EMNİYETTE ALINAN İFADELERDE SORUN YAŞANMAKTADIR!

EMNİYETTE ALINAN İFADELERDE SORUN YAŞANMAKTADIR!! 

Ben, bu olayı bizzat şahsen yaşadım. Baldızım, 25.06.2021 tarihinde öğleden sonra, 6284 Sayılı Kanun kapsamında eşi tarafından kendisine ve yakınlarıma zarar gelebileceğini düşünerek İzmir İli, Karşıyaka İlçe Emniyet Müdürlüğünde Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirliğine ben, eşim ve müşteki baldızım ile birlikte gittik. İşlerin yoğun olması dolayısıyla uzunca bir süre 2 Saat bizi beklettiler. (Burada bekletilmenin enaza düşürülmesi için yöneticilerin çözüm üretmesi gerekir.) Ardından, ilgili bölüme hepimiz girdiğinde hemen hemen tüm personel asık suratlı ve sinirli idi. Kendimizi suçlu gibi hissettik, moralimiz bozuldu. 

 

Baldızım, ifade için ilgili odaya girdiğinde vekaleti olan avukatın dışında içeriye kimse giremez denildi. Baldızım, daha önceden unutabilirim diye hazırlamış olduğu metni okuyup, ifadem olarak yazmalarını ilgili memurdan istedi. Kabul etmediler. İfadesini imzalamadan önce dışarıda bekleyen hukukçu enişteme göstereyim sonra imzalayayım dedi. Bunu da kabul etmediler. 

 

Gelelim, buradaki yadırgadığım hareketlere. Yetkililere sunduğum ifade eklerinde de görüldüğü üzere, daha önceden baldızımın hazırlamış olduğu taslak metni okuyun. Bir de ifade tutanağını okuyun. Arada, dağlar kadar anlam ve anlatım farkı olduğunu sizde göreceksiniz. Baldızım, yaşadığı olayları anlatmak ve ifade olarak kayıt altına almak için gitti. Ama ifadesi sonucu yaşadıklarını tam olarak ifade edemedi. Yalnız olarak içeride ifade veren baldızıma sıkça müdahale edilerek ve sorular sorularak “böyle dersen olmaz, şöyle dersen olmaz.” diyerek baldızımı yönlendirdiler. İfade verenin yakınları, ifade verecek olan kişinin yaşadığı olayları yakinen bilmektedir. Baldızım, ifade alan kişiye, yakınlarıma sormak istiyorum. Olayları anlatırken ifademde unuttuğum eksik yerler varsa, imza atmadan önce okusunlar, gerekli düzeltmeleri yapalım dedim. OLMAZ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜN ZEDELENİR. YASADA BUNUNLA İLGİLİ HÜKÜM VAR dediler. Ama, ifade sırasında baldızımın sade bir vatandaş olarak olayların gelişimini anlatmasına ve elindeki kendi hazırladığı yazıyı okumasına müsaade etmediler. Bakın, Üst düzey politikacılar, yöneticiler, toplumun yada gazetecilerin önünde konuşurken önceden hazırlamış olduğu notlara bakabiliyorlar. Bu da bir nevi topluluk önünde ifade vermeye benziyor. Vatandaşa bu hak neden verilmiyor? 

 

Bende burada diyorum ki, ifade veren olduğu gibi yaşadığı olayları anlatır. İlgili yerlerde, ifade incelenirken önemli olan ve hukuki değeri olan kısımların altını çizerek ifadenin içinden çekip alırlar! Kişi ifadesini verirken, ifade alan görevlinin kendisine “burada ben böyle ifadeni yazarsam zan altında kalırım. Savcı, bana bunu neden sormadın diye hesap sorar, başıma iş alırım.” diyerek ifade verene sık sık sorular sorarak ifade vereni yönlendirmemelidir. BURADA, HANİ İFADE VERENİN ÖZGÜR İRADESİ NEREDE KALDI? Baldızım sorgulanmaya girmedi. İfade vermeye girdi. İki durum arasında dağlar kadar fark var! Neden sıkça soru sorarak kendisinin olayları sade bir şekilde anlatmasına müsaade etmeyip ifade akışına müdahalede bulunuyorlar? Tekrar ediyorum. Baldızım, oraya sorgulanmaya gitmedi. Yaşadığı olayları sade bir dilde anlatarak yazıya dökmek (kendisini ifade etmek.) istedi. 

 

Şimdi gelelim sonuca. Baldızımın yaşadığı olayları taslak olarak yazarak beyan etmek istediği yazısını okuyun. Birde, Emniyette vermiş olduğu ifadeyi okuyun. Arada dağlar kadar fark olduğunu göreceksiniz! Bakın bakalım ifade veren kişi, yaşadığı olayları ifade edebilmiş mi? İfade verecek olan kişinin, tıpkı avukatının yanında olabilmesinde olduğu gibi 1. Derece yakınlarından birisinin yanında olabilmesine müsaade edilmeli, bunun içinde yönetmelik dahil, ilgili kanunlarda değişiklik yapılmalıdır

 

Ayrıca, ilgili yere ailece gittiğimizde kendimi tanıtmak istedim. Bu durum, karşımdakilerin tepkisini çekti ve bana olumsuz yaklaştılar. Ben görmezden geldim. Oradaki bir görevliye “Oğlum.” Diye hitap ettim. O da bana “Ben senin oğlun değilim. Bana böyle hitap edemezsin. İşim var. İşime mani olma.” Dedi. Kişisel bir meseleymiş gibi hepsi birlikte bana söylendiler ve birbirlerini kolladılar. Peki, o durumda yalnız olan vatandaşı kim kollayacak? Vatandaşın yalnız olduğu durumlarda vatandaşın beyanını dikkate almak ve onu yalnız bırakmamak gerekir. Şahit değil, kamera görüntülerine itibar edilmelidir. Durumu sizin de ailenizle birlikte gittiğinizi düşünerek empati yapmanızı istiyorum. 

 

İfade alındıktan sonra ertesi gün 26.06.2021 tarihinde saat 13.30 civarında Karşıyaka Emniyet Müdürlüğünü 365 72 .. Telefon numarasından aradım. İsmini vermek istemediğim üst düzey yetkili ile görüştüm. Kendisine, bir gün önce verilen ifadeyle ilgili memnun olmadığımıza dair şikayetimi dile getirdim. Kendisi de bana “İfade veren kişi anlatır. Biz istediğimiz şekilde yazarız.” Diyerek cevap verdi. Yaşadığım bu durum karşısında şaşkına düştüm. Demek ki, yetkililer bu durumu yadırgamıyor, normal karşılıyor. Ayrıca, üst düzey yetkili, personelin aşırı çalıştığını ve gergin olduğunu, bizim bu durumu anlayışla karşılamamız gerektiğini bana söyledi. Hastanelere yada emniyet birimlerine vatandaş iyi bir ortamda ve iyi bir ruh haliyle gitmiyor! Hastanelere yaralı yada hasta, emniyete ise mağdur yada sıkıntılı bir ruh haliyle gidiyor! Asıl bu yerlerdeki personel vatandaşı anlayışla karşılamalı, vatandaşı sakinleştirmelidir. Bu konuda çaba sarf etmelidir. 

 

Buradan, durumun ne kadar ciddi olduğunu, en alt kademeden, en üst kademeye kadar, ilgili tüm kurumların ve bakanlıkların ve kanun koyucuların bu uygulamadaki yanlışlığı acilen düzeltmeleri gerektiğini söylüyorum. Gerekirse, kanunlarda yanlış anlaşılmaya sebep veren hükümler değiştirilmeli, değiştirilmeden önce de zaman kaybetmeden acilen ilgili kurumlar tarafından yönetmeliklerde düzenlemeler yapılmalı, gerekirse kanun hükmünde kararname çıkartılmalıdır

 

Başta Cumhurbaşkanımız Sayın, Recep Tayyip Erdoğan Beye ve ilgili tüm bakanlıklara, Kanun Koyuculara, Savcılıklara, Adalet yetkililerine sesleniyorum. Burada bir gariplik var! Bırakın, ifade verecek olan müdahale edilmeden ifadesini versin. Bununla ilgili, yasalarda değişiklik yapılması dahil, gerekli çalışmalar yapılmalı, konu araştırılmalı ve çözüm üretilmelidir. Uygulamada, bizzat bunu yaşayarak gördüm. Karşıyaka İlçe Emniyet Müdürlüğünde baldızımın vermiş olduğu ifadenin emniyet görevleri tarafından müdahale edilerek alınmasına şiddetle karşı çıkıyor ve yanlış buluyorum. Kendisini ifade etmek isteyen baldızımın önceden hazırlamış ve orada okumak istediği yazıyı yetkililer tarafından okunmasını, birde emniyette yazılan ifade tutanağını okunmasını tavsiye ediyorum. Bakın bakalım, kendisini ifade edebilmiş mi? Anlatmak istedikleri  resmi ifadesinde varmı? “Savcılık bunu der, şunu der.” diyerek ifadesine sürekli olarak müdahale edilmesi sonucu emniyette vermiş olduğu ifade tutanağına bakın! Ne hale gelmiş. Bırakın, müdahale edilmeden özgürce kişi ifadesini versin. Kişinin, olayları kafası karıştırılmadan anlatmasına müsaade edilsin. Bu kişinin müdahale edilmeden vermiş olduğu beyanların hukuki dayanağı varsa ilgili yerler işlem yapar. Bakın müdahale ettikleri ifadeye, birde kişinin önceden not almış olduğu, olması gereken ifadeye! Bu ifadede hukuki değeri olan tek bir cümle olmadığı görülecektir. 

 

Her şey, kanunların üzerine atılmamalı, aksayan bir durum yada yanlışlık varsa kanunlarda acilen değişiklik yapılmalıdır. İlgili yerleri çözüm üretmeye davet ediyorum. 

 

 

                                                                               SEVGİLERİMLE. 

                                                                           Hasan  Yaşar  Özfidan. 

                                                             Uluslar arası LL.M. Hukukçu – Ekonomist. 

                                                                             Araştırmacı  Yazar. 

 

Email: hasanozfidan1@hotmail.com 

Ödül Alan Çalışmalarımı Topladığım Site: www.ekonomikcozum.com 

 

ÖNEMLİ NOT: Bu yazımda değindiğim konular hakkında resmi olarak şikayetçi olmadığımı, yaşadığım bu olayı anlatarak, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm yetkililerin durumdan haberdar olmasını ve olayı genelleyerek, bundan sonra böyle durumlarla karşılaşılmaması ve önlem alınması için bu yazıyı kaleme almış bulunmaktayım. 

 


Coronavirus (Covid-19)

  • 241,292,050Coronavirus Vaka Sayısı
  • 4,912,407Ölü Sayısı
  • 17,851,526Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 16:20

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar