BELÇİKA'DA YAŞAYAN TÜRK KADINLAR (1)

Pınar Bayram: 1987 Belçika doğumlu göçmen bir Türk ailenin Belçika’daki 3. nesil fertlerinden. Liège Üniversitesinde mimar mühendisliği eğitiminin ardından aynı üniversitede master eğitimini sürdürüyor. Bazı hafta sonları öğrenci olarak mağazalarda fotoğraf makinalarının promotörlüğünü yaparak evin ekonomisine katkıda bulunuyor; kendi harçlığını kazanıyor. Ritim Kültür Sanat Derneği'nde yönetim başkan yardımcısı. Gerisini kendisinden dinleyelim: 

 

“Türklerin Belçika’daki varlığı 1960 yıllarına dayalıdır. O zamanlarda hızla endüstrileşen Belçika, İtalyanlardan sonra çok sayıda Türk ve Faslı kömür işçilerini ülkeye çağırdı. Bu göçmenlerin ülkeye yerleşmesiyle birlikte ekonomik alanda olduğu gibi sosyal ve kültürel alanda da devletin gelişmesini sağladı. Bugün Belçika’nın 10 milyonluk nüfusunun 160 bini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı veya çifte vatandaştır yani bulundukları ülkenin vatandaşlığına da sahipler. Günümüzde Belçika’da yaşayan Türk gençleri 3. kuşaktan oluşuyorlar. Onlar maden ocaklarına işçi olarak gelen Türklerin torunları ve Belçika’da doğup eğitim gören ilk Türk kökenli Belçika vatandaşlarını temsil ediyorlar.
Belçika’nın 3 tane resmi dili vardır bunlar: Flaman bölgesinde, Felemenkçe; Güneyde Valon bölgesinde, Fransızca; Almanya sınırlarına yakın Valon bölgesinde, Almanca, merkezde Brüksel'de Fransızca ve Felemenkçe konuşulur. Yaşanılan ülkenin dilini veya dillerini iyi bilmek sosyal ve ekonomik uyumun anahtarıdır, Türk göçmenlerinden ve çocuklarından oluşan bu ilk iki kuşağın en başından beri en büyük sıkıntısı yabancı dil yetersizliğiydi. Dil olmadan iş hayatında bir takım zorluklara maruz kaldılar. İki dil, iki kültür arasında yetişen üçüncü kuşak ise, eğitim sürecinde velilerin bilgilerinden yararlanamadığı için, geri kalmalarına neden oldu. Tüm bu zorluklara ve çabalara rağmen şimdilerde düzgün yabancı dil bilgisine ve saygın mesleklere sahipler. Dolayısıyla dördüncü kuşakla birlikte bundan sonra gelecek kuşaklar okul hayatında ve sosyal uyum sahasında eskisi gibi güçlük çekmeyecekler.
Belçika’da Türk toplumunu oluşturan yalnızca göçmen ve evlatları değildir. Evlilik bağları sayesinde Belçika’ya henüz yeni yerleşen Türkiye doğumlu Türkler eski kuşakta olduğu gibi yabancı dil eğitimi almazlarsa, tarlada meyve toplama veya günlük ev işleri alıyorlar. Dil yetersizliğinden kaynaklanan bir iletişimsizlik ve dolayısıyla iş bulma zorluğu bu yüzden ortaya çıkıyor. (Kadın-erkek herkesi ilgilendiren bir sorundur dil)
Toplumun da ailenin de temel unsuru olan kadınlar geçmiş tarihlere nazaran artık hak ettikleri konumda yer alıyorlar ve erkekler gibi eşit haklara sahipler. Belçika’da yaşayan Türk kadınların ve genç kızların varlığını hayatın her alanında (politika, sanat, ekonomi) görmek mümkün. Hatta sosyal alanda çalışan Türk kadınlar erkeklere göre çok daha fazla.
Belçika’da birçok dernek Belçika´da yaşayan Türk toplumuna, gençlerine ve kadınlarına yönelik çalışmalar yapıyor. Belçika Türk Dernekleri Birliği'nin vermiş olduğu bilgilere göre yaklaşık birliğe 157 tane dernek kayıtlıdır ve sayısı da zaman geçtikçe artmaktadır. Bunlardan bir tanesi "Belçika Türk Kadınlar Derneği" adı altında Türk Kadınlarına hizmet ediyor. Amaçları Türk halkını en güzel biçimde temsil etmek, Türk halkının ihtiyacı doğrultusunda aktiviteler ve faaliyetler düzenlemek, kültürel sergiler, defileler, yarışmalar, gösteriler gibi sadece eğlenceden ibaret değil aynı zamanda eğitici ve dinlendirici zengin faaliyetlerden oluşuyor."

İyİ BaYrAmLaR

 

 

 

Coronavirus (Covid-19)

  • 862,574Coronavirus Vaka Sayısı
  • 42,528Ölü Sayısı
  • 179,127Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 12:30

HaberX Anket

Koronavirüs önlemleri yeterli mi?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar