Sitemizin Editörü Kürt Yazar, İnsan Hakları Aktivisti Eyüphan Kaya İle 23 Haziran İstanbul seçimi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.

İşte o röportaj:

“İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı, Binali Yıldırım’a yakışır”

Editör: İstanbul için seçim yenilemesini nasıl buluyorsunuz?

Eyüphan Kaya: Malum insanda vicdan denen bir değer var, bu değeri göremiyor, ölçüp biçemiyoruz. Ama vicdan ölçüsüne uymayan bir durumla karşılaşırsa insana manevi bir sıkıntı verir ve hakkın yanında taraf tutmaya zorlar.

Bu İstanbul seçimi de böyle oldu. Binali bey gibi hem İstanbul hem Türkiye üzerinde bir hukuku oluşmuş bir kimsenin rakibi karşısında başa baş oy almasında dahi anormallik olduğu kanaatindeyim. Ekrem Müdafaa(İmamoğlu) nasıl olur da bu kadar oy alabiliyor, sadece bir ilçe düzeyinde başkanlık yapmasına rağmen. Ben yerel seçimlerin 6.gününde “Büyükşehir düzeyinde seçim yenilenmesi vacip oldu” diye bir manşet kullandım sosyal medya hesabımda, birçok kimse beni eleştirdi nasıl böyle dersinin diye. Tabi kahır ekseriyet destek de verdi. Ama aklın yolu birdir, YSK seçim yenilemesine karar verdi. Hayırlı olsun.

Evet Ak partinin teşkilat yapısındaki bozunma vatandaş üzerinde bir tedirginlik oluşturmuş olabilir, ama bu derecede ehil olmayan bir CHP adayına yönelmek doğru değildir bence. Bu 23 Haziran seçiminde kayda değer bir farkla Binali Yıldırım’ın seçimleri kazanacağına inananlardanım.

Editör:Vatandaşın bu seçimde nasıl bir duruş sergilemesini bekliyorsunuz?

Eyüphan Kaya: Sakın ola bu seçimi iktidara tepki durumuna dönüştürmesinler.

Başkan adaylarının vaatlerine baksınlar, vizyonu dünya kamuoyuna bir değer teşkil eden bir adayımız var, o da Binali Yıldırımdır. Ak Partiye darılıp ta İmamoğlu’na oy vermek pireye kızıp yorganı yakmaya benzer.

Ülkemizin solcuları genel olarak yetersiz kimselerdir, inanç ve değerlerimize karşı bir duruş sergileyerek eylem planlarını hazırlıyorlar. Biz hoşgörü icabı bunları adamdan sayıyoruz ama aslında kendini idare etmekten aciz kimselerdir.

Siz bir CHP’li başkandan hesap soramazsın, çünkü sizi duymaz, söylediklerinizi umursamaz. Onun ağababaları tarafından onaylanmış, tahrip gücü yüksek bir eylem planları var onu uygularlar. CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu nasıl ki ülkesini Almanlara şikayet ediyorsa, bu da o istikamette hizmet üretecek, gerisini siz düşünün.

Öyle Anıtkabiri ziyaret etmekle İstanbul idare edilemez. Mustafa Kemal’i siyasete malzeme olarak kullananlardan uzak durmak lazımdır diye düşünüyorum. Çünkü yanlış yaptıklarında arkasına sığınmak için bunu yapıyorlar.

Ama Binali Yıldırım’ı ise sorgularsınız, eleştirirsiniz, varsa bir yanlışı yola da getirirsiniz. Çünkü onun bağlı olduğunu söylediği değerler silsilesi var. O değerler de Anadolu insanın inanç ve kültüründen besleniyor.

Editör:İmamoğlu kazanırsa nasıl bir durum oluşur, ülkemizin geneli için nasıl bir avantaj/dezavantaj oluşur sizce?

Eyüphan Kaya: Bu ülke çevresindeki ülkelerin hiç birine benzemez, evet eski devlet anlayışı epey sorunlar oluşturdu, ama Ak parti ile Kürt Türk birlikteliği güçlü bir hal aldı. Baksanıza bu kadar iç kargaşaya rağmen Doğu Güneydoğuda Ak Parti birinci parti durumundadır. Kimse boşuna heveslenmesin iş zora düşerse Kürtler herkesten çok bu vatanın bütünlüğüne sahip çıkarlar.

Hem Meclis, hem de Başkan 5 yıllığına seçilmiş vaziyettedir. Devlet tüm kurumlarıyla ayakta hayat devam edecek. Ancak İstanbul’un kimyası bozulur bence. Nurettin Süzen dönemini hatırlayın İstanbul’un geleceğini tasavvur edin. Tabi bu durgunluk ve kan uyuşmazlığı aynı zamanda Anadolu’da da bir hayal kırıklığı oluşturur.

Bence İstanbullular öyle bir yanlış tercih yapmasınlar. Türkiye Cumhuriyeti parlamenter sistemin son Başbakanı, Başkanlık sisteminin ilk Meclis başkanı, uyumlu ve fedakar, bir o kadar da mütevazi olan Binali Yıldırım’a oy versinler hep birlikte bir “oh” çekelim.  Ama eğer insanımızın CHP’nin adayı olan İmamoğlu’na oy vererek, onun başkanlığına ruhsat verecek kadar basiretleri kapanmışsa valla fazlasıyla cezasını çekecekler diye düşüyorum.

Editör;Binali Yıldırım’ın oğlu Ak parti iktidarında çok zengin olmuş diyorlar, bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Eyüphan Kaya:Olabilir 99 zenginin yanında bir de Binali Yıldırın oğlu olmuş olabilir. Hatalı biri de olabilir. Ama bundan sonra dengesiz hareket edeceğine inanmıyorum. İstanbul halkının verdiği bu uyarı her sağduyulu vatandaş için yeter de artar.

Bu ülkenin bir an evvel şeffaflık yasasını çıkarması lazım. Öyle devletin ihaleleri ile zengin olan zındıkların yakasına yapışmanın zamanı geldi de geçiyor.

Unutmayalım benim param çoksa bir başkasının parası az demektir. Hem yediğinden içtiğinden fazlası dünyada kalır, bunun günahı ise sizi takip eder. Öyleyse dürüst yaşamak esastır. Cumhurbaşkanının oğlunun da gemileri olduğu söyleniyor, bunlar birer vaka ama bu hırsızlık talan anlamına gelmiyor. Çalışırsınız kazanırsınız, eskiden karlı işleri mütedeyyin kimselere bırakmazlardı, ülkenin direksiyonu sahibinin eline gelince bu fırsatlar oluştu sadece başkan ve başbakan çocukları değil mücahitlerimizin çoğu müteahhit oldular, maalesef.

Eski vurgunlar öyle çalışarak kazanılan paralardan oluşmuyordu. Bankadan para alır yatlarda yutarlardı. Bu ülke 52 milyar bankaların görev zararlarını ödediği günleri yaşadı. Birileri çalışarak, iş yaparak kazanmışsa bu kadar abartmamak lazımdır diye düşünüyorum.

Ama çocukların dengesiz hareketleri babalarına fatura edilen bir ülkede yaşıyoruz, dolayısıyla dikkatli olmaları lazımdır. Yoksa o servetten hayır bulmazlar, gün gelir başlarına bela açar.

Sakın bu tür bahaneler ile Binali Yıldırımdan vazgeçmeyelim benim kanaatim budur.

Editör:Ak Parti son süreçte dava ruhunu kaybetti, dolayısıyla diğer partilerden farkı kalmadı deniliyor, buna ne diyeceksiniz?

Eyüphan Kaya: Öyle değil diyemem ama umut verici olan şu ki “balık baştan kokmamıştır “ Cumhurbaşkanı bunun farkında ve seçim sonrası ciddi bir operasyon yapacağı şimdiden bellidir.

Düşman durduğu yerde durmuyor, ister inanın ister inanmayın bir zamanlar profiline Öcalan’ın resmini koyanlar şimdi Erdoğan’ın resmini koymuşlar. Yani Ak partinin içine HDP’liler dahi kaymış ve içten içe kemiriyorlar.

Birinci ve ikinci dönem dava ruhu ile hareket eden insanların çoğu an itibariyle bir kenara çekilmiş hayretle duruyor. Bu nezih insanlar bir kenara çekilince meydan hırsız, arsız, edepsizlere kaldı. Buna ne zamana kadar seyirci kalınacak?

Dolayısıyla diyorum ki İstanbul seçimlerini Ak partiye bırakmayın! Bu gün sahiplenin ki yarın söyleyecek sözünüz olsun. Boşuna dememişler her şey asıla döner Ak Parti de aslına dönmek durumunda kalacak.

Dönmese bile İstanbul emin ellerde kalacak, benim kanaatim budur.

Editör: Bize zaman ayırıp, dobra dobra sorularımızı cevaplandırdığınız size teşekkür ederiz, en son söylemek istediğiz bir şey varsa buyurun, sorularımız bu kadar.

Eyüphan Kaya: Ülkemizin birlik bütünlüğü, huzur ve zenginliği, adalet ve hürriyeti için çalışmaya gayret edelim. Selam ve duayı hayatımızın içinden çıkarmayalım. Teşekkür etmesini de, eleştirmesini de bilelim.

Ben de size teşekkür ediyor, başarınızın devamını diliyorum.

 

Sitemizin Editörü Kürt Yazar, İnsan Hakları Aktivisti Eyüphan Kaya İle 23 Haziran İstanbul seçimi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.

Popüler Kullanıcılar