Teşhis ve şifa

Dün itibari ile 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri geride kaldı. Alınan sonuçlar ders, ibret ve dahi ciddi manada sıkıntılar içeriyor.

İbret ve ders kısmını ayrı, sıkıntı kısmını ayrı incelemek gerekiyor.

Cumhur ittifakı ülke genelinde oy oranını korudu. Belediye başkanlığı manasında koltuk kayıpları, kazanımları olsada ülke istikrarına devam kararı verildi.

Seçimin kazananı tek başına RECEP TAYYİP ERDOĞAN’DIR.

Diğer kazananı CUMHUR İTTİFAKI’dır.

Bugün genel seçim olsa CUMHUR İTTİFAKI %52 ile ülke yönetiminin geneline sahip olacaktır ve Cumhurbaşkanlığı Yönetim sistemi devam edecektir.

Seçimin kaybedeni rehavete düşmüş, Erdoğan üzerinden nemalanan, FETÖ ile mücadeleyi sulandırmış millete dokunamayan ve dokunamamış AK PARTİ Teşkilatlarıdır.

Fakat her hastalığın, rahatsızlığın şifası önce teşhisi doğru koymaktan geçer.

Önce lafı çok eveleyip gevelemeden söylemek lazım Zillet ittifakı seçmeni hizmete, projeye, yatırımlara yada herhangi bir katkıya oy vermez. Oyunu ideolojik kullanır. Her ne olursa olsun ezbere oy kullanır. Bundan sonrada böyle olacak değişen bir şey olmayacak.

Peki hal böyleyken davayı satan kimdir?

Problem şudur:

  1. FETÖ ile mücadelede Şamil Tayyar FETÖ borsası kuruldu dediğinde, Metin Külünk dikkatleri FETÖ-PKK üzerinden örülen şer ağlarına çektiğinde her ikisine de bir şekilde sistem dışına itildi.
  2. FETÖ ile ilişkili doktorlara yol verilirken itirafçı olan tarafını milletten, vatandan yana konanlara haksızlık edildi.
  3. Yukarıda saydığımız nedenler belli bir kesimin mağduriyetini oluştururken, dokunamadığın yada FETÖ borsası ile korunan yapı kuyu kazdı.
  4. Bunlardan sonra en az bunlar kadar problemli durum AK Parti teşkilatlarıdır. Nemalanma peşinde olan, REİS etiketi ile piyasada dolaşan tipler en az FETÖ kadar tehlike oluşturdu.
  5. En büyük tehlikelerden biride kemikleşmiş ve merkez yönetime meydan okuyan ve millet içinde mağduriyet oluşturan BÜROKRAT KADROLARDIR.
  6. Ve çok konuşulan Beştepe’nin kapılarını şikayet ve millete kapatan DANIŞMANLAR heyeti…artık isimlerini bilen biliyor.

Mesela YÖK verdiği her kararla alt akademik camiada infial oluşturdu. Yrd.Doç için verilen kararlar, yeni doçentlik kriterleri akademik camiada ciddi manada rahatsızlık oluşturdu. Bilgi kirliliği oluştu ve büyük zarar görüldü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu meselelere çok acil eğilmeli ve net tavır ortaya konmalıdır. İstanbul, Ankara, Bursa ve diğer şehirlerde seçimi kazansın-kaybetsin TEŞKİLATLAR istifa etmelidir. Gerçek gönül erleri dümenin başına geçmelidir. Eğer gerekirse YENİ PARTİ  kurulabilir.

Peki bu problemler oluşurken bekleyen tehlikeler nedir?

İşte mesele burada kitleniyor. Siz ne kadar öz eleştiri yaparsanız yapın yüksek tansiyonlu günler ülkeyi bekliyor.

Zira karşıdaki yapı sırasıyla EKONOMİK VE SOKAK OLAYLARI ile karşımıza çıkacak bekleyin görün.

Popüler Kullanıcılar