ÇÜRÜMEMEK İÇİN "BAŞKANLIK"

Köhnemiş kamu dinamiklerinden bıktık. “Bir yere adam atarız ama çalıştırmayız” zihniyetli bürokratik vesayet tüm yaşam alanımızı kuşattı çünkü. “Oligarşik bürokrasi”nin çalışamaz kıldığı kamu idaresi, birey yaşantısı üzerinde de yıkıcı etkiler yarattı yıllar içinde. İnsanlarımızın yaşam enerjilerini emdiler, özgüvenlerini çaldılar. Çökmüş omuzlarla, ikibüklüm duran “Biz beceremeyiz, böyle gelmiş böyle gidecek.” insanlarına dönüştük zaman içinde.

***
İcraat ve vizyon anlamında bu ülkeye çok şey kattı Erdoğan ve AK Parti. Zaman akıp gitti ve şimdi, köklü bir değişimin dönemecindeyiz millet olarak. Bakanların seçim dinamiklerine bulaşmış fırsatçılardan değil, mesleğinde yol almış, adam gibi profesyonellerden seçilmesi için çözüm başkanlık sistemidir bugün. Bundan böyle, “seçilenin”, yani millet için kelleği koltuğa alanın siyaset ürettiği, “seçilenin” seçtikleri tarafından profesyonel çaba, yani, “icraat” ortaya konacak yeni bir dönemin kapıları açılmalıdır.

***
Erdoğan’ın kişisel karizması ve bitmeyen enerjisiyle ayakta durabiliyor bu sistem. Yoksa HER ŞEY DİBİNE KADAR ÇÜRÜMÜŞ… Bunu her yurttaşın görmesi lazım.

***
Anayasa Mahkemesi’nin komedi show’larından rol çalan siyasete müdahale girişimleriyle, bürokratik darbe girişimleriyle vakit kaybedecek zamanı yok artık Türkiye’nin.

***
Yegâne çözüm: “Başkanlık modeli”dir. Bu kritik eşiği geçmek, bu milleti, ülkenin tek sahibi kılmak demektir.

***
İyi bir yetki-denge sistemi uygulanırsa çok çok olumlu sonuçlar verecektir Başkanlık sistemi. Parlamenter sistemin işleyişi içinde bulunan denetim mekanizmaları, ancak başkanlık sistemiyle denetim görevlerini sağlıklı şekilde yerine getirebilirler. Diğer türlü VESAYET KURMA ÇABALARININ BİR ENSTRÜMANINA dönüşür bu kurumlar…

***
Deli gömleğinin tamamen parçalanıp fırlatıldığı, devlet-halk, devlet-bürokrasi, devlet-siyaset ekseninin yeniden ve sağlıklı biçimde recover edildiği bir süreci ifade edecektir yeni sistem.

***
Bilindiği gibi hem parlamenter sistem, hem de yarı-başkanlık sistemini pratikte mümkün kılan bir yapı öngörmüştür 1982 anayasası. Bu karışımın parlamenter sistem yönü ağır basmıştır yıllar içinde. Parlamenter sistem de, siyaseti kilitleyen kısır döngülerle işleyemez, çalışamaz, hasta ve SAKAT hale gelmiştir Türkiye’de.

***
Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini öngören 2007’deki anayasa değişikliği ile anayasa büyük ölçüde yarı başkanlık sistemine doğru eğilim göstermiştir. 2014’te cumhurbaşkanını halkın doğrudan seçmesiyle fiilen yarı başkanlık sistemine geçilmiştir.

Kimse “bölünme, eyalet” yalanlarına kanmasın.

***
“Bölünme, eyalet” gibi kavramlar üzerinden güçlü Türkiye’nin “ÖNLERİNİ KESME” gayretinde olan zihniyetlerin son operasyon kalıntılarıdır bunlar. Millet, hakkı işaret ediyor artık…

***
“Bölüneceğiz!” gibi paranoyak hezeyanlardan ibaret daha pek çok sürreal engel ve karapropaganda çalışmasına tanık olacağız 2015 Genel Seçimleri’ne giden süreçte, hazır olun.

***
Sıkı duranlar. Safları sık tutanlar kazanacaklar. Gezi’den beri bu ülke üzerinde dönen oyunları farkeden, bunları yazmaktan, söylemekten korkmayan, çekinmeyen Türkiye gençliğinin birinci vazifesi, ülkenin istikbaline yeniden sahip çıkmaktır bugün.

Haftaya başkanlık sisteminden devam edeceğiz…

Coronavirus (Covid-19)

  • 664,103Coronavirus Vaka Sayısı
  • 30,883Ölü Sayısı
  • 142,361Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 08:10

HaberX Anket

Koronavirüs önlemleri yeterli mi?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar