Bir Özel Kadın

1990'a yaklaşan yıllardan birindeydi. Havanın kararmaya başladığı bir akşam üstü Taksim Kazancı yokuşundaki Cenajans'ın tarihi binası Dr. Tevfik Remzi Kazancıgil Köşkü'nde gerçekten Fransız mimarisinin tüm güzel aksesuarlarına sahip odamda çalışıyorum. Sekreterimin tarafına uğramadan direk odamdan içeri Ahmet Özal'la o devrin muhteşem Genel Müdürü, Bankacı'sı Bülent Şemiler girdiler. Acayip bir heyecan içerisinde "Babamın talimatıdır, hemen yarın 2 bankanın birleşmesinden meydana gelen Emlak Bankası kampanyasına başlanacak. Senin yapmanı istedi" dedi. " Ahmet kardeşim biz Vakıflar Bankası'nın ajansıyız. Genel Müdür İsmet Bey'le çok güzel ve anlayışlı bir çalışmamız var, biz onu bırakamayız” dedim. Turgut Bey'in İsmet Bey'le bizzat görüşecegini ve bir problem çıkmadan Emlak Bankası hizmetlerini transfer edeceğimize beni ikna etti. O tarihten bu yana İsmet Ağabey'de bana selamı sabahı kesti.

Toplantı odasına geçtik. Bütün creativeleri birlikte topladım. O tarihlerde reklam ajansı çalışanları devlet dairesinde çalışır gibi çalışmazlardı. İşler bitmeden ajanstan çıkılmazdı. Öğlen yemek için dışarı çıkılmazdı. Sabah da 08:30'da herkes iş başı yapardı. Bülent Şemiler bize Kanuni'nin Sadrazamı edasıyla bir brief verdi. Ertesi gün akşam, televizyonlarda reklamların yayınlanması şarttı. Sabahleyinde basın ilanları yayınlanacaktı. Nasıl yaptığımızı nasıl yetiştirdiğimizi hiçbirşey hatırlamıyorum ama meşhur " heeeyyt" kampanyası başladı. Heryerde Emlak Bankası konuşuluyor. Medya, Bülent Şemileri pohpohluyor. Başarımız üst zirvedeydi. Böylece Cenajans'ın Emlak Bankası ve Emlak Konuta hizmet verdiği yıllar başlamıştı. Taa ki Mesut Yılmaz Başbakan oluncaya kadar. Görüldüğü üzere Mesut Yılmaz'ın bana takıntısı o zamanlarda çoooktaaannn başlamışmış. Hanımefendisini evlatlarını bu kadar takdir eden ve seven bir ailenin babası, Mesut'un ( aynı zamanda sınıf arkadaşımdır) bana takıntısını hala anlamış değilim.

Tempolu çalışmamız devam ederken Bülent bana bir hanımefendiyi tanıştırdı. Mütevazi bir ajansı vardı. Emlak Bankası'nın bizden evvel hizmetindeymiş. Cenajans, çok büyük bir ajanstı. Dünya sıralamalarında binlerce ajansın içerisinden dünya çapında 77. sıradaydı. Ciroları diğer şirketleriyle birlikte, Türkiyede ki reklam şirketlerinin tümünden fazlaydı. Serpil İnci'yi Bülent Şemiler'in bizi tanıştırmasından sonra, çok sevmiştik. Akıllı, dobra adam gibi adam dedikleri türden genç bir kardeşim oldu. Şirketine ortak olduk. Birlikte çok yeni ve boyutlu işler yaptık. Bir tek gün maddi ve manevi sorunumuz olduğunu hatırlamıyorum. Eşi Münci, Honda mümessili olarak araba acentalığı yapıyordu. Bizim bütün arabalar, Honda oldu. Hatta Rahmetli anneme dahi Honda aldım. Çalıştık, yedik, eğlendik, dostluk yaptık. Vefatından birkaç ay evveline kadar hastalığından bilgim yoktu. Bende canımın derdinde Marmaris deki Ahu Hastanesi'ne teslim olmuş tedavi görüyordum. 2000 yılından bu yana yaşadıklarım, yüreğimi kazık gibi yaptı. Ulucanlar Cezaevine atıldığım gece beni karşılıyan hapishane müdürü Rüstem'in omuzuna başımı dayayıp, son defa ağlamıştım. Dün Serpil'in vefatını duymak, bu kaskatı yüreği bir defa daha ağlattı. Münci'ye bir mesaj cektim. Biraz sonra beni aradı. O benden daha metindi. O da hem sağlık olarak hem iş olarak maddi manevi sıkıntılı günler geçirmiş bir adamdır. İşte uzun yılların dostluğu Münci'ye kızdığım kırıldığım zamanlar olmuştur. Ama Serpil'e haşa o gerçek bir pırlantaydı. Ben eminim ki Rabbim onu Cennet'in fiyakalı bir köşesine yerleştirmiştir. Rahmet ola sevgili Serpil. 


Coronavirus (Covid-19)

  • 30,751,264Coronavirus Vaka Sayısı
  • 957,360Ölü Sayısı
  • 7,405,547Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 16:20

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar