçı sol” üzerinde konumladı kendini. O gün bugün de değişmeyen bu çizgi sürüp gitti.

Alevi, Kürt, diğer dini ve etnik grupların taleplerinin ‘çoğulcu’ bir yaklaşımla karşılanması gerektiğini görmek lazım. Bu da, örneğin, Alevi, Kürt yurttaşların bir şekilde çoğunluğa dönüşmesi sürecini, yani, ihtiyacımız olan bir ‘normalleşmeyi’ getirecek. Dolayısıyla, iktidar uman iç ve dış güç odaklarının karizmasının çizilmesi, Türkiye’nin demokratikleşmeye doğru daha hızlı adımlarla yürümesini sağlayacak. Demokratikleşme paketleri serisinin hızla sürmesi, güven dolu bir geleceğe bakabilmemizim ön koşulu. Hep birlikte huzur içinde yaşayacağımız bütünleştirici ve katılımcı bir ortamın yaratılabilmesi ülkenin geleceği için büyük önem taşıyor. Diyanet’in Sünnilik dışındaki inançları da kapsayacak şekilde genişletilmesi, Alevi dedelerinin memur statüsü kazanabilmesi, Cemevi statüsünün yeniden düzenlenmesi, ders müfredatının diğer dini grupları da kapsayacak şekilde genişletilmesi atılması gereken adımlardan birkaçı sadece.

Daha fazla demokratikleşme, radikalize olan kutupların normalleşmesine, ülkenin birliğine ve geleceğine kasteden paralel yapıların önemsizleşip, anlamsız hale gelmesine neden olacak. Ellerinde ayrıştırıcı bir koz bulunmadığını farkeden iç ve dış odaklar kendiliğinden tasfiye olacaklar bu topraklardan. Bunu da başarsa başarsa, Erdoğan gibi güçlü bir lider başarabilir bence…


Coronavirus (Covid-19)

  • 664,192Coronavirus Vaka Sayısı
  • 30,888Ölü Sayısı
  • 142,364Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 08:55

HaberX Anket

Koronavirüs önlemleri yeterli mi?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar