TURİSTİK LOKANTANIN ZORLAMA OTANTİZMİ ve EKMEL BEY

Son çatı adayı tartışmaları, turistik beldelerimizde müşteri çekmek için binbir takla atan, inanmadığı, zorlama bir otantizmi satmak için kılıktan kılığa giren lokantacı zihniyetini anımsattı. Gerçi, lokantacının tarihsel ya da siyasi tabanını gözetecek bir sorumluluğu olduğunu söylemek zor. Nihayetinde, evine ekmek götürmekle sınırlı olan amaçları, onun bu yolda zorlama ve sakil birçok tarihsel figürü yalan yanlış araçsallaştırmasını haklı gösterebilir. Kafaya takılan kavuk ya da fesler, giyilen abartılı taşlı yelekler, 'takma' pala bıyıklar ve devasa tespihlerle pazarlanan 'çakma' Osmanlı delikanlıları... Amaç lokantanın kârının maksimize edilmesini sağlamaktır. Tarihsel ya da ikonik olarak küçük düşme endişesi taşımaksızın, her türlü taklanın atılması "Ekmek parası", "Hayat gailesi" bağlamında meşru bir zemine oturabilir. Lokantacının, çocuğunun okul taksidini ödemek, hanımını daha tatmin edici koşullarda yaşatmak için bu tip işlere girişmesi, onu hayat karşısında daha güçlü, daha onurlu bile kılabilir. Rızkını kazanmak için gerçeği eğip büken esnafa kimsenin bir sözü olmaz, aksine takdir edilir.

***

Bildiğimiz gibi, MHP ve CHP, Cumhurbaşkanlığı adaylığı için İslam İşbirliği Teşkilatı Eski Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu'nda karar kıldı. Sözü uzatmadan, bu aday tercihinin, Türkiye'nin sosyolojik gerçeklerine uyum sağlama arzusunu ortaya koyduğunu ve "Muhafazakar" realitenin, bir emrivaki de olsa kabullenildiği anlamına geldiğini söylemek lazım. Bu iyi bir gelişme. Bir tarafta, Kopenhag Kriterleri eliyle Türkiye'yi kalkındırmakta kararlı bir iktidar, diğer tarafta kendi toplumunun gerçeklikleriyle yeni yeni tanışan muhalif bir koalisyon. "Hoşgeldiniz" ya da "Günaydın" demek lazım herhalde.

***

Ekmeleddin İhsanoğlu tercihi, siyaseten aktörleşen Cumhurbaşkanı profiline son derece uyumsuz. Ekmel beyin akademik yeterliliğini tartışmak ne kadar anlamsızsa, 'terleyen, koşan' Cumhurbaşkanı profili anlamında yetersiz kalacağı ve kitlelere enerji verecek bir lider olmaktan çok uzak olduğu da ayan beyan ortada. Ayrıca, İİT Genel Sekreterliği sürecinde, muhafazakarların değerleriyle uyuşmayan tutarsız bir zihin yapısına sahip olduğuna şahit olduk İhsanoğlu'nun. Suudi Arabistan hükümetiyle son derece içli dışlı ilişkileri, Mısır darbesini ve Sisi'yi meşrulaştırdığı söylemleri eksi olarak yazılı duruyor İhsanoğlu'nun vicdan hanesinde... 

***

Benim gördüğüm bu gerçekleri, senelerin 'kaşarlanmış' siyasetçilerinin görmemesi mümkün mü sizce? Bence değil. Ekmeleddin İhsanoğlu, muhalefette oturanların otoritesini ve 'biricikliğini' sarsamayacak yegane tercihti bana kalırsa. Bu yüzden ne CHP, %25 üstü oy potansiyeli olan bir adaya "Evet" diyebilirdi, ne de MHP, %15'lik oy potansiyelini aşacak bir adayda karar kılabilirdi. İki arada, bir derede kalan muhalefet, AK Parti'den oy aşındıracak kadar 'muhafazakar' görünen, ama kendi statükosunu sürdürmesine yardım edecek kadar da "kullanışlı" bir adayda mutabık kalabilirdi.

 

***

Ancak, bilhassa CHP'nin hesaba katmadığı bir gerçek vardı. O da, birincil olarak "İslamcı/Muhafazakar" gelenekle yüzleşmeyi asla içine sindiremeyecek bir "Ulusalcı/Laik" damarın CHP tabanında yaşam sürüyor olmasıydı. 20 kişilik bir grubun CHP'den kopup, bambaşka bir adayla sürece dahil olacağı ve İhsanoğlu tercihinin partinin mirasına ihanet sayıldığı açık açık konuşulmaya başlandı. Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde, CHP krizin ve parçalanmanın eşiğindeyken, MHP, siyasi geleneğine çokta ters düşmeyen bir adayla sahnede.

***

Esas, soru şu, CHP sonucu üç aşağı beş yukarı belli olan Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi seçmen davranışında basit bir aşındırma mı yaratmak istiyor, yoksa partinin gerçekliğinin Türkiye'nin geleceğinde yeri olmadığını gördüğü için köklü bir değişimin sinyallerini mi veriyor?

***

Yani, CHP'nin yaratmaya çalıştığı bu değişim, turistlere, inanmadığı, sahte bir otantizmi pazarlamaya çalışıp, bir amuda kalkmadığı kalan lokantacı zihniyetinde mi seyrediyor, yoksa Türkiye'nin ve hayatın gerçeklerine dönüşümün sinyallerini mi veriyor?

***

Bu millet, rafine edilmiş, sahte bir muhafazakarlığı asla kabul etmedi ve etmez. Bu yüzden, doğru olan bence birinci seçenek.

Coronavirus (Covid-19)

  • 664,590Coronavirus Vaka Sayısı
  • 30,890Ölü Sayısı
  • 142,368Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 09:35

HaberX Anket

Koronavirüs önlemleri yeterli mi?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar