100 YIL YAŞAMAK İÇİN 16 İPUCU

Bilimde ve teknolojide sağlanan ilerlemelerin de katkısıyla, ortalama insan ömrü gelişmiş ülkelerde kadınlar için 80’ i, erkekler için de 75’i buldu. 100 yaşını geçenlerin sayısı da giderek artıyor ve bunlar içinde dört kişiden 3’ü kadın. Bu aslında sürpriz bir sonuç değil.

Kadınların erkeklere oranla daha uzun yaşamalarının esas olarak her iki cins arasındaki biyolojik ve genetik farklılıklarla ilgili olduğu düşünülüyor. Ayrıca, kadın ve erkeklerin sosyal, kültürel, çevresel bakımlardan değişik şartlara maruz kalmaları da elbette çok önemli.

İşte bu farklar sebebiyle, koroner kalp hastalıkları, hipertansiyon, kanser, KOAH gibi hastalıklar erkeklerde daha fazla görülüyor ve daha ölümcül seyrediyor. Bu hastalıklar da sigara ve alkol kullanımı, şişmanlık, stres gibi erkeklerde daha fazla rastlanan risk faktörleri ile yakından ilgili.

baby borning ile ilgili görsel sonucu

Ocak ve kasımda doğanlar daha uzun yaşıyor

Bir araştırmada, ocak ve kasım aylarında doğanların yaşama şanslarının nisan-haziran döneminde doğanlardan yüksek olduğu ortaya çıktı. İnsanların doğdukları mevsimde karşılaşacakları çevresel faktörlerin sağlığımızı belirli ölçüde etkilediği çoktan beri biliniyor.

Meselâ, çeşitli araştırmalarda ocak ve şubat aylarında doğanlarda beyin kanseri riskinin daha fazla olduğu, haziran ve temmuz doğumlularda ise şizofreninin çok daha ağır belirtilerle seyrettiği bilinir.

Mevsim farklılıklarına uygun olarak hayatın ilk aylarında maruz kalınan bakteri ve virüs enfeksiyonlarının, alerjenlerin, hava şartlarının etkileri yabana atmamalıdır.

first child of familie ile ilgili görsel sonucu

Ailenin ilk çocuğu daha şanslı

Çok çocuklu ailelerde ilk doğan kız çocuğun 100 yaşını geçme ihtimali diğer kız kardeşlerine göre 3 kat yüksek. Burada, çocuk sayısı arttıkça ailelerin onlara olan ilgi ve ihtimamlarının da doğal olarak azalması önemli olabilir. Dolayısıyla bu çocukların çeşitli kazalara uğrama ve bunun sonucunda sağlıklarının çeşitli olumsuzluklara maruz kalma şansları da artıyor.

Ayrıca, sonraki çocukların beslenme ve tıbbi bakımları da daha kötü olabilir. İlk çocuk en küçük bir rahatsızlıkta hemen doktora götürülürken, sonraki çocukların hastalıkları giderek umursanmaz olmaya başlar. İlk çocuk doğduğunda anne ve babanın daha genç olmalarının da üzerinde durulması gerekir.

Zamanla babanın spermlerinin ve annenin yumurtasının zarar görmesi mümkün ve bu yüzden de anne-babaların yaşları ilerledikçe çocuklarında genetik kökenli sağlık sorunlarının daha fazla olması akla çok yatıyor.

Uzun yaşamak için tavsiyeler

BİR: Gülün. Gülmek bir taraftan stres hormonlarının düzeyini azaltıyor, diğer taraftan vücudun tabii savunma mekanizmalarını ve bağışıklığı güçlendiriyor.

İKİ: Gecede ortalama 6-7 saat uyuyun. 8 saatten fazla ve 4 saatten az uyuma yaşama süresini kısaltıyor. Öğle vakti yarım saati geçmeyen uyku (siesta) çok yararlı.

ÜÇ: Her gün öğle vakti 15-20 dakika güneşlenin.

DÖRT: Mutlu bir evlilik de uzun yaşamanın anahtarlarından. Birden fazla evlenenlerin beklenenden erken öldükleri aklınızda olsun.

BEŞ: Düzenli egzersiz yapanların daha uzun yaşadığını artık herkes biliyor. Bunun için en uygun sporlar düzenli yürüyüş, bisiklet ve yüzme.

elderly cycling ile ilgili görsel sonucu

ALTI: Düzenli cinsel hayat da uzun yaşama şansını artırıyor. Seks stresi azaltıyor, mutluluğu artırıyor ve daha iyi uyumamızı sağlıyor.

YEDİ: Çok çocuğu olanlar da uzun yaşıyorlar. Çocuk ve torunlar mutluluğu ve yaşama motivasyonunu artırıyor.

SEKİZ: Anne ve babanıza, akrabalarınıza yakın olun, onlarla sık sık görüşün.

DOKUZ: Mümkünse şehirde değil köyde hiç değilse kasabada yaşayın.

ON: Fazla kilolardan bir an önce kurtulun. Obezite, hem kalp hastalıkları hem de bazı kanserler için risk yaratıyor.

elderly playing music instrument ile ilgili görsel sonucu

ON BİR: Hangi yaşta olursanız olun, yeni bir şey öğrenmeye bakın. Mesela bir müzik aleti çalmayı veya yeni bir dil öğrenin.

ON İKİ: Sigara ve alkol içmeyin, sigara içilen ortamlarda bulunmayın.

ON ÜÇ: Düzenli olarak ibadet edenler daha uzun yaşıyorlar. Dua etmek stresi ve sıkıntıları azaltarak kalp hastalıkları ve kansere karşı koruyuculuk sağlıyor.

ON DÖRT: Kanserlerin yüzde 50’si diyetle ilgili. Rafine şeker, un ve trans yağlardan uzak durun. Günde 5 gram tuzu geçmeyin.

ON BEŞ: Eve iş getirmek stresi ve bu da kalp krizi ve yüksek tansiyon riskini artırıyor.

ON ALTI: Evcil hayvan besleyenler daha iyimser oluyorlar ve daha az strese maruz kalıyorlar.

Popüler Kullanıcılar