YENİ ANAYASA

 

Çiçekli böcekli, aşklı, kuşlu, pembe bulutlu bir yazı yazabilmenin hayalini taşımaya devam etmekle birlikte. Yakın gelecekte bunun nasip olmayacağı Türkiyenin içinde bulunduğu politik ve sosyo ekonomik şartlar ışığı altında ortaya çıkmış bulunmakta.


Bendenize de düşen, Demirel gibi ‘Nerde kalmıştık’ diyerek, kaldığımız yerden, “Yeni Anayasa” yazılarına devam etmek.

 

Türkiye görsekte görmesekte, istesekte istemesekte, bilsekte bilmesekte. Her gün demografik,kültürel ve ekonomik olarak büyüyen bir ülke. 80 milyona yaklaşan nüfusuyla Avrupanın devleri arasına girmeye aday bir devlet.

 

İnsanlar dış görünüşü, kıyafetleri ile giydikleri takıp takıştırdıkları şeylerle bir imaja sahip olur.

Devletlerin en belirgin imaj tanımlaması da Anayasaları üzerinden yapılır.

·         Demokratik

·         Hukuk

·         Sosyal

·         Olmaları, olmazsa olmazların ilk üçünü oluşturur. Bu değerlere dördüncü olarak Laiklik elbette eklenecektir.

Bir masanın dört ayağı gibi, bu dört değerde Devleti sapasağlam ayakta ve birarada tutacak elemanlarıdır.

 

1930 larda İngiliz makasıyla genç devletimize biçilip giydirilen kıyafet, 1946/50 den sonra çeşitli yerlerinden patlayıp, yırtılmaya başladı. Yıllar içinde kah darbecilerin “yeniledik” dedikleri kah parlamentonun kendisini vesayet karşısında biraz güçlü hissettiği andaki ufak tefek yama  yapma çabaları sonuç vermedi.

Zira o küçük çocuk için yapılan elbise, bugünkü sırım gibi delikanlıya uymuyor ve tamir imkanıda yok artık.

 

Bu noktada Amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok. (Müslümanlar mı keşfetti Hıristiyanlar mı keşfetti tartışması da gereksiz)

Hür Demokratik toplumların kendi vatandaşlarına sundukları gibi, çağdaş,demokratik ve özgürlükçü bir yeni Anayasa yapma vaktimiz geldi de geçti bile.


Bu ülkede yaşayan Türk, Kürt, Arap, Pomak, Laz, Gürcü gibi kimseyi ötekileştirmeyen. Bir etnisiteyi diğerlerinin üzerinde görmeyen. Türkün Türk olduğu, Kürtün Kürt olarak kabul göreceği. Etnisite milliyetçiliğinden arınmış yeni bir TÜRKİYE MİLLİYETÇİLİĞİ tanımına uygun. İnsan hak ve özgürlükleri üzerine inşa edilecek YENİ ANAYASA yapma zamanı.

 

Bu Anayasayı yapmak, çocuklarımıza torunlarımıza yani Türkiyenin geleceğine olan borcumuz görevimizdir. Bundan kaçış yok artık. Zira Bayanlar baylar deniz bitti !


Ya yepyeni çağdaş bir Anayasa ile gelişmemize devam ederek, Muassır Medeniyet seviyesine erişeceğiz. Ya da, Türk şovenizminin Kürt şövenizmini beslediği. Kürt ırkçılığının Türk ırkçılığına prim yaptırmaya devam ettiği içinde bulunduğumuz sürece demir atıp. Türküm, Doğruyum, Çalışkanım… masalıyla uyumaya devam edip. Etken ülkelerin edilgen piyonu olma rolünü sürdüreceğiz.

 

1808 yılındaki Sened-i İttifak ile başlayan Anayasa yolculuğumuz. 1839 Tanzimat Fermanı ile ivme kazandı. 1876 Kanun-i Esasi ile şekillenmeye başladı. 1921 Teşkilat-ı Esasi ile birlikte Cumhuriyet dönemi Anayasasına adım attık. Son olarakta darbeci Kenan Evren cuntası tarafından yapılan 1982 Anayasamız tarafından sevk ve idare olunmaktayız netekim !

 

Anayasa Devlet ile Halk arasında yapılan karşılıklı görevlerin sıralandığı bir sözleşme metnidir. Devletin vatandaşa karşı olan görevleri ve vatandaşın Devletine karşı olan yükümlülükleri yazılır. Bu bizim anayasalarımızda pekte böyle olmadı. Vatandaşın görevleri olarak, hak ve özgürlükler alanını –Devletin güvenliği adına- olabildiğince hatta nefes alamayacak kadar daraltıldı. Devletin görevleri olarak sıralanan eğitim, sağlık, sosyal refah sağlama  gibi en basit görevlerin hiçbirini de yerine getirilmedi. Yada yerine getiriyormuş gibi yapıldı.

 

Anlaşılmaz muğlak kelimeler ile o kadar uzun ve emredici bağlayıcı metinler yazıldı ki. Anayasa olmaktan çıkıp, Ceza yasası haline geldi.

Hani akıllarına gelse; “ilkokullarda öğrenci çişi geldiği zaman parmak kaldırıp izin ister” diye yazar. Devamında da,eğer izin almazsa; a,b,c,d,e,f,g,h,k,l,m,n,o….z maddeleri gereğince….

 

Devleti yönetenlerinde, vatandaşlar olarak bizlerinde artık farkına varmamız gereken şey; frenklerin o pek moda tabiri ile multikulturel, yani çok kültürlü bir devlet olduğumuzun bilincine varıp. Çok kültürlü toplum yapısına uygun TÜRKİYE MİLLİYETÇİLİĞİ ve TÜRKİYE VATANDAŞLIĞI temellerine dayanan Anayasaya ihtiyacımız olduğu.

 

 

 

Coronavirus (Covid-19)

  • 664,590Coronavirus Vaka Sayısı
  • 30,890Ölü Sayısı
  • 142,368Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 09:35

HaberX Anket

Koronavirüs önlemleri yeterli mi?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar