“Biz cenaze için burdayız! Uygun olmaz!”

    Erdoğan’a Muhammed Ali Üzerinden Çakmak…   Malum, “Dünya Lideri’nin” merhum Muhammed Ali cenazesine gitmesi birilerine yine battı! Dış mihraklar ve içerdeki uzantıları yine çıldırdı. Ve her zaman yaptıkları, ellerindeki tek sefilliği kullanarak yalan, yanlış, hain, ‘algı yönetimine’ giriştiler! Bunlar hainlik ve her tür aşağılık davranışta ‘gavura’ bile rahmet okuturlar.   Ben, adım adım hem merhum Mummed Ali’nin cenazesini hem de ‘cumhurun’ Başkanı’nı takip ettim. Zaten sınırlı sayıda ‘akreditasyona’ bile giremeyen zavallı güruhu, sadece ‘katılaMAdıkları’ cenaze için ahkam kesmekle kalmıyor, üstüne üstelik, masa başında kendilerine ‘servis edilen’ haberleri Türkçe’ye çevirmekle iktifa ediyor ve ne kadar basit yaratıklar olduklarını bir kere daha gösteriyorlar!   Yalanların bini bir para, ama bunlar o kadar bile etmedikleri için çirkeflerinde boğuluyorlar sadece, ve müsterih olun, Yeni Türkiye’nin önünde hiçbir kıymeti harbiyeleri de yok!   Neyse, biz gelelim iftiralara ve gerekli cevaplara; Resimli anlatım yapalım ki, ancak kafaları alsın!   Bir kere Erdoğan ve Muhammed Ali tanışır mı?   1-    1976’dan beri Erbakan hocanın en yakınlarında olan Erdoğan’ın Muhammed Ali ile tanışmaması ve ilaveten hatırası olmaması mümkün değildir! Üstelik Muhammed Ali, gerçekten alçak gönüllü bir insandı ve sağlık durumu el verse, vefatından önce benimle de görüşecekti! (Buna itirazı olan internette Erbakan-Muhammed Ali resimlerine bakabilir)   Erdoğan’ın cenazede işi neymiş?   2-    Böyle bi yaveye, herzeye söylenecek söz ‘çüş’ olmalı! Yine de tek cümle, Vefat eden ‘Muhammed Ali’ be!   Cenazede güya Erdoğan’ın korumaları falan Muhammed Ali’nin akrabalarını iteklemişmiş, arbede çıkmışmış! Tekrarla: Duyanda sanacak ‘oradaydılar’ ha!   3-    E, yine ‘çüş’, aşağıda resimde akrabaların cenaze sırasında ‘özel’ bölümde herkesden ayrı ‘oturduklarını’ bi gör! Ayrıca ‘oğlu, torunu, kızları’ zaten gayet rahat bir havada hem benimle hem de nerdeyse hermen herkesle rahatlıkla görüşebiliyordu! Neden arbede olsun? Emine hanım Muhammed Ali’nin kızlarına taziyelerini iletti, yine resme bak!


  Cenazeye müdahale, programa etki gibi zırvalıklara ne ‘çüş’ kafi gelir ne ‘yuh’! Bu arada, tabutu omuzlayanlardan biri de İstanbul Milletvekili Hasan Turan’dı. Diğerlerinin de hemen hepsi, ve dahi organizasyonda yer alanlar, Yusuf İslam ve diğerleri akşam Ahıska Türk Derneği iftarında Erdoğan ile beraberlerdi, hatta beraber geldiler!


  Geriye ne kaldı iftira olarak? Cumhurbaşkanı konuşma yapmasına izin vermemişler!   4-    Bunun iki sebebi var: Birincisi, Muhammed Ali’nin ailesi tarafından resmi ifadeyle programda ‘yer olmaması’ ikincisi ise, evet, siyasi olarak Türkiye düşmanlarının yine işbaşında olup yaptıkları faaliyetler! Buna Ermeni lobisinden tutun, FETÖ’süne varıncaya dek, her tür şer odağının Muhammed Ali ailesinin üzerindeki ‘baskısı’.   Kimse Erdoğan’a yüz vermiyormuş!     5-    Buna da aşağıdaki video en iyi cevap olacaktır. Çünkü, ben kalabalığın “helal Erdogan” tezahuratlarıyla sevgisini görüp Erdoğan’a yaklaştım ve Cumhurbaşkanım “İki dakika durun, herkes sizi görmek istiyor” dedim.   Ve SIKI DURUN! Tarihi cevap aynen şöyle “Biz cenaze için burdayız! Uygun olmaz. Burası yeri ve zamanı değil!”   Erdoğan ‘bozulmuşmuş’ ve de programı yarım bırakıp, anma törenine katılmadan dönmüş!   6-    Kevin Cosby’nin de dediği gibi ortada ‘oksimoron’ bir durum var! Hem diyorlar memlekette bu kadar hadise var neden cenazeye katılıyor, hem de niye apar topar dönüyor! Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi, dini vecibeler yapılmış ve ertesi gün, Rabbi’nin siyaset sokuşturması dışında, ne ‘siyasilerin’ olduğu ne de siyasetin olduğu bir mesele de olmayınca katılmaya gerek görülmemiş. Bu kadar basit. Ama dert başka elbet.   Bu arada Erdoğan, o kadar isabetli bir kara aldı ki, sizin kafalarınız almaz, almadığı için ‘aval aval’ bakar saçmalarsınız! Çünkü, ertesi günkü törene katılsaydı, ‘küstah, densiz, yalancı’ sözüm ona ‘sosyalist’ Rabbi Michael Lerner Yahudi editörün ‘zırvalıklarına’ muhatap olacak, ya salonu o an terk edecek yahud mecbur bu ithamlara katlanmak zorunda kalacak ve cenazede belki de büyük bir ‘kriz’ çıkacaktı! Yani, sizin nasıl hesabınız varsa, atılan her adım ve alınan her kararda da elbet bir ‘hesap’ var arkadaş!   Ve Allahım’a çok şükür, o hadsize cevabını vermek benim gibi bir acize düştü, ve salonu resmen inlettim, polisler geldi susturmak için. Sadece ingiliz telegraph gazetesi habere taşırken diğerleri görmezden geldi elbet! Ne var ki, siparişçiler de bu ‘masabaşı’ gazetecilikle olanı biteni ‘efendilerinden’ aktardılar!   Allah’tan ‘ana arterlerden’ besleniyorlar, yoksa işi zıvanadan çıkarıp bazı ingilizce yayın yapan gazete ve siteler öylesine gözü dünmüş ki, Rabbi’nin Erdoğan’ın gözünün içine baka baka bu saçmalıkları söylediğini yazdı!   Hele en gülüncü, FETÖ lideri de törene katılacakmış da Erdoğan ondan apar topar gitmişmiş! Hele ki bu yalancı mum yatsıya bile kalmadan sabahtan söndü.   Bunlara en güzel cevabı aslında Ahıska Camii imamı Musa Hoca verdi “Kimileri hayattayken bile beş para etmez ama Muhammed Ali vefatıyla bile insanlığa bir anlam kattı!” anlayana….     @yusufserce           twitter.com/yusufserce

Popüler Kullanıcılar