ÇOCUKLARA HER İSTENEN RÖNTGEN ÇEKTİRİLMELİ Mİ?

Önce çocuklarına röntgen çektirilen iki anne-babanın mektuplarını okuyalım:

Birinci mektup:

Geçen hafta 9 yaşındaki oğlumun apandisit olabileceği sebebiyle karın bölgesi röntgeni çekildi. Neyse ki her şey normal görüldü. Oğlumun doğumundan bu yana toplam 3 kere röntgeni çekildi. 3 yaşında göğüs, geçen sene sol kol ve bu sene karın bölgesi. 

Benim size sormak istediğim çocuklarda ne kadar sıklıkla çekilen karın veya göğüs bölgesi röntgenleri radyasyon limitleri dâhilinde kabul edilebilir?

İdealinin hiç çekilmemesi olduğunu biliyorum ama kabaca sıklık ile ilgili rakam vermek mümkün olabilir mi?

İkinci mektup:

12 günlük bebeğimi öksürük, burun akıntısı ve hapşırma şikâyetleriyle özel bir hastaneye götürdüğümde röntgen istendi, tereddüt içinde ne olduğunu anlamadan çektirdik, iyi çıkmadı tekrar çekelim dendiğinde karşı çıktım.

Keşke ilkine de müsaade etmemiş olsaydım. Düşük dozda çekildiğini söylediler. Hocam bebeğime çok zararı olmuş mudur?

Çocuklarda röntgen çektirmek gerekli mi?

Her gün gereksiz yere röntgen, tomografi hatta sintigrafi, anjiyo, PET çektirmiş hastalarla karşılaşıyorum. Ellerinde bir tomar akciğer röntgeni ve tomografilerle gelen hastaları, hele de o küçük astımlı çocukları gördükçe içim parçalanıyor. Çocuk öksürdü röntgen, nefesi tıkandı röntgen, ateşi çıktı röntgen!

Bu, sadece bizim ülkemize mahsus bir mesele de değil. Amerika’ da 355 bin çocuk üzerinde yapılan bir araştırmada 18 yaşına gelene kadar çocuklara ortalama olarak 7 kez röntgen, ultrason, tomografi, manyetik rezonans gibi çeşitli radyolojik incelemeler yapıldığı ortaya çıktı.

Bu araştırmaya göre, çocukların yüzde 12’ sine tomografi; ilk 3 yaşa kadar her 4 çocuktan birine iki veya daha fazla ve her 7 çocuktan birine üç veya daha fazla röntgen çekilmiş olması uzmanları ciddi şekilde endişelendiriyor.

Tıbbi görüntüleme tetkiklerinin çoğunda X-ışınları yani radyasyon kullanılıyor. Radyasyonun kansere sebep olduğu ve alınan doz arttıkça kanser riskinin arttığı konusunda ise hiç şüphe yok. Araştırmalar, tüm kanserlerin yüzde 2’ sinin sebebinin radyasyon olduğunu gösteriyor.

X-ışınlarının kanser yapıcı etkileri hızlı çoğalan hücrelere sahip olan çocuk ve gençler ile hamile hanımlarda çok daha fazla. Tabii ki her röntgen veya tomografi çekilen kimse ertesi gün kanser olmuyor ama küçük yaşlardan itibaren maruz kalınan bu kadar çok radyasyon kanser için ciddi risk yaratıyor.

Tıbbi görüntüleme tetkikleri elbette doktorların en büyük yardımcısı ve birçok hastalığın teşhisi bu sayede konuyor ama her öksüren, her nefesi daralan, her sırtı veya beli ağrıyana röntgen çekilmesi de gerekmiyor.

İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre radyolojik tetkiklerin yüzde 30’ a yakın kısmı boş yere yapılıyor! Bizde de durumun bundan farklı olmadığını düşünüyorum.

Gelelim neticeye

Tabii ki radyolojik incelemeler mutlaka gerekli oldukları için yapılıyorsa diyecek bir şey yok, ama bu tetkiklerin önemli bir kısmının fuzuli yapıldığı da aşikâr.

Bazen bilgi ve tecrübe yetersizliği, bazen hastanın muayenesine ayıracak yeterli zaman olmaması, bazen hata yapma ve dava edilme korkusu, bazen hastalardan gelen baskılar bu testlerin gereksiz yapılmasınn başta gelen sebepleri.

Geçen sene İngiltere’ de Sağlık Bakanlığı’ nın tarama amacıyla tomografi çekilmesini yasaklayan kararı da üç sene önce Amerika’ da çocukları radyasyondan korumak için başlatılan kampanyanın ne kadar doğru girişimler olduğu ortada.

Elimizde herhangi bir istatistiksel veri olmamakla beraber ileri radyolojik incelemelerin ülkemizde de gelişmiş ülkelerdeki kadar hatta onlardan daha çok uygulandığını biliyoruz.

Doktorlarımızı, bu tür tetkikleri isterken daha çok düşünmeye, hastaları da kendilerinden istenen tetkikin fayda ve zararlarını doktorları ile tartışmaya davet ediyorum.

Hastaların doktorlarına ‘Bu testin gerekli olup olmadığını ve test sonucunun tedaviyi ne ölçüde etkileyeceğini’ mutlaka sormaları gerekiyor!

Popüler Kullanıcılar