ERDOĞAN, GÜL'Ü BİTİRİR Mİ?

AK Parti içinde kısa vadede bir parçalanmanın mümkün olmadığının farkında muhalefet. Buna rağmen partide Gül-Erdoğan üzerinden bir yarılma yaşanabileceği konuşuluyor. Bunun mümkünse 2015 genel seçimlerden önce gerçekleşmesi arzu ediliyor. Ekmek için Ekmeleddin İhsanoğlu'nu ön koşul sayan bu zihniyet, yine çakıyor, yine sınıfta kalıyor bana kalırsa. En kritik momentumlarda bile ayrı düşmeden birbirlerine yol açabilmiş iki siyasi aktörden bahsediyoruz. Erdoğan'ın siyasi yasaktan döndüğü, 2003'ün fırtınalı günlerinde kurduğu 59. hükümet, Gül'ün 58. hükümetinin istifası üzerine gerçekleşmişti. Recep Tayyip Erdoğan 2007 senesinde Çankaya'nın kapılarını ardına kadar açtı Abdullah Gül'e. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu şahsında temsil edilen statükoya birlikte kafa tuttu bu ikili.

Gül susmadı

Gezi sürecinde üslup yönünden doğal olarak ayrı düşmüşlerdi. Ancak, 17-25 Aralık 2013'ün paralel bir darbe teşebbüsü olduğunu neredeyse Çankaya'dan haykırıyordu Abdullah Gül. Siyaset üstü bir kimlikti, ancak, meşru hükümete yönelen darbe teşebbüsü konusunda susmadı. 30 Ağustos yolculuğunda patlak veren kaset operasyonları dolayısıyla savrulma bekleyenlerin umutları hep boşa çıktı. Gül'le kişisel hukuku bilinen gazeteci Fehmi Koru'nun yazdığı "Erdoğan Başbakan, Gül, Çankaya'da kalmalı" ana temalı birkaç köşe yazısı dışında kayda değer bir fitne alameti baş göstermedi. 

Sonunda hakettiği makam için, 10 Ağustos 2014 gecesi, Çankaya yolculuğu için hazırlıklara başladı Erdoğan. Paralel TV kanalı daha 10 Ağustos'un rengi belli olur olmaz, akşama kalmadan seçim yayınını kesti ve "Piton Yılan Adası" adlı filmle Yeni Türkiye'yi selamladı. Erdoğan ise çoğunlukçu bir yeni anayasaya ve geniş bir "Türkiyelilik" kavramıyla şekillenecek yeni düzene ilişkin tevazu içinde balkon konuşmasını gerçekleştirdi.

Ne olur?

Şimdi, 27 Ağustos 2014'te gerçekleşecek genel kurul için Gül'ün görevde olduğu bir tarihin seçilmiş olması polemik konusu ediliyor ve bunun üzerinden "Erdoğan, Gül'e geçit vermedi" edebiyatı yapılıyor. Rasyonel bir bakışla bunun gerçek olma ihtimali var. Ancak hafızamızı -yukarıdaki- gibi biraz zorladığımızda, tarihin kriz yaratmış momentumlarında bu ikilinin hep omuz omuza verdiğine şahit oluyoruz. 27 Ağustos 2014, yeni bir fitne hareketini, yeniden anlamsız kılmak için seçilmiş bilinçli bir takvim bence ve Gül'ün kurucularından olduğu AK Parti'de görev alacağı makamın çoktan belirlenmiş olduğunun da bir işareti. Başka bir seçenek düşünmüyorum, düşünmek istemiyorum. Bu açıklamanın zamanlaması biraz problemli olsa da, Gül, partiye geri dönme kararını bir gün ansızın, bir savaş nutku kıvamında aniden söylemeye karar vermiş olamaz. Bence Gül, devlet adamı ciddiyetini koruyan ve fitnelere pabuç bırakmayacak kadar basiretli ve olgun biri. Herkes bunu görecek.

ahmetegonder@gmail.com


Coronavirus (Covid-19)

  • 1,380,397Coronavirus Vaka Sayısı
  • 78,313Ölü Sayısı
  • 295,812Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 19:02

HaberX Anket

Koronavirüs önlemleri yeterli mi?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar