Şarlatanlar artık zihinleri bulandıramıyor

Hani geride bıraktığımız şu Eski Türkiye var ya... İşte o Türkiye'de, Ramazan ve Kurban Bayramları öncesi, şarlatanlar piyasaya çıkarlar ve insanların zihinlerini bulandırmaya çalışırlardı.

Her hallerinden proje ürünü oldukları belli olan bu hoca kılıklı tipler, insanların ibadetlerine yoğunlaşacakları zamanları hiç kaçırmazlardı. Tabi eski medya için onların sözleri, pırlantadan daha kıymetli olurdu.

Evet evet, Yaşar Nuri ve Zekirya Beyazgillerin çok meşhur oldukları dönemlerden bahsediyorum. Yazıyı hazırlamadan önce, şöyle biraz düşündüm de bu hoca kılıklı tipler, nüfusun yüzde 99'u Müslüman olan ülkemizde nelerin konuşulmasına vesile oldular nelerin...

Mesela bu hoca kılıklı şarlatanlar, içki içilerek, cinsel ilişkiye girilerek orucun açılıp açılmayacağının konuşulmasına da vesile oldular.

Mesela bu hoca kılıklı şarlatanlar, tavuğun da Kurban edilip edilmeyeceğinin konuşulmasına da vesile oldular.

Mesela bu hoca kılıklı şarlatanlar, Kurban etiyle rakı içilip içilmeyeceğinin konuşulmasına da vesile oldular.

Mesela bu hoca kılıklı şarlatanlar, namaz vakitlerinin tartışılmasına da vesile oldular.

Kıymetli okurlarım, insan o günlerle günümüzün karşılaştırmasını yaptığında, Allah'a sonsuz hamd ediyor. Dedim ya, o günlerde medyanın ağırlıklı bölümüne, dini hassasiyetleri olan insanlar hakim değildi. Dolayısıyla, bu şarlatanların piyasaya saldıkları fitneyle mücadelede kolay olmuyordu.

Aslına bakarsanız, o günlerde ülkeyi yönetenler de bu şarlatanlarla aynı kafadaydılar. Medya ve iktidarda dini hassasiyeti olan kişiler olmayınca, bu hoca kılıklı şarlatanlara alan açılıyordu. Onlarda bu alanı tepe tepe kullanıyorlardı.

Kimse kusura bakmasın, 90'lardan, 2002'ye gelinceye kadar, bu ülkede dindarlar üçüncü sınıf vatandaş muamelesi gördüler. Herkeste biliyor ki AK Parti ve Başkan Erdoğan'ın iktidara gelmesiyle, ülkemizde bir huzur ortamı oluştu. İşte bu tarihten itibaren de dini hayatımıza fitne salan bu şarlatanlar, piyasadan birer birer silinmeye başladılar.

Bugünde, insanların din ve diyanet adına sorularını cevaplayan din adamlarımız var. Bu Hocalarımızı, geçmişteki şarlatanlardan ayıran en büyük özellik, kendilerinin Allah korkusu taşımalarıdır. Yani Hocalarımız, verilen her cevabın vebalinin farkındalar.

Rabbimiz, Kur'an-ı Kerim'inde, “Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım” diye buyuruyor. Şükretmek, kıymet bilmeyi gerektirir. Ayrıca şükretmek, gereğini yapmayı gerekterir.

Popüler Kullanıcılar