TÜRK KUMANDANI EBU MÜSLİMİ HORASANİ (ABDURRAHMAN)

Ebû Müslim Horasani, asıl ismi(Abdurrahman) olup Türk kumandanı Berke’ nin oğludur. Berke o dönem Türklere yapılan zulme baş kaldırmış çinlilerle savaşmış ordusu mağlup olunca kendiside yaralı olarak kurtulmuştur. Çinlilerin başına ödül koyup aradığı Berke komutan,eşini ve oğlunu korumak için arap ismi alarak Ebu müslim olarak yaşamına devam etmiş o dönemde emevi zulmünede baş kaldırmış şamda emevi güçlerine yakalanarak idam edilmiştir.Oğlu Abdurrahman İşte Türk tarihinde büyük bir şöhret kazanan Müslim'in oğlu olan, Ebû Müslim-i Horasânî bu çocuktur. Günler geçti. Ebû Müslim yavuz bir delikanlı oldu. Onun yiğit hallerinden herkes büyük bir adam olacağını sezmekteydi. Günün birinde annesinden babasını sordu. Annesi de, “Babanı, Türk illerini esir eden düşmanlar öldürdü!” dedi. Bundan sonra, ailenin en değerli bir yadigarı olan Oğuznâme’yi oğluna uzattı. Ebû Müslim, bu destanı başından sonuna kadar dikkatle okudu. İşte Ebû Müslim’i, millî bir kahraman yapan bu Oğuzname destanı olmuştur. Bir süre sonra sevgili annesini de kaybetti. Genç Ebû Müslim, babalığına veda ederek ata yurdu olan Horasan’a döndü. Burada kendisini Ahîler himaye etti ve bir saracın yanına işçi olarak girdi. Oradan yıllar sonrabir kafileyle hacca gitti Hacılar haclarını tamamladıktan sonra yurtlarına döndüler. Fakat Ebû Müslim’in ruhunda Türk illerini esaretten kurtarmak, Hz. Muhammed soyuna zulmedenlerden intikam almak mefkuresi doğdu. Ebû Müslim’e Hz. Ömer soyundan (İmam İbrahim) çok yardımda bulunuldu. Abbasi şeyhin tam güvenini kazanarak abbasilerin başkumandanı oldu. Bir yandan emevilerle mücadele ederken bir yandanda çinlilerle talas savaşı yaparak vermiş olduğu taktikle yenmiştir. Araplar onu büyük İskender ‘e benzeterek yenilmez kahraman ilan etmişlerdir. Ehli Beyt için mücadele etmiş abbasilerin biz Ehli Beyti koruyacağız sözü üzerine abbasilerle birlikte hareket etmiştir. Kanlı Emevî devletini yıkmak isteyen Ebâ Müslim, Ehlibeyte yakınlıkları, Emeviler'e karşıt olmaları nedeniyle Abbasoğulları'na biat etmek zorunda kalmıştır. Bu biat öyle bildiğimiz tabii olmak anlamında bir biat olmayıp, daha çok ittifak temelli bir biattir. Abbasoğulları'nın artık gereken dersleri aldıklarına, Ehlibeytin/Ehlibeyt taraftarlarının her türlü hak ve hukuka sahip olunacağına dair sözler alınmış, anlaşmalar yapılmıştır. Bu sözlere inanılmış, inanılmak zorunda kalınmıştır. Çünkü Ehlibeyte, Ehlibeyt taraftarlarına kan kusturan Emevîler'in kanlı saltanatlarını yıkmak esas görev durumundaydı. Ehlibeyt bendelerinin tek başına bu gücü tasfiye etmeleri imkansızdır. Abbasoğulları da birçok boyutuyla güçlüdürler. Bütün bu nedenlerden dolayı Abbasilerle yol alınmak zorundaydı. Elbette Ehlibeyt bendelerinin, başta Ebâ Müslim olmak üzere ihtilal sonrası planları vardı. Ne yazık ki Ebâ Müslim'in bu planları uygulamaya fırsatı olmadan katledilmiştir. Abbasi halifesi tarafından saraya misafir edilen sarayda pusu kurdurulup hunharca oklatılan Ebü müslim cesedi bir halıya sarılarak gizlice nehire atılmıştır. Ebû Müslim hakkında yazılı eser pek azdır. Ebû Müslim’i roman şeklinde anlatan 2 kitap bulunmaktadır; 1. si Faik Bulut’un “Ebû Müslim Horasânî, Bir İhtilalcinin Hikâyesi” isimli kitabı (Su Yayınları, 1999), diğeriyse Corci Zeydan’ın “Ebû Muslim Horasânî” isimli kitabıdır. (Milenyum Yayınları, 2010) Ebû Müslim hakkındaki diğer bir kaynak kitap da Mesruri Geda’nın “Eba Müslüm'ün Tabutu” isimli kitabıdır. (Can Yayınları, 1996) Ayrıca Türkolog Prof. Dr. İrene Melikoff’un, 1962'de Fransızca yayınladığı "Türk-İran Epik Geleneği İçinde Horasan Teberdarı Ebû Müslim" (Abu Muslim, le " Porte-Hache" du Khorassan dans la tradition épique turco-iranienne) adlı bir kitabı bulunmaktadır. Yeşilçam' da bir sinema filmi çekmiştir başrollerde (Ebû Muslim Horasani) rolünde Tamer Yiğit oynamıştır. Selam ve dua ile kalınız. Araştırmacı yazar; Murat Gülşan

Popüler Kullanıcılar

}