Deniz Baykal Ahlak Dedi!

 

 

 

 

Tezgâhlar vardır, ucuza kıyafetler satılır.

Kalitesiz, bayağı, defolu mallar, oraya atılmış, yığılmıştır.

Tezgâhtar bağırır: “Seçin ayırın!..”

Türkiye’nin gündemi de böyle; seviyesizlikler, günübirlik hesaplar, basitlikler yığını.

 

 

Gündemi takip edeceğim diye uzun uzun dalıp gitmek sağlığa zararlı.

Mekdanıls’ta yemek yediğini düşün. (aman, aklından bile geçirme!)

Yapılması gereken ahlak ve ilkeler gözlüğü ve giderek gözü ile bakmak bakılması gerekli yerlere, gerektiği kadar.

Yoksa yazıktır, vakit önemli, ömür kısa, boş işlerden kesinlikle yüz çevirmeli.

 

 

TBMM mesela, önemli bir yer ve oradaki konuşmaları dinlemek gerek, ancak, ne yazık ki yapılan konuşmalardan 10’da 7’sini dinlemek, açıkça, israf demek.

(Bu oran son anayasa değişikliklerinde ortaya çıktı!)

Ondan sonra da Cumhuriyet Halk Partisi gündeme geldi, mâlum!

Statükodan kopuş anlamına gelecek son değişikliği/gelişmeyi de engellemek adına değil üstelik; kimsenin aklına gelmeyecek bir şekilde!

 

 

Koltuğunda ilânihâye kalacağını sandığımız Deniz Baykal’ı, ölüm değil bir komplo aldı aşağıya. Bir zaruri istifa..

Söz konusu Türk tipi bir istifa idi.

Önce tırnak içindeydi, sonra sonra tırnakları söküldü!

(istifanın son durumu merak ediliyor!)

Bu gelişmeleri takip ederken, bir yandan şaşırmaya devam ediyor, diğer yandan biriken şaşkınlığımı gizliyordum.

 

Sonunda dayanamayıp sormaya karar verdim işte:

İnsanları enayi yerine koymak rutin işlerden biri mi bu ülkede?

Halktan biri olarak, bir nevi sahici ‘halk partili’ olarak, hep aynı CHP’nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, özenle hazırlanmış istifa konuşmasını dinlerken ağzım açık kaldı doğrusu. Öyle ifadeler kullandı ki, dedim: yok artık!

Samimiyetsizlik timsali sözleri bir insan bu kadar mı ‘inanarak’ söyler aman Allah’ım!

 

 

“Kara kampanya” dedi Baykal!

Bu ülkedeki en büyük kara kapmayanın en ateşli savunucusuna bakar mısınız, neler de söylüyor!

Haklı, ona karşı yapılan bir kara kampanyaydı. Tıpkı “irtica irtica!” diye diye, “laikliğe saldırı, laikliğe saldırı” diye diye yürüttükleri kampanya gibi kara!

 

 

“Hz Peygamber” dedi Baykal!

Son peygambere, o güzeller güzeli insana bağlı olarak yaşamak isteyen insanlara, onların inançlarına karşı saygısızdı sözlerinden ziyade eylemleriyle!

 

 

“Ahlak” dedi Baykal!

Evet, ona yapılan ahlaksızlıktı ancak Hz. Peygamberin de halkın da kabul ettiği gibi, kendi eylemi (zina) de ahlaksızlıktı; ne var ki kendisi bundan ötürü mahcup bile değildi!

 

 

“İnşallah” dedi Baykal!

‘Allah’ın izni ile’ derken, bir ömür Allah’ın emrettiği buyrukların bir kısmının yaşanmasına izin vermeyen yasakçılığı savundu cansiperane!

Allah’a sadece göklerde, camilerde izin veren, kamusal alan’da “izin vermeyen” kişiydi kendisi!

 

 

“Hileye ve şerre dayalı bir kalleşlik politikasına dur demek zorundayız” dedi Baykal!

Zulüm üreten bu ‘sistem’ değiştirilmek istenirken yıllarca neye dur demişti, neye geç demişti Baykal?

 

 

“Hakkınızı helal edin’ dedi Baykal!

İnşallah bu ülkede mağdur edilmiş milyonlarca insan, zalimlere verdiği desteğe rağmen, sonuçta kendisini affeder, hakkını helal eder.

 

 

Yaşayanların helal ettiğini kabul edelim, peki ya hayatta olmayanlar?

 

 

 

 

 

mehmet ali başaran 

 

 

 

 

 

 


Coronavirus (Covid-19)

  • 30,739,229Coronavirus Vaka Sayısı
  • 957,290Ölü Sayısı
  • 7,406,529Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 15:55

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar