Güneş ve Yıldızın Dostluğu


O; nerede, ne zaman, nasıl konuşmasını iyi bildiği kadar, konuşanı dinlemesini de en az o kadar iyi bilen bir arkadaştı. Üslubu, nezaketi, hoşgörüyü, medeniyeti davranışlarıyla şahsında yaşatan, ince ruhlu bir dostumdu.

İyi bir sırdaş, teşvik edici bir yoldaş, cana yakın bir arkadaş, vazifesini hakkıyla ifa eden bir meslektaş, bir eğitimciydi aynı zamanda. Öğrencileri ile arasında çok güçlü bağ vardı.

Okul kapısından içeri girdiği an, avluda bulunan öğrenciler etrafını bir çiçek gibi sarıp onunla koyu bir sohbete başlarlardı. Muhabbet ehli biriydi, kalpten konuşurdu; ses tonu, seçtiği kelimeler, bakışları, yüreğinden dökülen sıcak kelimeler öğrencileri o kadar çok etkiler, öğrencilerin ruhunu okşardı ki; onu gören öğrenciler sohbetinde bulunmak, ondan faydalanmak, birkaç kelime de olsa onunla sohbet etmek, iletişime geçmek için can atarlardı.

Öğrencileri azarlayan, öğrencilerine kızan, öğrencilerine karşı ihmalkâr davranan, onlarla mesafeli davranıp diyalog zeminini kapayan, onlara yeterli kaynak ve materyal desteği sunmayan, sadece elini kolunu sallayıp derse girip aybaşını dört gözle bekleyip bütün gayesi para olan öğretmenlerin yanı sıra, Onun gibi fedakâr, gayretli ve kendini öğrencilerine adamış model alınması gereken bir hayat, öğrenmek ve örnek almak isteyenler için çok şey ifade ediyordu.

Öğrencilerinin ellerinden tutan, onlara sağlıklı bir gelecek sunmaya çalışan, adeta bir güneş gibi onları aydınlatmaya çalışan ve bunun farkında olmayan öğrencilerde farkındalık oluşturma gayreti içerisinde olan biriydi, o.
Onun bu gayreti, azmi, ilerleyen zaman içerisinde, öğrencilerde çok ciddi ve olumlu kalıcı izli davranış değişikliklerin oluşmasını sağlıyordu.

Öğrencilerinin mutlu olduğunu gördükçe, onların mutluluğu ile mutlu olan biriydi. O, öğrencilerine bir eğitimci olmaktan öte, bir abi, bir baba, bir arkadaş gibi davranır, onların dertlerini kendine dert ederdi.
Dertler “derya” olmuştu zihin dünyasında. Ya da nehir… 

Kolay kolay azmini, şevkini kırmayan, imkansızlıklar içerisinde de olsa var olmaya ve hedeflediği rotaya doğru yol almaya çalışan, öngörü sahibi, entelektüel bir eğitimciydi o.

Güneşin her gün doğuşunda kurda kuzuya, dağa ovaya, bayır bahçeye aydınlığı ile selam verdiği gibi, o da gördüğü her öğrenciye ve her öğretmene merhabasını eksik etmez, onlarla sıkı ve samimi bir iletişim içerisinde olurdu. Bu yönüyle, okulda bir güneş gibi doğar, bir yıldız gibi parlardı.

Tatlı misillemeler ile şakalaşmayı seven, yeri geldiğinde de ciddiyetini bir o kadar muhafaza etmeyi bilen, espritüel, nabza göre, adamına göre şerbet veren bir davranışçı eğitim pedagogu gibiydi adeta.

Lord Avebury’un; Güneşin çiçekleri renklendirmesi gibi, sanatta, hayata renk katar, diye bir sözü var. Hocam da, Lord’un bahsini ettiği güneş gibi bir dosttu; girdiği her ortama bir çiçeğin renk katması gibi renk katar, neşe katar, hoş bir sohbet katardı. Son zamanlarda yolu az düşer olmuştu yanımıza, çiçekler solmaya doğru gidiyor, renkler zayıflıyor, muhabbet azalıyordu ki, süprizleri ile, ince ruhlu, öngörülü düşünceleri ile var olmayı bilmişti tekrardan. Hani bir söz var ya; güneşi yeterince görmek isteyen bir kişi, güneş tutulmasının olduğu günü kollarmış. Bazı dostlar, bazı dostluklar da güneş gibi işte, varlıkları o kadar aydınlatıcı ki, bakamaz, yanında duramaz, sohbet edemezsiniz. Ona bakmak, görmek, sohbet edebilmek için güneşin tutulduğu bir anı beklersiniz. İşte o an, güneşin kalitesini de net bir şekilde çıplak bir göz ile görebildiğiniz andır. Ben güneş tutulduğu zaman, güneşe bakıp onun ne kadar sağlam ve kaliteli olduğunu da gördüğüm olmuştu. Güneşin aydınlığı rahatsız eder gözü diye bir söz duymuştum bir aralar. Gözlerimin kamaştığı ve rahatsız ettiği zamanlar sırtımı dönerdim ki güneşe, arada güneş tutulsun : )
 
Aynı okulda çalışırdık kendisi ile. Güneş gibi bir arkadaş, bir dosttu. Seneca, Güneş olmazsan yıldız ol, ama gökteki en parlak yıldız sen ol, der. Bir güneş tek başına tüm dünyayı aydınlattığı için, gökyüzünde iki güneş yerine tek bir güneş bulunur orada. O yüzden ben güneş olmayı pek beceremiyorum, güneş misali dostlarım var iken...

Güneş olmayı beceremezsem de, şunu çok iyi biliyorum ki, gökyüzünde en iyi parlayan yıldızlardan biri olabilirim. Bunu becerebilirim en azından.

Bu yazı, güneş gibi olan bir dosta, yıldız olma gayret ve çabasıdır. 

 

Popüler Kullanıcılar

}