Çılgın Proje

     Efendim malum haftanın son günü Pazar. Bir çoğumuzun tek tatil günü olan bugün, hemen hepimizin geride kalan haftayı gözden geçirme günüdür.

     Geride bıraktığımız haftanın başında itibaren:

     Japonya 7.1 şiddetindeki bir depremle daha dünya kamuoyunun gündeminde ilk sırayı aldı. Zaten korku ile takip edilen nükleer santral sızıntıları, tüm dünya tarafından korku ile takip edilmeye devam edildi.

     Libya’nın ne lideri ne devrik lideri olan, kısacası hangi konumda değerlendirebileceğimizi bilemediğimiz Kaddafi Afrika Birliği’nin barış için önerdiği yol haritasını kabul etti; ancak Libya bir türlü durulmadı.

     Şifre iddiaları ile her geçen gün daha fazla kişinin tepki gösterdiği LGS için protesto haklarını kullanan öğrenciler güzel ülkemin bir çok yerinde eylemler düzenlediler. Adaylara e posta gönderen ÖSYM Başkanı Ali DEMİR, şifreleme olduğunu kabul etti. Bir ay sonra gelen bu itirafa son dönemde devlet kademesinde kullanılan ve  en popüler kelimeler arasında yer alan ‘sehven’ ifadesini de ekledi. (BKNZ: Sehven numara kopyalama, sehven dinleme kaydı değiştirme)

     Milletvekili seçimlerine hazırlanan siyasi partiler, aday listelerini YSK’ya sundular. Listeye giremeyenler bir gün öncesine kadar dahil olmak istedikleri partiyi eleştirirken, listede yer alanlar vaatleri sıralamaya başladılar. Yüksek oranda değişen liste ile CHP, aday listelerinin açıklanmasına damgasını vurdu.

     İki kadın hayatını kaybetti geçtiğimiz bir hafta içinde. Çok isterdim en azından bir tanesi eceli ile öldü diyebilmeyi. Bir o kadar da istemiyorum iki kadının da koca cinayeti sonucu hayatlarını kaybettiklerini söylemeyi... Alıştık !

     Sadece insan hayatı değildi bu kadar hızlı tükettiğimiz. Elektronikte de bir o kadar hızlı olduğumuz ortaya çıktı geçtiğimiz hafta. Üretimde dünyada 71., tüketimde ise 10. sıraya yerleştik.

     Adana’da bir ilköğretim okulunda arkadaşını okul bahçesinde bıçaklayan ilkokul öğrencisinin haberini duyduk. Nasıl bu hale geldiğimizi ‘boş boş’ sorguladık.

     Melih Gökçek canlı yayında misket oynadı, onu izledik.

     AKP’li vekil, belediye başkanı ve müteahhit rüşvet pazarlığı için aynı masaya oturdular. Görüntüler basına yansıdı. Tabi bunlar hukuk karşısında henüz kanıtlanmadığı için iddia olarak akıllardaki yerini aldı. Belediye başkanı rantlarına engel olduk komplo hazırladılar, odama kamerayı ben koydurdum dedi.

     Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin seçim beyannamesini açıklamak için kameraların önüne geçti. Herkes uzun zamandır beklenen ‘Çılgın Proje’yi beklerken, Erdoğan projeyi 27 Nisan tarihinde açıklayacağını söyleyerek gündemi bir süre daha aynı noktaya yönlendirdi.

     Tüm bu gelişmelerin arasında kimse fark etmedi ki, ‘Çılgın Proje’ Türk Halkı’nın ta kendisinde idi. Bir hafta içerisinde bu kadar olaya maruz kalan kamuoyu, ne yaptı ne etti kendini iyi hissetmeyi, geleceğe dair umutlanmayı sürdürebildi.

     Türk Halkı yarınını nasıl planladı? Hangi koşullarda bile geleceğe umutla bakmayı başarabildi? Üç kuruş paranın 30 parçaya bölünme projesini nasıl çizdi? Hani şu çıldırmadan çizdiği proje:

     Çılgın Proje !

Popüler Kullanıcılar