MİLLETİN AYNASI; DİL

Milliyetçilik kavramı birçok olguyu içinde barındırır. Bunlar dil, kültür ve çeşitli motifler içermektedir. Bunların içerisinde dil en önemlisidir. Diğer unsurlar ise dile bağlı olarak tarih içinde oluşmuştur. Bu bağlamda bir topluluğun varlığını sürdürebilmesi için dil olmazsa olmazlardandır. Bir toplumu yok etmek için dilden başlamak en iyi ve en kolay çözüm yoludur. Çünkü dil milliyet kavramının içerdiği diğer unsurların taşıyıcısı ve varlığını sürmesinin yegâne yoludur. Eğer dili yok ederseniz diğer öğeler zaten yok olmaya mahkûmdurlar.

 


       Türkiye’de yaşayan Arap toplumu, Cumhuriyetin kuruluşundan beri bir dil erozyonuna mahkûm kılınmıştır. Bu süreç içinde Arapça dilimiz iyice bozulmuş ve artık insanlarımız kendilerini Arapça konuşarak kendini ifade edemez hale getirilmiştir. Artık konuştuğumuz kelimelerin neredeyse üçte biri Türkçe olmuştur. Bununla birlikte Arapça sandığımız kelimeler aslını kaybetmiş ve yozlaşmaya maruz kalmıştır. Günlük hayatımızda bunu çok bariz bir şekilde görüyoruz. Mesela okula gönderdiğimiz çocuklarımızla Arapça konuşurken onlar bizlere Türkçe cevap veriyorlar. Telefonla konuşurken bile tıkanınca hem konuşmaya Türkçe devam ediyoruz.

 

Rakamları zaten Arapça söyleyebilenimiz bile bir elin parmak sayısını geçmemektedir. Bunun nedeni ülkede uygulanan Türk milliyetçi politikalarıdır. Bu politikalar uygulanıyor. Bu uygulamalara da Arap toplumu ise bunlara çanak tutmakta ve işlevini yerine getirmesine için aktif veya pasif şekilde yardımcı olmaktadır.

 


       Arap toplumu uygulanan politikalar karşısında bir duruş gösteremeyerek bunlara pasif bir şekilde yardım etmektedir. Pasif derken bunu Kürtlerden yola çıkarak anlatabiliriz. Kürtler nesillerini bir yandan okutarak iyi yerlere getirirken bir yandan da çocuklarını kültürel anlamda eğitmektedirler. Bu şekilde de benliklerini kaybedilmesine engel olmaktadırlar. Kürt toplumu bu sayede çok iyi bir nesil yakalamış ve bunların meyvesini almaktadırlar. Örneğin bazı kamu kurumlarında artık Kürtçe tercüman bulunuyor ama maalesef Arapça tercüman bulunmamaktadır. Oysa Arapların bir tercümana daha çok ihtiyacı var.

 

Çünkü Kürt toplumunun zaten çoğu gayet düzgün şekilde Türkçe konuşuyorken,  Arap toplumu ise düzgün bir şekilde Türkçe konuşamamaktadır. Aynı şekilde TBMM’ de bir varlıkları olmasına rağmen maalesef Arapların öyle bir yapılanması yoktur. Bu bağlamda şunu da söyleyebiliriz. Toplumumuz bir şey yapmayarak kendini bir nevi kendi eliyle ikinci plana atmış ve kendilerini bilerek yozlaşmaya maruz bırakmıştırlar.

 


      Bunların daha kötüsü ise kendi elimizle yaptıklarımızdır. Bir şekilde eğitim almış olup da belli bir seviyeye gelmiş olanlarımız ise aktif bir şekilde uygulanan politikalara yardım etmektedirler. Çocuklarımıza anadilimizi öğretmiyor hatta daha ileri gidip çocuklarını öğrenmelerine bile engel olmaktayız. Sanki Arapça konuşmak gelişmeye engelmiş gibi kültürlerimizi dışlıyor ve ailelerimizden, toplumumuzdan koparmaktayız. Kendimizi inkâr ederek zorlama bir şekilde kendimizi ülkemizde bulunan baskın topluma ayak uydurmaya çalışarak yozlaşmaktayız.

 


      Ayrıca bu nedenlerden dolayı Arap toplumu Kürtlerinde aşağılamalarına da maruz kalmaktadırlar. Kürtler tarafından toplumumuz basit, zevk ve para dışında bir şey düşünmeyen bir varlık gibi düşünülmektedir.
     Tüm bunların karşısında toplumumuzun artık harekete geçmesi gerekmektedir. Ciddi bir siyasi yapılanmaya gidilmesi ve bunun yanında kültürel faaliyetlerle bunların daha çok vurgulanması gerekmektedir. Bu faaliyetlerle de dernekler aracılığıyla desteklenmelidir. Ve en önemlisi aile içi gerekli eğitimin verilmesi gerekmektedir. Çünkü toplumun çekirdeği nasıl olursa, toplum da o şekilde olur.

 


      Bunların yapılması gerekiyor ancak bunlar yapılırken yanlış anlaşılmamaya da dikkat etmek gerekmektedir. Bunların olmasını istiyoruz ama amacımız bunlarla ülkeyi bölmek gibi katiyen bir amaç olmamalıdır. Çünkü amacımız devletimizi, ülkemizi bölmek değil tam tersi toplumlarımızın daha iyi şekilde anlaşılması ve yozlaşmasına mani olmaktır. Bunları demokratik yollarla elde etmeliyiz. Şunu da belirtmek isterim ki istenen şeyler anamızın ak sütü gibi bize helaldir. O yüzden çaba harcarken tereddüde düşüp korkmadan mücadele etmemiz gerekmektedir.


Coronavirus (Covid-19)

  • 1,397,431Coronavirus Vaka Sayısı
  • 80,945Ölü Sayısı
  • 298,513Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 20:35

HaberX Anket

Koronavirüs önlemleri yeterli mi?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar