Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Nasıl Yapılır?

1. Giriş

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru, 2010 yılında Anayasa değişikliğiyle hukuk sistemimize girmiş, 23 Eylül 2012 tarihinden itibaren Anayasal yargı denetimi başlamıştır.

12 Eylül 2010 tarihinde halkoylaması ile 1982 Anayasası’nda bir kısım değişiklikler yapılmıştır. Değişiklikler kapsamında 5982 sayılı yasanın 18. maddesi ile Anayasanın 148. maddesine eklenen ek fıkrayla;

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.”

denilmek suretiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunma hak ve imkanı getirilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 5. maddesinde “Devletin temel amaç ve görevlerini;

“Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” olarak belirlemiştir.

Bu kapsamda Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru yolu anayasa yargısının bir parçası olarak kabul edilmiştir.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun nasıl yapılacağına dair usul ve esaslar ise;

– 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45 ila 51. Maddeleri ile

– 12/7/2012 tarihli ve 28351 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 59 ila 84. maddelerinde düzenlenmiştir.

2. Bireysel Başvurunun Niteliği ve Başvuruya Konu Olabilecek Haklar

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, temel hak ve özgürlükleri kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali nedeniyle ihlal edilen bireylerin diğer başvuru yollarını tükettikten sonra başvurdukları istisnai ve ikincil nitelikte bir hak arama yolu, bir dava türü ve son hukuki çaredir. Kişiler, Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak-özgürlüklerinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki birinin ihlal-edilmesi durumunda Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapabilirler. Bu bakımdan ihlal edildiği öne sürülen temel hakkın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin kapsamında bulunması bir zorunluluktur ve son derece önemlidir.

Bireysel Başvuru yoluyla hak arama yolu sonuçları itibarıyla diğer hak arama yollarından farklıdır. Bireysel başvurunun Anayasa Mahkemesi nezdinde kullanılabilir olmasının nedeni, öncelikle Anayasada güvence altına alınan temel hak-özgürlüklerin ihlali gerçekleşmişse ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmaktır. Ayrıca; verilen bireysel başvuru kararlarının etkisiyle emsal oluşturarak hakların ihlal edilmesini hak ihlali gerçekleşmeden önlemektir.

Bireysel başvuru kural olarak kamu gücü işlemlerine karşı yapılır. Dolayısıyla bireysel başvuruda kamu gücü karşısında korumasız durumdaki bireyin haklarının garanti altına alınması temel amaçtır. Kamu gücü kullanan Devlet tüzel kişiliği içinde yer alan yasama, yürütme ve yargı organları ve bu organlara bağlı olan merciler ile yerinden yönetim kuruluşlarının (belediyelerin) ihlale neden olduğu ileri sürülen işlemlerine karşı bireysel başvuruda bulunulabilir. Tüm idare ve yargı mercileri İnsan hakları ihlallerinin önlenmesi hususunda öncelikli görevlidirler. Bu nedenle söz konusu şikâyetlerin Anayasa Mahkemesine intikal ettirilmesinden önce ilgili mercilerin bu ihlalleri gidermeleri beklenir.

Bireysel Başvuru Ek Bir İtiraz, İstinaf Ya Da Temyiz Yolu Değildir

Bireysel başvuru, ek bir itiraz, istinaf ya da temyiz yolu değildir. Kanun yolunda ortaya çıkan her türlü hukuka aykırılığın giderilmesi bireysel başvuruya konu olmaz. Ancak Anayasa’da işaret edilen haklardan birinin ihlal edildiği iddiası, bireysel başvuruya konu olabilmektedir.  Anayasanın Temel Hak ve Ödevler başlıklı ikinci kısmında düzenlenen;

  • Yaşama hakkı,
  • İşkence ve eziyet yasağı,
  • Zorla çalıştırma yasağı,
  • Kişi hürriyeti ve güvenliği,
  • Hak arama hürriyeti,
  • Suç ve cezaların kanuniliği,
  • Özel hayata, aile hayatına, konut ve haberleşmeye saygı,
  • Düşünce, din ve vicdan hürriyeti,
  • Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti,
  • Toplantı ve örgütlenme hürriyeti,
  • Mülkiyet hakkı,
  • Serbest seçim hakkı,
  • Temel hak ve hürriyetlerin korunması,
  • Eğitim ve öğretim hakkı ve ödevi,
  • Eşitlik ve etkili başvuru hakkı bu kapsamda sayılabilecek haklardandır ve bireysel başvuruya konu edilebilirler.

Ancak bilinmelidir ki; yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamaz. Anayasa Mahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de bireysel başvurunun konusu olamaz.

3. Kimler Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Yapabilir?

Anayasanın 148/3. Maddesi ile 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. ve devamı maddeleri uyarınca; Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü (devlet organları) tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla herkes Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Buna göre gerçek kişiler de özel hukuk tüzel kişileri de bireysel başvuru hakkını haiz bulunmaktadır. Velayet altında bulunan küçükler velileri veya yasal temsilcileri, vesayet altında olanlar da vasileri/yasal temsilcileri tarafından bireysel başvuru hakkını kullanabilirler.

Bir kimsenin bireysel başvuru hakkını haiz olabilmesi için;

İdarenin, kamunun veya devletin ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem veya ihmal nedeniyle güncel-kişisel bir hakkının doğrudan etkilenmiş olması veya zarara uğraması gerekir.

Kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamaz. Özel hukuk tüzel kişileri sadece tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilir. Bu bakımdan dernekler, vakıflar, ticari ortaklıklar vb. özel hukuk tüzel kişileri de örgütlenme hürriyeti, hak arama hürriyeti, mülkiyet hakkı gibi sadece tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilirler.

Öte yandan, yabancılara tanınan haklarla sınırlı olarak yabancılar da bireysel başvuruda bulunabilirler. Yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan bir hak söz konusuysa, bu durumda yabancılar anayasal bir haklarının ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuru yapamaz.

4. Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Süresi

Bireysel başvuru,

  • Kanun yolu öngörüldüyse bu yollarının tamamının tüketildiği tarihten,
  • İdari veya adli başvuru yolu öngörülmediyse ihlalin meydana geldiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır.

Bu süreyi aşan başvurular, başka bir deyişle süresinde yapılmayan başvurular başka bir inceleme yapılmaksızın reddedilir. Süreler nihai kararın tebliği öngörüldüyse tebliğ tarihinden, tebliğ şartı öngörülmediğinde başvurucunun kararın içeriğini kesin olarak öğrenebildiği tarihten başlar.

Başvuru evrakında herhangi bir eksiklik bulunması hâlinde, Mahkeme yazı işleri tarafından eksikliğin giderilmesi için başvurucu veya varsa vekiline on beş günü geçmemek üzere bir süre verilir ve geçerli bir mazereti olmaksızın bu sürede eksikliğin tamamlanmaması durumunda başvurunun reddine karar verileceği bildirilir.

Başvurucu 30 günlük süreyi mücbir sebep veya haklı bir nedenle kaçırırsa mazeretin ortadan kalktığı tarihten itibaren 15 gün içinde başvuru formu, ekleri ve mazereti belgeleyen delillerle birlikte başvuru yapabilir. Mazeret haklı görülürse başvuru hakkında kabul edilebilirlik incelemesi yapılabilir. Aksi durumda başvurunun reddine karar verilir.

5. Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Şartlarıa) Usule İlişkin Şartlar

İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir.

Bireysel başvurular, ilgili kanun ve içtüzükte belirtilen şartlara uygun olarak doğrudan Anayasa Mahkemesine veya diğer mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler vasıtasıyla yapılabilir. Usulünce hazırlanan başvuru formu, harç tahsil makbuzuyla birlikte ilgili mercilere teslim edildiğinde başvurucu ya da temsilcisine alındı belgesi verilir ve bu tarih, başvurunun yapıldığı tarih olarak kabul edilir.

Başvurular, Anayasa Mahkemesi İçtüzük ekinde örneği bulunan ve Mahkemenin internet sitesinde yayımlanan bireysel başvuru formu kullanılarak resmî dilde yapılır.

Başvuru formunun;

a) Başvurucunun T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, anne adı, baba adı, doğum tarihi, cinsiyeti, uyruğu, mesleği ve adresi, varsa telefon numaraları ve elektronik posta adresi,

b) Başvurucunun tüzel kişi olması hâlinde; Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) numarası, unvanı, adresi ve tüzel kişiliği temsile yetkili kişinin adı, soyadı ve T.C. kimlik numarası, MERSİS numarasının bulunmaması hâlinde tüzel kişinin vergi numarası veya kayıtlı olduğu sicil ve numarası ile varsa telefon numaraları ve kayıtlı elektronik posta adresi,

c) Başvurunun;  Avukat vasıtasıyla yapılması hâlinde; avukatın adı, soyadı, kayıtlı olduğu baro ve sicil numarası, yazışma adresi, varsa telefon numaraları ve elektronik posta adresi; Avukat olmayan kanuni temsilci vasıtasıyla yapılması hâlinde; kanuni temsilcinin T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, anne adı, baba adı, doğum tarihi, uyruğu, yazışma adresi, varsa telefon numaraları ve elektronik posta adresi,

ç) Kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti,

d) Bireysel başvuru kapsamındaki güncel ve kişisel haklardan hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve delillere ait özlü açıklamalar,

e) İhlal edildiği iddia edilen temel haklar ve bunlara ilişkin açıklamaların birbirleriyle ilişkilendirilerek ayrı ayrı yapılması,

f) Başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamaların tarih sırasına göre yazılması,

g) Başvuru yollarının tüketildiği veya başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarih,

ğ) Başvuru mazeret nedeniyle süresi içinde yapılamamışsa buna dair açıklamalar,

h) Başvurucunun talepleri,

ı) Başvurucunun Mahkeme önünde devam eden bir başka başvurusu varsa numarası,

i) Varsa kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli tutulması talebi ve bunun gerekçeleri,

j) Kısa mesaj (SMS) veya elektronik posta yoluyla bilgilendirme yapılmasını isteyip istemediği,

k) Başvurucunun veya avukatının ya da kanuni temsilcisinin imzası,

l) Varsa İçtüzüğün 73 üncü maddesi kapsamında maddi ve manevi bütünlüğüne yönelik tedbir talebi ve bunun gerekçeleri gibi bilgi ve belgeleri içermesi ve kapsaması gerekmektedir.

Başvuru formuna;

a) Kanuni temsilci veya avukat vasıtasıyla takip edilen başvurularda başvurucuyu temsile yetkili olduğuna dair mevzuata uygun belge,

b) Harcın ödendiğine dair belge,

c) Başvuru bizzat yapılmış ise başvurucunun kimliğini tespite yarar resmî belgenin onaylı örneği,

ç) Tüzel kişi adına kanuni temsilcinin başvurması hâlinde, başvuru tarihi itibarıyla temsile yetkili olunduğunu gösteren resmî belgenin onaylı örneği,

d) Nihai karar ya da işlemi öğrenme tarihini gösteren belge,

e) Başvuruda ileri sürülen hak ihlali iddialarını temellendirecek belgelerin onaylı örnekleri,

f) Tazminat talebi varsa uğranılan zarar ve buna ilişkin belgeler,

g) Olağan ve olağanüstü kanun yolu başvuru dilekçelerinin onaylı örnekleri,

ğ) Başvuru süresinde yapılamamışsa varsa mazereti ispatlayan belgeler,

h) Adli yardım talebi varsa başvurucunun yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeler ile mevzuatta adli yardım talebinde bulunabilmek için öngörülen diğer belgeler eklenmek durumundadır.

Başvurucu, başvuru formunun ekinde sunduğu belgeleri, tarih sırasına göre numaralandırarak her bir belgeyi tanımlayıcı başlıklar hâlinde dizi pusulasına bağlamalıdır.

Bireysel başvuru, bizzat başvurucu, kanuni temsilcisi ya da avukatı tarafından yapılabilir. Avukat veya kanuni temsilci aracılığıyla yapılan başvurularda temsile dair yetki belgesinin sunulması zorunludur. Başvurucunun avukatı ya da kanuni temsilcisi varsa onunla yapılan yazışmalar ya da ona yapılan tebligatlar başvurucuya yapılmış sayılır.

Başvurucu ihlal iddiasına dayanak gösterdiği belgeleri başvuru formu ekinde sunmakla yükümlüdür. Başka bir anlatımla, başvurucu Mahkemeyi ihlal iddiasının gerçekliği konusunda ikna etmek yükümlülüğü altındadır. Bunun için de iddiasını ispata yarayan belgeleri başvurusuna eklemek zorunluluğundadır. Ne var ki, başvurucunun dayandığı belgeler bir resmî kurumun elinde bulunuyor ve başvurucu bunları temin için her türlü hukuki girişimlerini yapmasına rağmen bu bilgi ya da belgeler kendisine verilmiyorsa, başvurucunun bunlara erişememe nedenlerini delilleri ile birlikte formda belirtmesi gerekmektedir. Mahkeme, başvuruyu sonuçlandırmak için belirtilen bilgi ya da belgelerin temin ve incelenmesinin gerekli olduğuna karar verdiği takdirde ilgili kurum ya da kuruluştan söz konusu bilgi ve belgeleri resen talep edebilir.

b) Esasa İlişkin Şartlar

Bireysel başvuru yoluna yalnızca güncel-kişisel bir temel hakkı ihlal edilen ve bu ihlalden doğrudan etkilenen veya zarar gören mağdur başvurabilir.

Bireysel başvuruya konu olan ihlalin anayasamızda düzenlenen anayasal bir hak olması ve AHİS veya ek protokollerinin kapsamında bulunması gerekmektedir.

İhlalin giderilmesi için öngörülen tüm idari ve yargısal başvuru yollarının tüketilmiş olması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi başvuru yapıldığı tarih itibariyle başvuru yollarının tüketilip tüketilmediğini kendisi değerlendirir. Eğer diğer idari ve yargısal yollar tüketilmediyse başvuru ‘erken başvuru’ olarak adlandırılıp başvuru kabul edilmez. Anayasal başvuru ikincil kanun yolu olduğundan ihtilaf ilk derece mahkemeleri ve yüksek mahkemeler önünde görülmüş olması şart koşulmuştur. Başvurucu ilk derece mahkemesinden aldığı kararı temyiz etmeden kesinleştirirse kesin hale gelen kamu işlemi aleyhine anayasa mahkemesine gidilmez.

Başvurunun anayasal açıdan önem taşıması da şarttır:

  • Bir olayın ortaya çıkardığı mesele hakkında henüz anayasa mahkemesinde karar verilmemiş olması,
  • Anayasa mahkemesinin yerleşik içtihatlarına rağmen diğer yargı mercilerin sistematik biçimde bu içtihadı göz ardı etmesi,
  • Başvuruya sebep olan ihlalin ciddi boyutta olması veya
  • Başvurucuyu esaslı şekilde etkilemesi gerekir.

6. Anayasa Mahkemesinin İncelemesi ve Kararları

Anayasa Mahkemesi; Genel Kurul, iki Bölüm ve altı Komisyondan oluşmaktadır. Komisyonlar kabul edilebilir veya kabul edilemez kararı verir ya da oybirliği sağlanmadığını belirtir ve başvuru dosyasının Bölümlere gönderilmesine karar verir. Komisyon kabul edilebilirlik kararı üzerine Bölümler esas incelemesi yapar; temel hakkın ihlal edildiği veya edilmediği yönünde iki şekilde karar verebilir.

Başvuru formunda veya eklerinde herhangi bir eksiklik tespit edilmesi hâlinde, bunların tamamlattırılması için başvurucuya, varsa avukatına veya kanuni temsilcisine on beş günü geçmemek üzere kesin bir süre verilir. Eksikliklerin tamamlattırılmasına dair yazıda başvurucuya geçerli bir mazereti olmaksızın verilen kesin sürede eksiklikleri tamamlamadığı takdirde başvurusunun reddine karar verileceği bildirilir. Başvurunun; süresinde yapılmadığı, yasal şekil şartlarına uygun olmadığı ve tespit edilen eksikliklerin verilen kesin sürelerde tamamlanmadığı hâllerde Komisyonlar tarafından başvurunun reddine karar verilir ve karar başvurucuya tebliğ edilir. Bu karara tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde Komisyona itiraz edilebilir. Bu konuda Komisyonların verdiği kararlar kesindir.

a) Kabul Edilebilirlik veya Kabul Edilemezlik Kararı

Anayasa Mahkemesi önüne gelen dosyada ilkin kabul edilebilir olup olmadığı yönünden inceleme yapar. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru üzerine öncelikle, bireysel başvurunun kabul edilebilirlik şartlarını taşıyıp taşımadığını inceler. Bu bakımdan başvurunun süresinde, hak sahibi yahut yetkili temsilcisi tarafından yapılıp yapılmadığı, usul ve şekil şartlarına uyulup uyulmadığını, bireysel başvuruya konu edilebilecek bir hakka ilişkin olup olmadığı gibi hususlar detaylı şekilde tetkik edilir. Bir eksiklik olmaması durumunda bireysel başvuru için kabul edilebilirlik kararı verilebilir.

Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.

Kabul edilebilirlik incelemesi bölümler nezdinde kurulan komisyonlarca yapılır. Kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığına oy birliği ile karar verilen başvurular hakkında, kabul edilemezlik kararı verilir. Oy birliği sağlanamayan dosyalar ise bölümlere havale edilir ve karar bölüm tarafından verilir.

Kabul edilebilirlik şartını taşımayan başvurular başka bir inceleme yapılmaksızın ret edilir. Kabul edilemezlik kararı verilmesi durumunda bu karar kesindir. Bu karar ilgililere tebliğ edilir, ancak bir itiraz veya kanun yoluna tabi değildirler.

Süre ve şekil şartına uygun olarak yapılmış olan bireysel başvurular için kabul edilebilirlik kararı verilir. Bu başvuruların esas incelemesi bölümler tarafından yapılır. Kabul edilebilirlik kararı verilmiş olması başvurucunun haklı görüldüğü veya başvurucunun hakkının ihlal edildiği anlamını içermez. Kabul edilebilirlik kararı üzerine bölümler tarafından esas hakkında inceleme yapılacağı sonucu ortaya çıkar.

b) Esas Hakkındaki İnceleme

Kabul edilebilirliğine karar verilen bireysel başvuruların esas incelemesi bölümler tarafından yapılır. Kabul edilebilirliğine karar verilen başvurunun bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilir. Adalet Bakanlığı gerekli gördüğü hâllerde görüşünü yazılı olarak Mahkemeye bildirir.

Komisyonlar ve bölümler bireysel başvuruları incelerken bir temel hakkın ihlal edilip edilmediğine yönelik her türlü araştırma ve incelemeyi yapabilir. Başvuruyla ilgili gerekli görülen bilgi, belge ve deliller ilgililerden istenir. Mahkeme, incelemesini dosya üzerinden yapmakla birlikte, gerekli görürse duruşma yapılmasına da karar verebilir. Bölümler, esas inceleme aşamasında, başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu gördükleri tedbirlere resen veya başvurucunun talebi üzerine karar verebilir. Tedbire karar verilmesi hâlinde, esas hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir. Aksi takdirde tedbir kararı kendiliğinden kalkar.

Bölümlerin, bir mahkeme kararına karşı yapılan bireysel başvurulara ilişkin incelemeleri, bir temel hakkın ihlal edilip edilmediği ve bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile sınırlıdır. Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir.

Bölümler esas incelemesi sırasında kabul edilebilirliğe ilişkin bir engelin varlığını saptarsa esas incelemesi hangi aşamada olursa olsun kabul edilemezlik kararı verebilir.

Anayasa Mahkemesi Yerindelik Denetimi Yapamaz:

Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru üzerine yaptığı ihlal incelemesinde yerindelik denetimi yapamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar veremez. Anayasa Mahkemesi sadece hakkın ihlal edilip edilmediğine dair tespit yapar ve bunun gerekçesini belirtir. Bir ihlal varlığını tespit etmişse bu durumda ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere de hükmeder. Fakat ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak işlemi, ihlale sebebiyet veren kamu gücünü kullanan organ yerine getirir.

Anayasa Mahkemesi, kamu işlemi, eylemi, ihmali ile temel hakkın ihlal edildiğini tespit ederse, önce bu ihlalin giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına gerek olup olmadığına karar verir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar yoksa başvurucu lehine uygun bir tazminata hükmedilebilir. Tazminat miktarının belirlenmesi ayrıntılı bir incelemeyi gerektiriyorsa Bölüm kendisi konuyu karara bağlamadan genel mahkemelerde dava açılması yolunu da gösterebilir. Yeniden yargılama hukuki bir gereklilikse Anayasa Mahkemesi başvuru dosyasını ilgili mahkemeye gönderir. İlgili mahkeme, Bölümün ihlal kararında açıklandığı ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde yeniden yargılama yapar.

Bölümlerin esas hakkındaki kararları gerekçeleriyle birlikte başvurucuya, ilgililere ve Adalet Bakanlığına tebliğ edilir ve Mahkemenin internet sayfasında yayımlanır. İhlal söz konusu olduğunda ve yeniden yargılanma kararı verildiğinde kararın bir örneği ihlale neden olan kararı veren mahkemeye de gönderilir. Başvurucunun temsilcisi veya avukatı varsa, tebligatlar onlara yapılacaktır.

Davadan feragat hâlinde, düşme kararı verilir. Yine Mahkeme, başvurunun takipsiz bırakılması, başvuruya konu ihlalin ve sonuçlarının ortadan kalkmış olması ya da başvurunun sürdürülmesi için haklı bir sebep olmadığı kanaatine varması durumunda başvuruyla ilgili düşme kararı verebilir.

Bölümler ve Komisyonlarca verilen kabul edilebilirlik ve esasa ilişkin kararlar kesindir, bunlara karşı itiraz yolu kapalıdır.

7. Anayasa Mahkemesi Kararlarının Sonucu ve Bağlayıcılığı

Anayasa m.138/1’e göre, Anayasa ve kanunlar tüm hakimleri bağlar ve hakimler, Anayasa ve kanunlara göre kararlar vermek zorundadır. Yine, normlar hiyerarşisinin tepesinde olan Anayasaya ve ilgili kanunlara göre, Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin ve bağlayıcı olduğu, yargı mercileri dahil herkes tarafından uyulması gerektiği tartışmasızdır.

Anayasanın 153.maddesinde, Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama/yürütme/yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı husus kesin bir şekilde belirtilmiştir. Sayılan tüm bu kurumlar Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu karar doğrultusunda gereğini yapmakla yükümlüdür. Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının bağlayıcı olması çerçevesinde kararların yerine getirileceğinden şüphe duymamak gerekir.

Bu bağlamda; Anayasa Mahkemesince bireysel başvuru sonucu tespit edilen ihlal şayet bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hallerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya-üzerinden karar verir.

Başvurucu ihlal tespiti yapılan yargılamada verilmiş karara istinaden infaz görmekte ise, ilgili yargı mercii tarafından yeniden yargılama sonuçlanıncaya kadar telafisi imkansız olacak bir mağduriyetin ortaya çıkmaması için derhal infazın durdurulması kararı verilecektir.

Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu ihlal kararı Yasama organının bir yasal düzenleme yapmasını gerektiriyorsa Yasama organı derhal bu düzenlemeyi yapmalıdır. Yine ihlal kararı Yürütmenin, İdarenin veya kamu gücünü kullanan herhangi bir merciinin eylem veya işleminden kaynaklanmışsa, ilgili birimin ihlal sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde yeni bir eylem veya işlem tesis etmesi gerekir.

Anayasa Mahkemesince bireysel başvuru üzerine verilen ihlal tespitiyle birlikte başvurucuya verilmek üzere maddi ve manevi tazminata da hükmedilebilir. Bu durumda belirlen meblağ hazineden tahsil edilerek başvurucuya ödenir.

8. Sonuç

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru müessesesi hukukumuzda yeni ve oldukça teknik bir konudur. Kimlerin bu haktan yararlanabileceği, başvuruya konu olabilecek hakların hangileri olduğu, başvurunun süresi ve taşıması gereken şartların neler olduğu, başvuru sonrasında ihlal kararı verilmesi durumunda bunun ne gibi hüküm ve sonuçlar doğuracağı ve kararın gereğinin icrası için izlenmesi gereken yollar 1982 Anayasası, 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ve 12/7/2012 tarihli ve 28351 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nde düzenlenmiştir.

Süresinde ve kabul edilebilir nitelikte, doğru argüman ve anlatımlarla desteklenmiş, etkili ve sonuç doğurabilecek bir bireysel başvurunun yapılabilmesi için hukuki yardım almak son derece önemlidir.

Yine Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) kapsamındaki bir hakkın ihlali dolayısıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde hak arama yoluna başvurmak için de öncelikle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmuş olması şarttır. Zira AİHM Anayasa Mahkemesini etkili bir iç hukuk yolu olarak görmekte ve bu yol tüketilmeden kendisine yapılan başvuruları reddetmektedir.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Nasıl Yapılır?

Coronavirus (Covid-19)

  • 44,027,370Coronavirus Vaka Sayısı
  • 1,167,871Ölü Sayısı
  • 10,548,304Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 20:20

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar