Korkak siyasetçiler, bir adım geride dursun!
Madem siyaset sorunları çöze sanatıdır, öyleyse siyaset yapmak isteyen cesur olmalı. Pısırık insanların kendileri sorundur, var olan sorunları nasıl çözecekler?
Ülkemiz şu andaki hali şuna benziyor; bir köy ağası vefat edince arazi yedi çocuğuna kalıyor. Bu çocuklar her biri bir telden çalınca köy o verimli topraklarıyla birlikte onları beslemeye yetmiyor.
Kimi çalışmadan kazanma derdinde, kimi gece hayatına alışmış, bir diğeri ahaliden borç harç almış ve faizle katlanmış vaziyette bir iki tanesi de bu haylazların menhus hallerine eyvallah etmiş derken hayat verimsiz, lezzetsiz, bereketsiz akıp giydir ve bunlar aval aval bakıyor.
Hele şu ülkemizin haline bakın Allah aşkına bundan çok mu farklı? 1924 Anayasası ile devlet ve millet arasında başlayan yabancılaşma ve husumet hala yerini bir türlü sükunet ve sühulete bırakmadı.
Cennet misal bir yarım adada dünyaya gelmişiz, yaşanan dört mevsimli iklimiyle, kara, deniz ve havasıyla bir numara olan bir ülkede yaşıyoruz, ama mutlu, kanaatkar, kendini güvende hisseden bir millet olamıyoruz.
Derin devletin eseri olan JİTEM ve partneri PKK ile yarım asır hırpalandık, yermedi FETÖ ile istila edilmeye çalışıldık, derken hala da “sırat-ı müstekim” ile tanışamadık. “İlahi Öğreti” ile barışan müstakil bir devlet olamıyoruz. İstanbul Sözleşmesi ve benzeri mukavelelerle sinsice istila edilmişiz.
Kim kimden korkuyor, neden hak ve adalet alanında ilerleme sağlayamıyoruz? diyerek kendini sorgulamamız gerekirken ha bire yanlışta ısrar ve patinaj ediyoruz.
Siyasetimizde kendilerine hiç ihtiyaç olmayan ve biri diğerinden besleyen iki parti var, HDP ve MHP/İYİ parti bu iki partinin memlekete ve millete faydası sıfırdır, biri devlete saldırıyor, diğeri sözüm ona devleti savunuyor. Ülke sorunları da ortada sahipsiz kalıyor. Bunların defolu siyaseti yüzünden toplumda kutuplaşma oluşuyor, huzurumuz kaçıyor.
Kürt meselesi için yapılacak bazı iyileştirmeler var MHP “ben buradayım, şu şu maddelere dokundurtman” derken HDP de şu andaki yarı terör halini kabul ettirme peşinde.
Anayasanın 42. ve 66. Maddesi sıkıntılı maddelerdir, 82 anayasasından kalma bu maddeleri eleştiriye açanlar dahi gereğinden fazla eleştiriliyor.
CHP/İYİ PARTİ/HDP’nin katkılarıyla hazırlanan sözde bir anayasa taslağı vardı, birileri ortalığı toz duman ettiler. Sanki kendileri çok pir u paktırlar da? Kardeşim bir sorun varsa başta siyasiler olmak üzere bu konuda fikrini beyan etmeleri lazım, ama doğru ama yanlış, Meclis ülke sorunlarının çözülmesi için en meşru yer değil mi? Partiler konuşmazsa, siyasiler konuşmazsa kim konuşacak?
Geçende X televizyonun A programında konuşan Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Bülent Arınç “Kürtler bu milletin mazlumlarıdır” manasında bir ifade kullandı, doğru da bunu söylerken Kürtlerin duygularını mı okşadı, yoksa bu konuda bir çalışma yapmak için bir umudun varlığına mı işarettir, pek anlayamadık.
Madem öyle, bu zulmü ortadan kaldırmak için ne bekliyoruz? Var olan sorunlarımızı çözmemiz gerekirken neden öteliyoruz?
Bir önceki dönem Diyanet Reisi Prof.Dr.Mehmet Görmez “Kürt meselesi kardeşlik edebiyatıyla değil, kardeşlik hukuku ile çözülür” demişti. Bu durumda çare çözüm yeri TBMM değil mi? Kim kimden korkuyor? Cumhuriyetin ilk yıllarında kabul edilen İstiklal Marşı dahi “Kokma!” diye başlarken bu gün neden endişeliyiz?
Cumhurbaşkanımız FETÖ örgütü için tavanı ihanet, ortası ticaret, tabanı ibadet dediği halde, en çok taban 15 Temmuz sonrası etkilenmedi mi? Bu konuda mağdurların olduğunu söylüyoruz, bazı işgüzar kimseler bizi hemen FETÖ’cülükle itham ediyorlar. Siz gidi arsız herifler, günün nimetlerinden faydalanmak için şerefli, saygın, nitelikli vatandaşlarımıza itibar kaybettiriliyor.
Elhemdulillah ki eskiden beri FETÖ ile uzaktan yakından bir irtibat ve iltisakımız yok, bu karanlık yüzü ortaya çıktıktan sonra da onunla mücadele ediyoruz.
Bu ülkede huzur içinde yaşamak isteniyorsa sorunlarımızı TBMM’de çözeceğiz.
Basına yansıdığı kadarıyla bazı partiler direk ya da dolaylı olarak bir anayasal çalışma üzerinde çalışınca birileri niye gocunuyor acaba? Kardeşim sen görevini yapmazsan birileri gelir yapar, bu kadar basit.
Korkak isen,
Gözün parada var ise,
Kamunun menfaatine bireysel menfaatin için göz dikmişseniz, zaten korkaklık kaçınılmaz olur? Ama;
Halka vekil olmak için meclise gitmişseniz?
Amacınız bu halka huzur ve mutluluk kazandırmak ise,
Bir sonraki dönem vekil olmak için niyetiniz yoksa, vazifenizi yapın derim.
Korkak siyasetçiler, bir adım geride dursun o kadar!
Bu halkın makus kaderinin üzerinde oturmayın!
Korkmayın aç kalmazsınız
Selam ve selametle.

Eyuphan KAYA

Bülent Ertekin

Coronavirus (Covid-19)

  • 60,719,936Coronavirus Vaka Sayısı
  • 1,426,823Ölü Sayısı
  • 17,262,879Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 06:15

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar