İl Müdürümüz Yüksel Arslan Güven Veriyor

Bakanlıkların taşradaki mücessem kurumları olan il müdürlükleri çok yönlü ele alındığında hem personel sayısı bakımında, hem hitap ettiği vatandaş kitlesi açısından önem sırasını düşürsek en önemli müdürlük Milli Eğitim Müdürlüğü olsa gerek.

Düşünün her evden okula giden bir ya da birçok öğrenci oluyor. Müdürümüzün ifadesiyle 20 BİN’i aşkın dersliği, bir o kadar da öğretmeni var.

Bir de ihale farelerinin göz diktikleri ödeneği var, kantinleri var, servisleri var. Yetmiyor ödeneği bölerek, parça parça doğrudan temim ile oyunbazlık yapıp hesabı kitaba uyduranların olduğu da kulağımıza geliyor. Sizi gidi köftehorlar. Tabi işini yapamayan, eğitim öğretim açısından tükenmişlik sendromunu yaşayanlar sonunda nisa, kasa tuzağına düşerler!

Yani geleceğin adamları yetiştirmesi gereken bu kuruma destek olması gereken kimseler arsında menfaat meseleleri yüzünden müdürlüğümüzün huzurunu kaçıranlar da var, tabi bunları Müdür beyden duymadım, malumuz gazetecilerin kulakları deliktir.  

Peki ne yapmak lazım?

Müdürümüzle birlikte birkaç madde üzerinde değerlendirme yaptık, etkin dinleme ve görüş teatisinden dolayı kendilerine teşekkür ediyorum, o maddelerden biri “Diyarbakır eğitim Öğretim Faaliyeti” derneğini kurup bu vesileyle, var olan sorunları derneğin marifetiyle elimine etmek, il milli eğitime sıkıntı veren biriler varsa kulaklarını çekmek, plan proje yaparak daha güvenilir, daha hijyenik, daha sağlıklı bir ortamda eğitim öğretimin yapılmasına zemin hazırlayıp okullarımızın ahlaki ve akademik açıdan başarısını arttırabilmektir.

Malum biz daha çok yoklara alışmışız, şu yok, bu yok diye veryansın yapıyoruz, eğitim öğretim için vazgeçilmez üçlü olan;

Öğretmenlerimiz var,

Öğrencilerimiz var,

Okullarımız var.

Bu var olan üç değerden kayda değer bir başarı elde edemiyorsak kusuru kendimizde aramalıyız diye düşünüyorum.

Okulun ana objesi öğrenci olup, marangozun eline verilmiş bir tahta gibi öğrenciye şekil vermek veli, öğretmen ve idarecilerin ortak sorumluluğudur. Bu paydaşlardan biri ihmalkarlık yaparsa telafisi zor sıkıntılar oluşabilir.

Bakanlığın bir yaklaşımına göre “Okul veliye hayırlı bir evlat yetiştirmek için yardımcı bir kuruluştur.” bu ifade kulağa hoş geliyor değil mi? ama ne yazık ki yıl boyu, hatta okula hiç gitmeyen velilerimiz bile var, okulları bu düzeyde önemsemeyen bir veli çocuğundan gereken verimi de alamaz tabi.

İyi bir misyon ve vizyon ile hazırlanan “Diyarbakır eğimim öğretim faaliyeti derneği” talim terbiyeye çok yönlü bir katkı verebilir.

Okul emniyetinin sağlanması için emniyetle iş birliği içinde olabilir,

Öğretmenlere ve öğrencilere seminerler düzenleyip eğitimin kalitesine değer katabilir,

Okula sıkıntı veren sivil kimselerle mücadele edebilir, o arkası güçlü olan hapçı, torbacılarla okul idaresi uğraşamaz.

Okul destek kurslarına katkı verebilir,

Okul düzenini bozan kim olursa olsun medeni bir eda ile karşına çıkar ve okula huzur kazandırır,

Diyarbakır’ın talim terbiyesi için gerekli ödenek eksik ise Ankara ile iş birliğine giderek sorunun çözümü için rol alabilir.

Adı üzerine sivil toplum kuruluşu,

Adı üzerinde velilerin oluşturduğu dernek,

Adı üzerinde “Eğitim öğretim faaliyeti” derneği.

Böyle bir oluşumun çaldığı her kapı açılır diye düşünüyorum.  İl Müdürümüz Yüksel Arslan’ın o etkin dinleme tarzından, tebessüm yüzlü duruşuyla  kendine olan öz güveninden yola çıkarak diyorum ki, eğer böyle bir dernek oluşturup kendinse katkı verilirse Eğitim Öğretimimizde kayda değer iyi gelişmeler olur. Bu yazım işe yararsa başka konuları da gündeme getiririm inşaallah.

Şimdiden hayırlı olsun

İl Müdürümüz Yüksel Arslan Güven Veriyor

Coronavirus (Covid-19)

  • 261,188,128Coronavirus Vaka Sayısı
  • 5,210,646Ölü Sayısı
  • 20,018,535Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 19:55

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar