Kerkük Barzani’ye Niye Kurban Veriliyor?

 

25 Eylül 2017 tarihinde, Kuzey Irak’ta bir referandum oyunuyla, bir Kürt devletinin kurulması ve uluslararası alanda meşrulaştırılması oldubittiye getirilmek üzeredir…

***

ABD’nin yaşadığı 11 Eylül travmasının intikam hırsı, öldürdükleri milyonlarca bigünah Müslümana rağmen bir türlü bitmedi…

Peşinden bir de kendi çıkarlarına ve İsrail’in emellerine hizmet edecek, yeni bir Ortadoğu dizayn etmek istediler…

O dizayn planının içinde önce Irak, peşinden Suriye vardı… Bu iki ülke teslim alınıp parçalara bölündükten sonra sıra Türkiye’yi bölmek, tamamen etkisizleştirmek ve emre amade bir/birkaç peyk devlet kurmaktı.

***

Irak’ı zaten tarumar etmişlerdi. Arap Baharı denilen ve başlarda “özgürlük rüzgârı” diye telakki edilen başkaldırıları, derhal kendi emellerine hizmet edecek teröristik hareketlere dönüştürdüler ve Suriye’yi yıkmak için ellerinden gelen her türlü melâneti jet hızıyla yapmaya başladılar…

***

Özetin özetiyle geçelim: On binlerce sapık katil ve ellerindeki en modern silahlar Suriye ve Irak topraklarına gökten zembille inmedi ya!

Her şeyi bunlar organize ettiler ve silahlarıyla birlikte o on binlerce teröristin iaşe ve ibatelerini de bunlar temin ettiler…

***

Kötü emellerin hedefindeki bir başka devlet de, hab-ı gafletten uyanmak ve gardını almak yerine; bunların emellerine hizmet ettiği yetmediği gibi, kaçınılmaz bir başka gerçeği fehmedemediği için de, terörizm denilen bumerangın da hedefi oldu…

***

Kaç insanımızı terörizme kurban verdik, hesabını bilen var mı?

Devletin bütün varlıklarını da satarak, kişi başına düşen gayri safi milli hasılâmızı on bin doların üstüne çıkarmıştık…

Şimdi beş bin doların da altında…

Hangisine yanalım…

***  

Döndük geldik bugüne…

İsrail, Irak’ı bölmek ve kendisinin uydusu olacak bir Kürt devletini kurmak için on yıllardır sarf ettiği emeğin semeresini almak üzeredir…

Bu bağlamda, Amerika Birleşik Devletleri de, Suriye’de Rusya ve İran karşısında yaşadığı hezimetin rövanşını almak üzeredir.

Ve elbette aynı zamanda Siyonizm’e hizmet etmek için tarihî bir fırsat yakalamış olmanın önemini de çok iyi bilmekte ve gerçekleştirmek için, el altından her türlü oyunu oynamaktadır…

“Referandumu erteleyin” veya “ABD Kuzey Irak’taki referandumu desteklememektedir” gibi bir iki cılız açıklamayla dünyayı kandırma siyasetine devam etmektedir…

Oysa alttan alta oynadığı oyun, bir an önce bir Kürt devletinin kurulması ve Irak’ın parçalanmasıdır.

Saddam döneminde vatanına ihanet ederek ABD saflarında Irak ordusuyla savaşan Barzani hainini, bir devlet olarak ödüllendirecek ve o devletin bütün nimetlerinden (Kerkük petrolleri) de sonuna kadar faydalanacaktır…

Yukarıda da bahsettiğim gibi, Rusya, İran ve son zamanlarda Rusya ve İran ile aynı çizgide hareket eden Türkiye’ye karşı da çok önemli bir mevzi ve tıpkı Suudi kralı gibi sadık bir uşak kazanmış olacaktır…

***

Pekiyi…

Hâl ve vaziyet böyle iken biz ne yapıyoruz?

Gaflet uykusu devam mı ediyor yoksa başka ince hesaplar peşinde miyiz?

Bütün dünya görüyor ki, Türkiye’nin “Referanduma karşıyız” çıkışı, cılızın da cılızıdır…

***

Kuzey Irak’ta kurulacak bağımsız bir Kürt devletinin, Türkiye’yi bölmek isteyenlerin ekmeğine yağ süreceğini görmemek için kör olmak lâzım…

Güneyimizdeki PYD/YPG oluşumuna binlerce TIR silah ve mühimmat yığan ABD, bu işi babasının hayrına mı yapıyor sanıyorsunuz?

Irak’ta kurduracağı ve Birleşmiş Milletlere üye yaptırarak meşrulaştıracağı bir Kürt devleti ile Suriye ve Irak’ın akıbetini yaşatmak istediği Türkiye emeline bir adım daha yaklaşmış olacağına göre; biz, bu referandum ve sonucunda doğacak olan Kürt devletine neden şiddetle karşı çıkmıyoruz?

Bile bile ABD ve İsrail’in amacına hizmet ederek kendimize kefen mi biçiyoruz?

***

Irak merkezî hükûmetiyle hareket ettiler diye çok kızdığımız ve kin beslediğimiz Kerkük Türkmenlerini bir aşiret reisine teslim mi ediyoruz?

PKK’nın hamiliğini yapan, Kürtlerin bir kedisini bile Türkiye’ye vermem diyen Barzani’ye bu muhabbetin sebebi nedir?

***

Diyelim ki, Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kuruldu ve Kerkük petrollerinin yegâne sahibi oldu…

Bu petrolleri, dış dünyaya nasıl ve hangi yoldan pazarlayacak?

Suriye üzerinden pazarlaması mümkün görünmüyor. Türkiye’nin Irak’tan Akdeniz’e kadar olan sınırı boyunca kurulması hayâl edilen bir başka Kürt devleti, hayâl olmaktan öteye geçmeyecektir. Eğer kurulursa, Maazallah o zaman Türkiye bölünmüş demektir. Veya bölünmeye mahkûm olmuş demektir…

Bölünme sonrasında Güney Irak ile düşman olacağına göre, hatta büyük ihtimalle bir savaş hâli yaşayacağına göre, Basra üzerinden ve Fars körfezinden de dış dünyaya ulaşma ihtimali sıfırdır…

İran, hiçbir şekilde bir seçenek değil…

Geriye kim kaldı?

Türkiye…

Zaten mevcut bir boru hattı var. Mevcut BOTAŞ depolama ve denizden tankerlere yükleme tesisi var…

Irak merkezî hükûmetinin itirazı üzerine, bölgesel Kürt otoritesi bu hattan dış dünyaya petrol ihraç edemiyordu…

***

Ancak…

Meşru bir devlet olduğunda, şarıl şarıl petrol akıtacak bu hattan…

Yumurtalık tesislerinden vızır vızır petrol tankerleri hareket ederek bütün dünyaya aşiret reisinin petrolünü taşıyacaklar…

Eee?

Bizim elimiz armut mu topluyor?

Elbette ki aslan payını biz alacağız…

Ve o pay, bizim Kars deyimiyle “iki unluğa bir denliğe” pay edilecek!

***

Şimdi anlaşıldı mı ülkemizi niye tehlikeye atıyoruz?

Şimdi fehmettik mi Kerkük Türkmenlerini neye kurban veriyoruz? 

Popüler Kullanıcılar