Kelimelerin Gücü Adına

Sesler vardır insanoğlunun hayatında, hayatı anlamlandıran, başka başka canlarla dünyayı paylaşmasına yardımcı olan sesler. O sesler hangi milletten, hangi topraktan, hangi ağızdan çıktığına bakmaksızın bir araya gelip oluşturuverir kelimeleri; ve kelimeler, ah o kelimeler..

Öyle güçlüdür ki kelimeler, kimi zaman bir bebeğin dudakları arasından dökülüverip anne olur, dünyaları verir o anneye, kimi zamansa hoşcakal olur başka bir dünyaya göçenin ağzında, geride kalanlara son kez gidenden bir kelime duyabilmenin mutluluğunu bırakarak. Bazen de koca bir sessizlik olurlar, bilirsiniz o iki dudağın arasındadır, ama çıkmaz bir türlü, saklanır gelmez kulağınıza.

Duyduğunuz ilk kötü kelimeyi düşünün mesela. Büyük bir ihtimalle çocukken yaşıtınız bir yaramazdan duymuşsunuzdur, çıkmamıştır yıllarca hafızanızdan. Derslerinizin iyi gitmesi halinin bir ineğe benzetilebileceği gerçeğiyle ilk kez karşılaşmışsınızdır örneğin, ya da daha iyi okuyabilmek için taktığınız gözlük ömür boyu dert olmuştur size, hep ikna etmek zorunda kalmışsınızdır arkadaşlarınızı benimkiler dört tane değil ki diye. Hangimiz işitmedik hangimiz söylemedik ki kelimelerimizi.

Bizi güldüren, ağlatan, heyecanlandıran, üzen, korkutan ve sayısız duygumuza sebep kelimelerimiz.

İşte bu büyük gücün farkında olanlar, bu gücü doğru bir şekilde kullanabilenler  bugün güzel ve insanca hayat yaşayabilenlerimiz. Kelimelerini özgürce kullanabilenlerimiz. Sevindiğinde, canı acıdığında, şikayeti olduğunda, sevdiği zaman, sevmediği zaman, sevilmediği zaman, yaşadığı tüm anlarda, iyi kötü tüm duygularda, tüm koşullarda kelimelerin gücüne sığınabiliyorsa insan, kullandığı kelimeler en kötüleri olsa bile, hep en insan haline yakın kılar onu.

Kelimelerin gücünden kaçanların ise sığınabileceği tek limandır şiddet. Çünkü en kolayıdır, en ilkel olanıdır.

Kelimeleri kelimelerle karşılamak için çok kelimeyle karşılaşmış olmak gerekir. Düşünmek gerekir, gözlemlemek gerekir, yorumlamak gerekir, konuşmak gerekir, hatta bazen en doğru kelimeyi bulabilmek için uzun bir zaman susmak gerekir.

Şiddet cephesinde ise işler hiç te öyle karmaşık değildir. İşleyişi çok basittir de; hoşuna gitmeyeni, işine gelmeyeni ortadan kaldırırsın olur biter.

İşte bugün canımızı sıkan neredeyse her konu, kendimizi layık bulmadığımız her durum,  bizi mutsuz eden her üçüncü sayfa haberi, her savaş, her yokluk kelimelerinin gücünden kaçıp şiddetin gücüne sığınmış insanların eserleridir.

Şiddetin gücünü bir kere tatmış olanı vazgeçirmek çok zor belki. Kolay yolu seçmiş olandan daha uzun ancak daha güzel bir yolu seçmesini istemenin bir faydası yok. Ancak harflerimiz hala hayatta ve şiddetin gücüne inat tüm gücüyle yeni kelimeler, yeni cümleler kurmamız için bizi bekliyorlar.

Popüler Kullanıcılar