Sur Mağdurlarının Bedduasından Sakının!

Diyarbakır’ı/Diyarbekir’liyi Kayapınar’ın çok katlı binalarında aramayın, eğer birkaç yerlisi kalmışsa o da Sur’da yaşayanlardır, Sur’un tarihi evlerinin tapusunu elinde tutanlardır.

Evet Sur içi terörle telef oldu, ama o günkü yerel devlet yönetiminin olup bitenlerden de haberi vardı.

Defalarca zamanın valisine “Terör Sur içini silahla doldurdu” denilmesine rağmen “Fazla abartıyorsunuz, haberimiz var” gibi cevaplarla geçiştirildi.

Birkaç defa Sivil Toplum, Devlet ve terör arasında aracı oldu, hatta seçim öncesi Sur terörden boşaltıldı bile, ama ne çare ki bir daha geldiler, gelmelerine göz yumuldu.

Nice babayiğitler orada şahadet şerbetini içti, nereden geldiğini bilmediğimiz nice canlar orada kayıp oldu?

O sırada 18 Mart Çanakkale Zaferi münasebetiyle GAP Radyoya konuk olmuştum. Söyleşinin sonuna doğru sunucu Sur içindeki hadiselerin durumunu da bana sordu, ben de dedim ki, “Kardeşim Mehmetçiğin kanı sahabe kanı ile karıştı, iş büyüdü gayretüllaha dokundu, kısa zamanda bu beladan kurtulacağız inşallah.” Çünkü artık çekilmez bir hal almıştı.

Öyle de oldu, ama o süreçte devlet mekanizması iyi işlemedi. Olayların başladığı ilk hafta Ak Parti il başkanı ile birlikte üç kişilik bir heyet valiliği ziyaret ederek Sur’dan ayrılan vatandaşların durumunu sorduk, valimizin verdiği cevap beni kahretti.Aynen şöyle dedi;”700 aile Sur’dan ayrılmış, her bir aileye aylık 300 lira ödüyoruz, aç ve açıkta vatandaşımız yoktur” ben bu ailelerin listesini vali beyden  istedim ama verilmedi.

Daha sonra mücadele ederek zamanın Ak Parti Sivil Toplum ve Halkla İlişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doç.Dr.Selçuk Özdağ’ın gayretleriyle mağdurlara ödenen aylık katkı önce 500 sonra 1000 liraya çıkarıldı da bir az nefes aldık.

Sur esnafı “60 trilyon zararımız oldu” şeklinde beyanat verince bu zarar bir an evvel ödenmeli dedik ama olmadı.

Gün geldi Sur içine katrilyonlar aktarıldı, ama 60 trilyon esnafa ödeyerek Sur esnafının gönlü almayı beceremediler, duyarlı bir vatandaş olarak siz olsanız üzülmez misiniz?

Ev eşyası için öyle komik bir formül geliştirdiler ki kargalar güler, neymiş evini fiyatının 1/12’si ev eşyasının ederi olarak kabul ediliyormuş.

Ben dayanamadın “Sur mağdurlarına bir lazımsa beş verin” başlıklı bir yazı yazdım işe yaramadı, dedim ki verin vatandaşa bir A4 kağıdı ve deyin ki “Allah vekil evinizde hangi eşyalar vardı buyurun yazın” ama vatandaşa o güven verilmedi.  “Ben Diyarbakır valisi olsaydım” başlıklı bir yazı daha yazdım, vali o günden sonra her karşılaştığımızda bana yan yan bakmaya başladı.

Sur mağdurları için yapılan TOKİ evleri verilip,  bazı ödemeler yapılınca bir az nefes aldık, bir de baktık tapulu ev sahipleriyle yapılan sözleşme tek taraflı iptal olmuş.

Vah ki ne vah! kim ne oyun yapıyor? aman Allah’ım yani genelde devlet, özelde ak parti daima eleştirilsin, vatandaş mutlu gün görmesin diye gece gündüz çalışan karanlık bir akıl var galiba.

Neymiş efendim sit alanı diye bu evler kamulaştırılmış.

Ey Ankara’daki çok bilmişler! 

Taşrayı niye bu şekilde karıştırıyorsunuz?

Vatandaşlarımızın yarasını kaşıyorsunuz?

O alan turizme açılınca neden elinde tapusu olan ev sahiplerine orada birer kulübe de olsa vermiyorsunuz?

Dünyanın hangi ülkesinde bir sözleşme bu şekilde tek taraflı feshedilmiş?

Niye Türkiye Cumhuriyetini vatandaş nezdinde değerden düşürüyorsunuz?

Ben bu tapulu ev sahiplerinin bir kaçı ile konuştum, diyorlar ki kamu yararı için olsaydı, feda olsun ama yarın başkaları orayı kullanıp, kazanacak ben de evimin yerini mahzun mahzun uzaktan gözleyeceğim. İşin ilginç tarafı DTSO’da bu oyunun bir parçası olduğu söyleniyor.

Bir istirhamım da Sayın Valimden, lütfen haksızlığa uğrayan Sur mağdurlarını dinleyelim. Bunları Çevre Şehircilik memurlarına ve yerli baronların insafına terk etmeyelim.

Siz valisiniz, kayyumsunuz, kudretlisiniz. “Hak alidir, hakka basılmaz” diye bir kelamı kibar var. Sizden de bu hakka sahip çıkmanızı ve bu haksız oyunu bozmanızı bekliyorum. Bence bu kararı durdurmakla halkın gönünde yer alıp işe başlayın. Bunu oldu bittiye getirmek doğru olmasa gerek.

Benim Çevre Şehircilik Bakanlığı’na tavsiyemdir: Bir an evvel bu yanlış karardan vazgeçin, her ev sahibine alan dışında verdiğin evin yanı sıra 20 metrekare de olsa bu alanda yer erin. Sakın ola Sur mağdurlarının bedduasını almayın, benden söylemesi.

Bu ülkeyi iyi idare edersek, vatandaşın huzur ve mutluluğuna endeksli yönetirsek verim katsayımız artacak, ama böyle keyfi karalar alarak “ben yaptım oldu” dersek hep birlikte mutsuz, huzursuz oluruz haberiniz ola.

Sur mağdurlarını bu asil duruş ve metanetinden dolayı da tebrik ediyorum. Cumhurbaşkanına kadar da olsa haklarını aramalarını tavsiye ediyorum. Haklısınız, güçlüsünüz, sabırla mücadelenize devam edin.

Selam ve selametle kalın.

Sur Mağdurlarının Bedduasından Sakının!

Coronavirus (Covid-19)

  • 12,476,632Coronavirus Vaka Sayısı
  • 559,143Ölü Sayısı
  • 4,645,912Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 19:02

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar