YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ ÖĞR. ÜYESİ PROF. DR. ZEKİ ÇİZMECİOĞLU İLE “EĞİTİM VE ÜNİVERSİTE” KONULU SÖYLEŞİ

Eğitim ve üniversiteler konusu kapsamında görüşleriniz nelerdir hocam?

Ülkemizdeki en önemli sorunlardan biri şüphesiz “Eğitim ve Üniversite” konusudur. Kalkınan ülkeler, öncelikle eğitime ve üniversiteye önem vererek bu başarıya ulaşmışlardır. Çünkü ülkelerin teknolojik, endüstriyel ve ekonomik kalkınmasında öncü kuruluş rolünü üniversiteler üstlenmiştir. 

 

Ülkemiz, Avrupa’nın hiçbir ülkesinde olmayan genç bir nüfusa sahip olduğu halde, üniversitelerimiz bu genç nüfusumuzu eğitmekte yetersiz kalmaktadır. Üniversiteye girme oranı maalesef çok düşük seviyelerde seyretmekte, devlet ve vakıf üniversiteleri, açıköğretim ve iki yıllık meslek yüksek okulları dahil ülkemizde üniversite çağındaki 18-23 yaş arası gençlerin yüksek öğrenime girme oranı yaklaşık % 53,4 civarında olduğu göz önüne alınırsa üniversite çağındaki iki gencimizden yaklaşık birisi yüksek öğrenime devam edememektedir. Her ailenin ortak sorunu çocuklarının okuma sorunudur. Her anne ve babanın çocuğunun üniversiteyi kazanarak orada okuması en büyük hayallerindendir. Okumak isteyen ve üniversiteye girmek istediği halde giremeyen bu gençlerimizin okuma sorununu halletmek ülkemiz için beklemeye asla tahammülü olmayan, acilen çözüme kavuşturulması gereken bir konudur.  

 

Diğer taraftan ülkemizde endüstri ve iş piyasası problemlerini ya bilimsel olamayan yöntemlerle çözmekte ya da yabancı ülkelerden satın alınan teknolojilere dayalı olarak üretimi gerçekleştirmekte ve problemlerini çözmektedir. Üniversitelerimiz maalesef araştırma potansiyellerini yeterince ülkenin ve toplumun problemlerini çözmeye yönelik olarak kullanamamakta, beklenen fonksiyonunu bu açıdan da yeterince yerine getirememektedir. 

 

Sizce üniversitelerin ülkemizde beklenen fonksiyonu ne olmalıdır?

Üniversite, evreni kuşatan eğitim kurumu demektir. Üniversite eğitimi, mezunlarına evrensel ve kuşatıcı bir bakış açısı kazandırmalıdır. Üniversiteler bilgi üreten, çağdaş eğitim ve öğretim ile toplumun ihtiyacı olan elemanları yetiştiren ve yaptıkları araştırmalarla ülkenin bilimsel potansiyelini ve teknolojik imkanlarının artırılmasını sağlayan kurumlardır. Günümüzde teknolojik ihtiyaçlar, küreselleşme ve rekabet şartları çağdaş üniversitenin aşağıdaki eğitim-öğretim, araştırma ve danışmanlık gibi üç önemli fonksiyonu yerine getirmesi gerektiğini ortaya koymuştur.  

 

a) Eğitim-Öğretim : Üniversiteler, ülkenin ihtiyacı olan yükseköğretimi yeterli kapasitede ve kaliteli bir düzeyde gerçekleştirip, topluma lider olabilecek ve uluslar arası platformda yarışabilecek insanları yetiştirerek ülkeye eğitilmiş insan gücünü kazandırmalıdır. Üniversitelerin öncelikli görevi, ülkenin ihtiyacı olan kaliteli insanı yetiştirmektir. 

b)Araştırma : Üniversiteler ülke problemlerine, endüstri ve iş piyasasının ihtiyaçlarına yönelik araştırmalar yapmalı, bilgi ve teknoloji üretmelidir. Üniversitelerin bir başka görevi, dünyadaki gelişmeleri ülkeye aktarmak ve bilimi ülke çapında yaymaktır.

c)Danışmanlık: Üniversiteler toplumun ihtiyaçlarına yönelik projeler üreterek topluma danışmanlık ve rehberlik yapan öncü kuruluşlar olmalıdır. 

 

Bu açıdan üniversiteler bilgi, kültür ve araştırma merkezleri olmalıdır. Üniversiteler bilgiyi üreten, uygulayan, öğreten, yayan ve sunan kurumlar olmalıdır. Üniversiteler, bilimi bilim için değil pratik yarar için endüstri, ekonomi ve teknoloji için yapmalıdırlar.

 

Yüksek öğretimin karşı karşıya bulunduğu problemleri özetlersek?

 

Ülkemizde yüksek öğretimin karşı karşıya bulunduğu genel problemler şöyle özetlenebilir:

 

İlk, orta ve yüksek öğretim arasındaki koordinasyon yetersizliği

Üniversiteye giriş darboğazının mevcudiyeti 

Brüt okullaşma oranının düşüklüğü

Öğrencilerin çok düşük bir oranının istediği bölüme girebilmesi

Mezunların iş bulamaması ve mezunların hak ettikleri itibarı görememeleri

Eğitim kalitesinin yetersizliği ve kaliteli eğitimin teşvik edilmemesi

Bilgisayar v.b. eğitim araç ve gereçlerinin yetersizliği

Sınıfların kalabalık olması ve öğretim üyelerinin öğrencilerle yeterli düzeyde ilgilenememeleri

Üniversite altyapı ve laboratuar imkanlarının yetersizliği

Üniversite, kütüphane, kültürel ve sosyal imkanlarının yetersizliği

Kaliteli öğretim üye ve yardımcılarının kıtlığı

 

YÖK ve üniversitelerin  yeniden yapılanması hakkındaki fikirlerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Bilindiği gibi Türkiye’de yükseköğretimi düzenleyen ve bütün esasları tespit eden 2547 sayılı YÖK kanunu 1981 yılından beri uygulanmaktadır. Bu Kanundan önce yükseköğretim kuruluşları (üniversiteler, akademiler ve yüksekokullar) düzenlemeye ve bütünleşmeye ihtiyaç duyulur durumda idiler. Bunun çözümü için yapılan çalışmalar uzun zaman sonuçlandırılamamıştı. Çeşitli nedenlerle ortaya çıkan sosyal aksaklıklar yanında yüksek öğretimin bu durumu tatmin edici olmaktan uzaktı. Ancak böyle bir durumda en ideal çözüm için bir genel çerçeve kanunu ile hedeflerin ve genel prensiplerin belirtilmesi ve aşırı derecede ayrıntılı ve merkeziyetçi bir sistem tercih edilmemesi gerekmekte idi. Halbuki ortaya konulan YÖK Kanunu bu yaklaşıma tamamen uymamaktadır. Bu kanun, akademik kurulların yöneticiler tarafından önemsenmemesine, hatta istendiğinde kurulların tek yöneticiye adeta yardımcı mahiyette müteala edilmesi gibi gelişmelere imkan veren bir sistem görünümünde, tartışmayı kısıtlar şekilde gelişmelere yol açmıştır. YÖK Kanunu, zamanla merkez organı tarafından çok sayıda ve sık değişen yönetmelikler veya esaslar ile, adeta çok güç uygulanabilir duruma gelmiştir. YÖK’ün üniversiteleri merkezi bir şekilde koordine etmek amacı ile oluşturulmuş bir organ olarak genel çerçeve çizerek üniversiteleri koordine etmesi beklenir iken, üniversitelerin dahili sorunlarına müdahale eden bir kuruma dönüşmüş olması yeni sorunlar yaşanmasına sebep olmuştur.

YÖK yasası mutlaka değişmelidir. YÖK adı tamamen kalkmalıdır. Yaptıklarından dolayı güzel şeyler  anımsatmayan “12 Eylül 1980 Darbe Ürünü” bu isim mutlaka değişmelidir. Yükseköğretim kurumları arasında koordinasyonu sağlayacak merkezi bir kurul oluşturulmalı, bu kurul ile MEB arasındaki koordinasyon sağlanmalıdır. 

Vakıf üniversitelerinin çoğalması ve yüksek öğretimin yaygınlaştırılması hakkındaki düşünceleriniz? 

Gelişmiş Batı ülkelerinde yüksek öğretimin yaygınlaştırılması sadece devlet üniversiteleri ile olmamıştır. ABD’de özel vakıf üniversiteleri sayesinde yüksek öğretim yaygınlaşabilmiştir. Vakıf üniversiteleri cazip burs seçenekleri ve yeni eğitim programlarıyla her geçen gün öğrenci tercihlerinde daha fazla yer almaktadır. Mezuniyet sonrası iş bulma imkanı yüksek programlara öncelik veren vakıf üniversitelerine ilgi her geçen yıl artmaktadır. Klasik eğitim programlarının ötesinde, dünyadaki yükselen trendleri takip eden vakıf üniversiteleri bu yönüyle öğrenci tercihlerinde ciddi bir alternatifi olmaya başlamıştır.  Uluslararası yetkinliğe sahip akademik kadroları, teknolojiyle desteklenen eğitim altyapıları, teknik ve sosyal olanakları ile uluslararası bağlantıları vakıf üniversitelerinin önünü açmaktadır. Vakıf üniversiteleri, devlet üniversiteleri tarafından karşılanması giderek zorlaşan yükseköğretim yükünü az da olsa hafifletmektedir. Ülkemizde vakıf üniversitelerinin artması ve burslu öğrenci kontenjanlarını arttırması ülkemizde devlet üniversitelerinin yükünü azalttığı gibi eğitimin sorunlarını azaltması bakımından büyük önem arz etmektedir Bu açıdan vakıf üniversitelerinin açılması teşvik edilmelidir. Ülkemizde yetenekli, çalışkan gençlerimizin okuma imkanlarını arttırmak amacı ile iş adamı ve varlıklı aileler arasında burs kampanyaları ile bir eğitim seferberliği başlatılmalıdır.

 

Uzaktan eğitimin uygulanması ve yüksek öğretimin yaygınlaştırılması hakkındaki görüşleriniz? 

Dünyanın gelişmiş ülkelerinin birçok üniversitesinde uzaktan eğitim yöntemleri kullanılarak eğitim ekonomik olarak yaygınlaştırıldığı halde, maalesef ülkemizde istenen düzeyde internet üzerinden eğitim istenen düzeyde yaygınlaşamamıştır. Uzaktan eğitim yönteminin ülke çapında yaygınlaştırılması, hem mevcut eğitim kadrosunun daha geniş bir kitleye eğitim vermesi, hem de eğitimin ekonomik ve yaygın olması açısından en ideal çözümdür. Ülkemizde internet kullanımı oldukça yaygınlaştığına göre okumak isteyen gençlerimizi ailesinden, köyünden,  kasabasından ayrılmadan, büyük şehirlere gelmeden ilave barınma ve diğer masraflara gerek kalmadan, çok daha ekonomik eğitim bedelleri ile uzaktan eğitim modeli ile eğitmek mümkündür. 

 

Yüksek öğretimin önündeki zaman ve mekan engellerini ortadan kaldıran, okumaya imkan bulamayan gençlerimize çağımızın yüksek bilişim teknolojilerine dayalı internet ortamında kaliteli bir eğitim vermek mümkün olacaktır. Bu sistemle eğitim, 24 saat canlı tutulmakta, öğrenciye 24 saat bilgi alma-verme fırsatı, etkili ve dinamik bir şekilde, danışman öğretim üyesiyle sürekli iletişim içinde bulunma olanağı sağlanmaktadır. Ayrıca ‘Öğretim Yönetim Sistemi’ aracılığıyla öğrencilerin ve öğretim üyelerinin akademik faaliyetleri, sürekli olarak denetlenmekte ve değerlendirilmektedir.Uzaktan eğitim sistemi ile alanında tanınmış öğretim üyeleriyle etkileşimli olarak, haftada 7 gün, günde 24 saat eğitim hizmeti verilmekte, dersler sesli ve görüntülü eğitimlerin yer aldığı sanal sınıflarda yapılmaktadır. Yapılan tüm dersler kayıt edilerek öğrencinin dersi tekrar tekrar izlemesine imkan sağlanmaktadır. Eğitim, ara sınavlar ve ödevler tamamen internet üzerinden yürütülmekte, ancak başarı belirlemesinde %70 ağırlığa sahip olan dönem sonundaki final ve bütünleme sınavları ise kimlik kontrollü merkezlerde, eş zamanlı olarak, sınıf ortamında yüz yüze yapılmaktadır. Ülkemizde interaktif bir üniversite modeli ile bütün branşlarda mevcut üniversite öğretim üyelerinin ek görevle görevlendirilerek internet üzerinden eşzamanlı eğitim ile üniversite kapısında yığılan milyonlarca gencimizin acil olarak eğitimi en ekonomik olarak gerçekleştirilmelidir. Laboratuar gerektiren alanlarda uzaktan eğitim alan öğrenciler ise mevcut üniversitelerimizin laboratuarlarından belirli bir programa göre yararlandırılmalıdır.

 

Paralı eğitim hakkında devlet yönetimine bu konuda neler söylemek istersiniz?

Eğitimin bir bedeli vardır. Eğitim hizmetini almak isteyen bu bedeli ödemelidir.  Ancak bu eğitim hizmetinden herkesin yararlanabileceği bir sistem geliştirilmelidir. Bu ülkede ev almak isteyene ev kredisi, araba almak isteyene araba kredisi verildiğine göre, bundan daha da önemlisi okumak isteyen, ancak okuma ücretini ödeyemeyen gençlerimize eğitimlerini yapmak üzere eğitim kredisi verilmeli,  bu krediyi alanlar meslek hayatından borçlanabilmelidir. Okumak isteyen gençlerimize bu eğitim kredisini vermek için devletimiz bankalar ve finans kurumlarını teşvik etmelidir.

 

Eğitim ve üniversite alanındaki sorunların çözümü için görüşlerinizi bize kısaca aktarabilir misiniz?

Duvarlarında “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” yazılı T.B.M.M.’nin 12 Eylül 2010 Referandumu ile ortaya çıkan sonuca bağlı olarak yeni anayasa yapım sürecinde Türk Milleti’nden aldığı yetkiyi kullanarak Üniversite ve Yükseköğretim Kurumları’ndaki sorunların çözümü için darbe ürünü olan “YÖK Sistemi” ni  kaldırarak, Yükseköğretim kurumları ve MEB arasında  koordinasyonu sağlayacak “Merkezi Bir Kurul” oluşturmaya dayalı bir model ile gerekli değişiklikleri sağlamalıdır. Üniversitelerimiz merkezi  bir organın müdahalesi olmadan, kendi problemlerini çözen, kazanan ve gelişen üniversite modeli ile yönetilmelidir. Üniversitelerimiz düşünce hürriyetine önem veren ve özgür düşünceyi temsil eden kurumlar haline gelmelidir. Üniversitelerimiz özerkleşmeli ve küreselleşmelidir.  Ülkemizde okumak isteyen üniversite kapısında yığılmış milyonlarca gencimizin eğitim ihtiyacının karşılanması için yeni üniversitelerin kurulması yanında,  ekonomik eğitim yöntemi olan uzaktan eğitim sisteminin yaygınlaştırılması, eğitim kredisi sisteminin geliştirilmesi ile eğitimin finanse edilmesi ve vakıf üniversitesi burs kontenjanlarının arttırılması gibi acil çözümler üzerinde çalışmalar yapılmasının yararlı olacağını ifade etmek isterim. Sonuç olarak üniversitelerimiz, ülkemizin genç nüfusunu iyi eğiten, bilgi ve teknoloji üreten, araştırmaları ile ülkenin, endüstri ve iş piyasasının sorunlarını çözen, topluma bilgi ve projeleri ile yol gösteren saygın kurumlar olmalıdır.


Coronavirus (Covid-19)

  • 1,386,161Coronavirus Vaka Sayısı
  • 79,014Ölü Sayısı
  • 297,379Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 19:15

HaberX Anket

Koronavirüs önlemleri yeterli mi?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar