Tarih Tekerrür Mü Ediyor?

İnegöl’de iki grup arasında başlayan kavganın tüm ilçeye yayılması ve öfkenin belirli bir etnik gruba yönelmesi, toplumsal ayrışmanın boyutlarını gözler önüne sermiştir. İnegöl’den sonra Dörtyol’da meydana gelen olaylarda ise öfkenin şiddetini daha da arttırarak Kürt kökenli vatandaşların işyerlerine ve BDP binasına kadar yönelmesi, bana 6-7 Eylül olaylarını hatırlattı.

Tarihimizde, belirli bir gruba yöneltmiş olan toplumsal öfkenin, küçük bir kıvılcımla nasıl şiddetlendiğini ve linç girişimine dönüştüğünü gösteren bir çok örnek olay varken bazı siyasi liderlerin hala aynı kararlıkla şiddet söylemini kullanmasını ve bu söylem üzerinden oy devşirmeye çalışmasını anlamak mümkün değil. Toplumu ayrıştıran politikaların faturasını geçmişte ağır bir biçimde ödedik. Toplumsal ve siyasal kamplaşmanın ne dün ne de bugün Türkiye’ye yarar getirmediği açıkça ortaydayken milliyetçiliği veya ayrışmayı körükleyecek söylemlerden kaçınmak ve bütünleştirici mesajlar vermek, her şeyden önce siyasi aktörlerin vicdani sorumluluğudur. Toplum olarak bize düşen ise, farklı olanı “ötekileştirmeden” benimsenmek ve farklı renk, din ve ırktan olan kesimlere saygılı ve sağduyulu yaklaşmaktır.

Popüler Kullanıcılar