Fizyoterapistlerin Meslek aşkı

Malum son yıllarda birçok bilim dalında olduğu gibi sağlık alanında da yeni yeni ihtisas dalları oluştu.

Ne ilginçtir ki hastalık türleri de o paralelde arttı. Bunun sebebini araştırmak lazım o da ayrı bir konu.

Ben bu yazımda Fizik tedavi doktorlarının hastalar için uygun gördükleri fizik tedavi çalışmalarını hastalara uygulayarak hastanın hayata bağlanmasına sebep olan Fizyoterapi Rehabilitasyon uzmanlarından bahsedeceğim.

Bundan iki ay önce sol kolumdaki ağrı şikayetiyle Salahaddini Eyyubi devlet hastanesi doktorlarından Fizik Tedavi Uzmanı Remziye Karataş’a muayene oldum, Emar ve benzeri birkaç önemli film ve araştırmadan sonra sol kolumda aşırı kireçlenme ve lif yırtılması fark edildi ve 15 günlük fizik tedavi rahatsızlığım için uygun görüldü, belgelerimi ilgili servise bırakarak aranmayı bekledim.

Birkaç hafta aradan geçti Başhekimlikte çalışan öğrencilerimden biriyle hasbi hal ederken mevzu açıldı, bana dedi ki “hocam böyle çok beklersin, siz hemen hastaneye gelin durumunuzu yetkililerle paylaşalım yoksa kolay kolay sıran gelmez.” Neyse referans üzeri ilgili kimselerle görüştük, bir sonraki hafta randevu verildi. Bu aşamaya kadar katkısı olan herkese teşekkür ederim.

Bundan sonrasına gelelim;

Bu Fizik Tedavi ve Rehabilite elemanları kimseler diğer adlarıyla FTR’ciler öyle sabırla, metanetle, babacan ve dakik çalışıyorlar ki, mesleki dayanışma anlayışlarına ve hastalarına gösterdikleri alakaya hayran kaldım.

Bir hasta gelir gelmez, kimin hastası olduğunu söyler, sorumlu kişi orada olsun olmasın hemen bir FTR’ci kalkar ona müdahale der, ben şimdiye kadar “bu hasta benim değil, kendisi gelsin hastasına baksın” diyen birini görmedim.

Mesela Kübra hanım adında bir FTR’cinin hastasıyım, ama onun yokluğunda birkaç meslektaşları aynı hassasiyetle beni tedavi etmişti.

İlk hafta Tens seansından sonra on’ar defa yaptığım bazı eksersizler vardı “oh, ne hoş” dercesine gider gelirdim.

İkinci hafta artık Kübra hanım bizzat kolumla ilgilenmeye başlayınca işler bir hayli zorlaştı. Tedavi gereği kolumu sağa-sola döndürüyor, ben ise aman yeter, aman yeter, bu tedavinin başka bir yolu yok mu? İnanın çok ağrıyor diye mırıldanıyorum, öyle ki bir ağlamadığım kalıyor.

Kendisi ise hiç aldırmadan müdahalesini yapmaya devam ediyor; az daha dayan, bir az dayanıklı ol, aslında fazla acımaması lazım diyerek bana teselli veriyor,  bazen de bana birden otuza kadar saydırarak dikkatimi dağıtmak istiyor.

Bence servisin en hafif tedavi tarzı bana uygulanıyor,  ama yine de zor. Yani bu hale düşmemek için hangi tür hareketler, ne kadar süreyle gerekiyorsa muhakkak zamanında yapmak lazımdır diye düşünüyorum.

Bay bayan, genç yaşlı demeden büyük bir ciddiyetle görevini yapan, hastasına karşı nazik davranıp, moral aşılamaya çalışan bu sağlık çalışanlarına huzurunuzda teşekkür etmeyi bir borç bilirken, ayrıca kendilerini tebrik ediyorum.

Birkaç defa, mesleğinizin zorlukları var mı? diye sormama rağmen pek sitem işitmedim, ama önemli bir şikayeti şu oldu, hastalar çok ama sayımız az, bundan dolayı çok uzun zaman bekleyen hastalarımız oluyor diyerek bir beyandan bulundular.

Yani sırada beş binden fazla hasta var Saladdini Eyyubi Devlet Hastanesinde FTR’cilerin sayısı sadece 9 kişi, gerçekten az bir sayıdadırlar, Bu çalışan FTR’lerilerin bu hastaları makul bir süre içinde tedavi etmeleri zor gözüküyor. Çare ise yeni atamalarla bu servisin çalışanlarına takviyede bulunmaktır.

Arıca Fizyoterapistler hastaya çok zaman ayırıyorlar, mesela benim tedavi sürem 15 gün yani üç hafta ve her gün en az bir saat, buyur gerisini siz düşünün. Bu binlerce vatandaşa nasıl sıra gelecek değil mi?

Bundan 20 yıl önce böyle bir mesleğin sağlıkta esamesi geçmezken, yada az sayıda olduğu için pek duyulmamışken, sağlık alanındaki gelişler ile bize bu tedavi hizmetini sunan Sağlık Bakanlığına da müteşekkirim.

Sağlık çalışanlarına kolaylıklar dilerken, tüm hastalara da hayırlı şifalar Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Kadir geceniz mübarek olsun.

 

 

Fizyoterapistlerin Meslek aşkı

Popüler Kullanıcılar