Bir Yanlış Çok Doğruyu Götürür

     Seçim takvimi hızla işliyor. Aday adayları aday olabilme yolunda çalışmaya devam ederken, aday olmak istedikleri partilerin genel başkanları da boş durmuyorlar tabi ki…

     Bunca koşuşturmanın arasında doğru bildiklerini en iyi şekilde anlatmaya çalışan siyasi parti liderlerinin unuttukları bir şey var: siyasette bir yanlışın çok doğruyu götürdüğü…

     Hemen herkes bilir ki siyaset fazlasıyla göreceli bir kavram olmakla beraber, tartışmaya açıldığı zaman sonu kesinlikle gelmez. O yüzden şu siyasi liderin söylediği doğrudur mantığı ile yaklaşmayacağım konuya.

     CHP Eski Genel Başkanı Deniz Baykal, genel başkanlıktan ayrıldıktan sonra bir süre sessiz kalsa da, yaklaşan seçimle birlikte koşuşturmaya dahil olan aktif isimler arasına katıldı. Baykal’ın yaptığı açıklamalar bir yandan ‘Hala buradayım.’ mesajı verirken, diğer yandan ‘Kılıçdaroğlu’nun destekçisiyim.’ mesajı vermeye devam ediyor.

     Malumunuz CHP’nin seçimlerdeki en büyük kozlarından birisi merakla beklenen ‘Aile Sigortası’. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kaynağını merak ettiği aile sigortası konusunda CHP Genel Başkan’ı Kemal Kılıçdaroğlu kendisinden oldukça emin.

     Kılıçdaroğlu’nun aile sigortasının kaynağını henüz açıklamamış olması da Recep Tayyip Erdoğan’ı şüpheleri konusunda kendisinin ve partisinin içinde biraz daha emin hale getiriyor.

     İşte tam bu noktada genel başkanlar arasında başlayan ‘kaynak’ diyaloğu, partiler arası bir diyalog haline geliyor.

     CHP Eski Genel Başkanı Deniz Baykal, aile sigortasının kaynağını soran Başbakan’a Deniz Feneri’ni işaret ederek ‘Ulan senin haram yediğin paraları kesecek, onların tümünü milletin ihtiyacına ayıracak’ demişti anımsayacağınız üzere.

     Bu açıklamanın hemen ardından tüm kamuoyundan özür dileyen Baykal düşüncesi her ne olursa olsun –ki yazının en başında düşüncelerin doğruluğunu tartışmayacağımı ifade etmiştim- bu üslupla konuşmamalıydı. Belki söylediği şey %100 doğru veya gerçekti ancak kullanılan üslup, gerçeği perdeleyip geri plana attı.

     Meclisin en renkli siması kim diye sorsak eminim ki bir çok kişi Kamer Genç diyecektir. Salı gecesi TBMM’nin konuşmacılarından birisi idi Kamer Genç. Genç’in ‘AKP eski genel merkezini 15.5 Milyon Lira’ya sattığını iddia etmesi ile ortam gerildi ve  bu iddiaya AKP’den cevap gecikmedi.

     AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş iddialara ‘Külliyen yalan.’ dedi ve ekledi: Bir kere, düşünün değerli milletvekilleri, sadece memur maaşıyla alınan şeyler ve yüzde 5'lik, yüzde 10'luk hisseyle, sadece nüfuz kullanarak. Önce, senin bunların hesabını vermen lazım."

     Ortaklığından ayrıldığı saman fabrikasındaki % 5’lik payın mevzu bahis edilmesine sinirlenen Kamer Genç söylenenlere: ‘Ama bazı arkadaşlarımız samandan, tuğla yapmaktan çok gocunuyorlar çünkü saman onların kışlık yiyeceği. Ben onların kışlık yiyeceğini bırakırım kendilerine canım, o kadar merak etmesinler.’ cümleleriyle cevap verdi.

     Kim bilir, belki Kamer Genç’in de söyledikleri, iddiaları % 100 doğru idi; ancak bu cümleler yazılı, görsel ve işitsel medyada iddiaların fazlasıyla önüne geçti.

     Tüm düşüncelerin doğruluğunu yada yanlışlığınu bir kenara bırakacak olsak bile, kullanılan üslubun ‘üsluba önem veren, üslubun kişinin aynası olduğuna inanan kesim’ tarafından, ifadelerin sahibi hakkında oldukça olumsuz izler bıraktığı kesin.

     Buradan anlaşılıyor ki seçim yaklaşırken genel başkanlara ufak bir hatırlatma yapmakta fayda var:

     Siyasette bir yanlış çok doğruyu götürüyor…



 




Popüler Kullanıcılar

}