BAKAN KASAPOĞLU “USTA”YI İZLEDİ

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Sultan 2. Abdülhamid'in vefatının 101. yıl dönümü kapsamında sergilenen “Usta” adlı tiyatro oyununu izledi. Bakan Kasapoğlu, Sultan Abdülhamid’in, yalnızca içinde bulunduğu medeniyet havzasının değil, bütün dünya mazlumlarının ümidi ve umudu olmayı bizlere öğrettiğini kaydetti.
Sultan 2. Abdülhamid'in vefatının 101. yıl dönümü kapsamında, Ahmet Yenilmez'in "Usta" isimli tiyatro oyunu Gençlik ve Spor Bakanlığı himayelerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Kongre ve Kültür Merkezi'nde sergilendi.Gençlik ve Spor Bakanı Kasapoğlu, oyun öncesi yaptığı açıklamada, “Allah'a hamdolsun ki; Abdülhamid Han'ın o geniş vizyonunu, Osmanlı Devlet sisteminde imza attığı büyük hamleleri bugün rahatça konuşabiliyoruz” diye konuştu. Abdülhamid Han’ın, sadece askeri sahada değil, her alanda bu aziz coğrafyaya ışık tutmuş bir şahsiyet olduğunu vurgulayan Bakan Kasapoğlu, "Abdülhamid, yalnızca içinde bulunduğu medeniyet havzasının değil, bütün dünya mazlumlarının ümidi ve umudu olmayı bize öğretmiştir” şeklinde konuştu.
Necip Fazıl Kısakürek'in ifadesiyle, “Abdülhamid'i anlamak, her şeyi anlamak demektir" diyen Bakan Kasapoğlu, şöyle konuştu:
" Abdülhamid'i anlamak demek, coğrafyamızın problemlerini idrak etmek demektir. Yarınlarımızı ışıklandıran fikirleri, projeleri, hayalleri anlamak demektir. Abdülhamid'i anlamak demek, vatan, millet, ülke, memleket ve istiklali doğru kavramak demektir. Abdülhamid Han'ı anlamak, İslam'ın evrensel mesajını ve İslam ümmetini bir bütün olarak anlamak demektir. Herkes ayrı ayrı haince planlar kurarken, ortaya çıkan hür iradeli ve bağımsızlık aşığı bir adamın bu hain planları nasıl bozabildiğini anlamak demektir. Abdülhamid'i anlamak aynı zamanda Sayın Cumhurbaşkanımızın şahsında Türkiye'nin zalimlere, bozgunculara karşı dik ve onurlu duruşunu anlamak demektir."
Sultan Abdülhamid'in ailesini bir arada tutmaya çalışan müşfik bir baba gibi Devlet-i Ali'ye sahip çıktığını belirten Bakan Kasapoğlu, "Bozgunda bir fatih düşü misali karanlık güçlerin karşısına Doğu'nun son sultanı olarak dikildi. Bu iradenin 'Osmanlı Devleti'nin en uzun yüzyılı' içinde nasıl çetin bir imtihanla ortaya çıktığını görmek hayati derecede mühimdir. Dünyanın diğer yarım küresine şah çeken bu zeka, durumu tamamen mazlumlar lehine çeviremese de bir umut olarak uzun yıllar etkisini göstermeye devam eder" diye konuştu.
Filipinler'deki Mindanao Adası'nda yaşayan Moro Müslümanlarının, halen bazı köylerde Abdülhamid Han adına hutbe okuttuğuna dikkat çeken Bakan Kasapoğlu, "O'nun adına okutulan bu hutbeyi hulus-i kalp ile dinleyen bir avuç mazlum Asyalı’nın gözlerindeki ışıltıda işte o Abdülhamid şuurunu görmek mümkündür. Allah'a hamdolsun ki Abdülhamid Han'ın o geniş vizyonunu, Osmanlı Devlet sisteminde imza attığı büyük hamleleri bugün rahatça konuşabiliyoruz. Biliyorsunuz, kendi ülkemizde bunu rahatça yıllar boyu konuşma şansı bulamadık. Konuşanlar, Cumhuriyet karşıtı olarak itham edildiler" ifadelerini kullandı."Her alanda bu aziz coğrafyaya ışık tuttu"Bakan Kasapoğlu, Abdülhamid Han'ın modern askeri okulları açtığını, torpido atışı yapabilen ilk denizaltını yaptırdığını anlatırken, "Ordumuzu baştan aşağıya çağın gereksinimleriyle donattığını bilmek zorundayız. O'nun, bu toprakların en ücra köşesine kadar taşıdığı ruh sayesinde Osmanlı pek çok badireye direnebilmiştir. Yine o ruh sayesinde Mehmetçik Çanakkale'yi, Kut zaferini ve İstiklal Harbi'ni kazanacak inanca tekrar kavuşmuştur" dedi.
Abdülhamid Han’ın sadece askeri sahada değil, her alanda bu aziz coğrafyaya ışık tutmuş bir şahsiyet olduğunu vurgulayan Bakan Kasapoğlu, şunları kaydetti:
"Yaşadığı çağın ilerisinde bir insan olarak bu millete müthiş bir ufuk çizmiştir. Devrin bütün gelişmelerini bizzat takip ederek, bilimsel yenilikleri halkın gündelik yaşamına adapte etmiştir. Elektrik altyapısından tren yollarına, otomobil ve kara yolundan fabrikalara kadar pek çok alanda ilkleri yaşatarak bu topraklara bir takım izler bırakmıştır. Osmanlı Devleti'ne yardım diye sunulan bala karışmış baldıran zehrini elinin tersiyle itecek kadar iradeye sahip bir şahsiyetti. 'Bizi yükselten dinimize karşı duyduğumuz aşktır' sözüyle medeniyetimizin kutlu mayasına işaret eden Abdülhamid Han, Avrupa'ya ilk öğrenciyi yollayarak maziden atiye bir köprü gibi uzanmayı da bilmiştir. Bir toplumun ayağa kalkması için kız evlatların da en az oğullar kadar vatan şuuru sahibi olmasını vurgulayan da odur. Açtığı kız mektepleri bu anlayışın en somut sembollerindendir.""Bütün mazlumlarının umudu olmayı bize öğretti"Bakan Kasapoğlu, Abdülhamid'in dünyanın dört bir yanındaki mazlumların hamiliğini üstlenmiş bir devlet istediğini belirterek, "Abdülhamid'in hayali, kendi dertleri içinde boğuşan, küçük meselelere odaklanmış bir ülke değildi. Ay-yıldızın, bütün cihanda adaletin ve huzurun sancağı ve nişanesi olarak bilinmesini gaye edinmişti" dedi.
Türkiye'nin "bu mukaddes dava"dan alınan ilhamla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde dünyanın dört bir yanında felakete uğrayan mazlumlara el uzattığının altını çizen Kasapoğlu, "Ortadoğu'da 'hürriyet' diye haykıran mazlumların elinde ay-yıldızlı bayrağımızı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın posterlerini görüyorsak, Abdülhamid Han'ın aziz hatırası nefes alıp veriyor demektir. Abdülhamid, yalnızca içinde bulunduğu medeniyet havzasının değil, bütün dünya mazlumlarının ümidi ve umudu olmayı bize öğretmiştir" şeklinde konuştu. Bakan Kasapoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"Yaşadığı çağda iftiralara uğrayarak, bu dünyadan belki gönlü mahzun ayrılan Abdülhamid Han'ın ruhu şad olsun. Bu vesileyle Abdülhamid Han'ı doğru anlamamızı sağlayan üstat Necip Fazıl'ı ve merhum Necmettin Erbakan Hoca’yı rahmetle ve hürmetle yadediyorum. Bu köprünün ayağının sağlam durmasını sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da hep hayırla yad dilecek."

BAKAN KASAPOĞLU “USTA”YI İZLEDİ

Popüler Kullanıcılar