Başarı Öyküsü Abdulhamit Gül

Nizip’in Gülü….   Hasetleri, bölücüleri, çeteleri, haydutları kendi karanlığınızda bırakıp, biz güzelliklerden bahsedelim bugün.   Türkiye’nin geleceği, umudu adına. Tepeden inmeler, atamalar, şu bu konuşulurken, özellikle gençler adına ‘enstantene’, şevklendiren ‘rol model’, başarı hikâyesi paylaşalım!   Öyle ya, Cumhuriyetin, Demokrasinin anlamı, ‘fazileti’, amacı bu değil miydi!   Geçtiğimiz Cumartesi günü 5. Olağan kongresini yapan Adalet ve Kalkınma Partisi, 31 yeni Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyesiyle yoluna devam etme yönünde seçim yaptı. Tabii muhalefet, ama yani tam anlamıyla muhalefet, bu konuda da doğrudan Erdoğan’a yüklenmeyi ihmal etmedi!   Zaten bunların ellerinde bir ezber kâğıdı vardır. Sonu ‘…. suçlu, sorumlu, kabahâtli Erdoğan’dır’ yazar. Başına, duruma, zamana, olaya göre bişeyler çiziktirirler! Nitekim Kâbe’de meydana gelen üzücü vinç kazasını bile ona hamletmediler mi?   Muhalefetin, her anlamdan kasıt, başka partilerde aşikâr olan parti içi muhalefetin ısrarla AKP’de de var olduğunu kabul ettirerek demokratik yollarla baş edemedikleri AKP’yi bu kışkırtmalarla alt edebilmek, en azından hasar vermek, yıpratmak amaçlı ‘siyasi wanking’ yapıyorlar!   El hak, AKP içinde de herkes topyekün aynı görüşte değildir canım. Bu, insanın tabiyatına aykırıdır zaten. Hatta ‘doğal’ lider Erdoğan’la bile aynı fikirde olmayanlar mevcuttur. Buna sebep, son MKYK seçimini Erdoğan’ın tertip ettiğini ve ‘muhaliflerin’ tırpanlandığını öne sürüyorlar.   Êllerinde en kuvvetli tuttukları Abdullah Gül ve Bülent Arınç kozu, her ikisinin de bu tür ‘ayak oyunlarına’ prim vermemesi neticesi ellerinde patlıyor ama hâlâ kaşımakta ısrarlılar.   Beyhûde çaba, ama tiynetleri bu, müflisin elinden başkası da gelmez! Sağa sola çamur atmak ve saldırmaktan başka elde bir sermaye kalmamıştır zira.   Erdoğan listelere müdahale etse ne olur, bire bir kendi belirlese kaç yazar! İyi ya, senin elin güçlenir 1 Kasım’da iddia ettiğin tepkiyi halk sandıkta verir!   Aslında kongreyle ilgili benim yazmak istediğim yazının başlığında olduğu gibi, daha insani daha ortak bir duyguyu paylaşmak. Eminim bu hissi hem tüm hemşehrilerim, hem de başka bölge insanı kendi recûlu için, üstelik her partiden paylaşıyordur.   Bizim için de hoş ve gurur veren taraf, bir hemşehrimizin ülkenin yönetiminde sözsahibi olacak makama gelmiş olmasıdır. Çocukluğumuzun beraber geçtiği, beraber büyüyüp yetiştiğimiz birinin, yani yüzde yüz yerli, yüzde yüz halktan, yüzde yüz bizden birinin oralarda görmenin bahtiyarlığıdır.   İşte o isim olan ‘Abdulhamit Gül’, şimdi Güneydoğu’nun Gaziantep’e bağlı bir ilçesi olan Nizip’ten çıkıp, Türkiye’nin 13 yıldır birinci partisinin son MKYK’sına girerek şu an ülkenin idaresinde yer almıştır.   Babaları sâde bir imam, 6 çocuklu ailenin 1977’de son ferdi olan Abdulhamit Gül’ün, camii müştemilatından yaşama tutunma adına yaşadıklarını hepimiz tahmin ederiz.   İki cümle özeti, ilçesinde İmam Hatip lisesini bitirdikten sonra, zamanın haksız, adaletsiz ‘katsayı’ uygulamasını da başarıyla atlatıp Ankara Hukuk Fakültesine girer ve Avukat olarak 20001’de mezun olur. Refah Partisinde afiş asmaktan tutun türlü faaliyetlerde en önde yer alan bu genç, zamanla azim, gayret ve yüksünmeksizin daha 40’ına varmadan şu anki görevi MKYK üyeliğine kadar yükselir.   Gençlerimize mükemmel bir örnek teşkik eden, memleketimizin medâr-ı iftiharı olan bu sevinç de çokgörülmez herhalde!   Kendisine canı gönülden tebriklerimi sunarken başarısına da yürekten inanarak memleket ve millete hayırlı hizmetlerde muvaffakiyetlerini niyaz ederim.       @yusufserce           twitter.com/yusufserce http://www.milatgazetesi.com/yazarlar.asp?yid=159

Popüler Kullanıcılar