Sosyal Medya ve Gerçekler

Selamlar, bundan böyle haberX'te güncel hayatımızın veya anlamaya çalıştığımız olguların peşinden birlikte gideceğiz...Okur-yazar ilişkimizin uzun yıllar devam etmesini dileyerek ilk yazımı paylaşıyorum.

Son zamanlarda facebook, twitter ve diğer birçok sosyal medya kanalında özlü sözler gözlemliyoruz. Kadınlar, erkekler mesajlarla dolu paylaşımlar yapıyorlar. Kendimizi ifade etmenin ya da iletişim kurmanın birçok yolu var. Bu da son yıllarda hayatlarımıza eklenmiş yeni bir yöntem. Bizler etkileşim kuran canlılarız, elbette içinde bulunduğumuz zamanın ruhunun bizde bazı izdüşümleri olacak. İçinde bulunduğumuz dünyanın ruhumuza işlemesinden, kokusunun üzerimize sinmesinden daha doğal bir şey olamaz.  Ancak bazı yanlış anlaşılmalar doğabiliyor bilgilerin eksik alınmasından ötürü. Öncelikle farkında olmamız gereken nokta, sosyal medyada karşımıza çokça çıkan herkesin beğenisini almış bir yazı ya da görsel bilimsel bir araştırma, gerçeklik olmayabilir.

Bir danışanım şöyle demişti; eğer bir şey hakkında olumsuz düşünürsem olmazmış. Bu beni korkutuyor. Çünkü siz bir şeyin olma ve olmama olasılığının başlangıçta eşit olduğunu söylemiştiniz. İster istemez olumsuz olma ihtimali aklıma geliyor. Ve bu ……….. sitenin ya da öğretinin dediğine göre benim bu düşüncem onun olmasına engel oluyor.

Şimdi gelin bilimsel gerçekliklere bakalım…

Bir şeyin kötü olacağına inanırsanız, o düşünceyle yaşar ve ona göre davranırsınız, olumsuz düşünceleriniz kötü hisler yaşatır size, öyle kötü hissederken güzel eylemlerde bulunamazsın, bu eylemler de eninde sonunda başlangıçta olmasına inandığınız şeyi getirir hayatınıza. İşte kendi kehanetinizi gerçekleştirdiniz.

Burada dikkat etmemiz gereken noktalar şunlar;

1. %100 olumsuz olacağına dair inancınızla, düşüncelerinizle

2. Bir eylemde, davranışta bulunuyorsunuz

3. Olumsuz düşüncelerin doğurduğu olumsuz eylemlerin getirilerinden bahsediyoruz

Eyleme dökmediğiniz düşüncelerinizin zaten hayatınız üzerinde etkisi olamaz!!!

Olumsuz düşündüm olmadı, ya da tam aksi olumlu düşündüm oldu gibi bir şey mümkün değildir. Elbette motivasyon arttırıcı bazı öğretiler, kişisel gelişim kitapları bunlardan bahsediyor olabilir. Size tavsiyem size iyi hissettirdiği kadarını almanız o öğretilerden ya da kitaplardan. Sonuçta onlar sizin kendinizi gelişim, motive etme ya da mutlu hissetme yolunda kullandığınız araçlardan biri amacından şaşmasın.

Diğer yandan kendinizi kısır döngüde, bir şeylerin tekrarında gibi hissediyorsanız. Sorgulamanızı tavsiye ederim.

Neden hep aynı döngü içindesiniz hiç düşündünüz mü neden hayatınız tekerrür den ibaret, hep aynı yanlışlar hep aynı yanılgılar, inançlarınıza bir bakmalı bu noktada, en temeldeki inançlarımız, varsayımlarımızı oluşturur onlarda düşüncelerimizi, düşünceler duyguları, duygularda davranışları , ve elbette fizyolojik reaksiyonları. Bütün parametrelerin birbirleri üzerinde etkisi var, elbette sadece bunlardan oluşmuyor insan. Bizim düşüncelerimiz var, ama biz sadece düşüncelerimiz değiliz. Duygularımız var, ama biz duygularımız da değiliz sadece, hormonlar da var onları da göz ardı edemeyiz, östrojen ve projesteron hormonları düşük olan kadınların strese karşı daha hassas olduklarını ve daha az serotonin hücresine sahip olduklarını da biliyoruz. Depresyonda serotonin miktarındaki düşüşü, eksikliği, şizofrenide dopamin miktarındaki fazlalığı. Bir de dış etkenler, çevremiz arkadaşlarımız , akrabalar, sevgili, eş, çocuklar, toplum, kurallar, normlar, kanunlar, bize oradan yüklenmiş bazılarını bilip bazıları bilinçaltında olduğundan farkında olmadığımız şeyler,..

Bunca karmaşık yapıya sahip insan bir de hayatını karmaşıklaştırmak için neden uğraşır, neden zorlaştırır hayatı böylesine kendisine. 

Hayatı zorlaştırmayın, hayatı sevin!

Sevgi ve saygılarımla,

Uzm. Psikolog & Aile Danışmanı 

kurcenlipsikoloji@gmail.com

Yasemin KURÇENLİ


 

Popüler Kullanıcılar