TOKAT GİBİ ALKIŞ

     Yer 48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali. Beyaz perdede festival kapsamında gösterilen filmlerden bir tanesi olan ‘Yürüyüş’ adlı film izleniyor. Film izlendikten sonra bir sinema salonundan yalnızca sinemaseverlerin değil; vatanseverlerin de sesinin çıkabileceği gerçeği herkesin gözlerinin önüne konuluveriyor.

     Hem sinemasever, hem vatansever olunmaz gibi bir çıkarımım yok elbette.  Aslında bunu belirtmeme de gerek yok ama ülkenin içinde bulunduğun durumda o kadar çok ayrışma var ki; ben böyle bişey demiş olsam bile, bir çok ayrışmanın yanında mantıklı gelebilir bir çoğunuza. Bu sebepten dolayı bunu belirtmek istedim.

     ‘Yürüyüş’ adlı filmde bir deli var. Bildiğimiz deli işte. Öyle kendisini diğer delilerden ayıran bir şey yok. Yani yoktu. Ta ki, filmde bir Türk askerini tokatlayana kadar. Yok yok kafasına çuval falan geçirmedi. Öyle kahpe bir kurşun falan da sıkmadı. Hem bir filmdeydi, hem de deliydi ve bir Türk askerine tokat attı.

     Salondan bir anda tepkiler yükseldi. Bir senarist nasıl olurdu da, bir Türk askerine tokat attırabilirdi, atan kişi deli bile olsa. Söz alan bir sinema ve vatansever: "Bir askeri, deli birisine tokatlattınız. Salondakiler de alkışladı. Nasıl alkışladılar şaştım. 2011-2012 yıllarında benim ülkem çınar gibi ayakta duracak" dedi ve o an da salonda; az önce askerin tokatlanmasını alkışlayanlardan ikinci bir alkış daha geldi.

     O an salonda bulunan sinema ve vatanseverler kendi alkışladıklarını yine kendi alkışlarıyla protesto ettiler. 

     En klasik cümle ile: ’21.YY.’dayız ve kafalar bu derece karışık!

     Günde 5 şehitten aşağısını basit bir haber gibi veren medya ve çok da önemli değilmiş gibi gösteren bazı yetkililer, şehit verilmesini artık kafalarda normalleştiren ve bir iki güne unutacak duruma getirilen Türk halkı; filmdeki bir delinin tokadına isyan edebiliyor. O isyanı da bir kişinin tepkisi ile silkelenip kendisine gelerek yapıyor.

     Kafalar o kadar karışık ki; filmdeki tokada isyan eden Türk halkı sinema salonlarında filmlere tepki vererek koruyor artık vatanını.

     Beyaz perdede değil Doğu ve Güneydoğu’nun dağlarında yaşanan film gibi çatışmalara, delirmişçesine gözü dönmüş teröristlere, deliliğin tam karşısında ince ince planlanmış akıllıca o hain planlara da bu kadar tepki gösterilse neler olurdu acaba güzel ülkemde? Tepkiler gösterilse ve tabi gösterilen tepkilere engel olunmasa…

     Bir tokatla bir grup insanı ve bunun medyada yankı bulmasıyla toplumu harekete geçiren filmin senaristi ve yapımcısı Abdülselam Kılgı’ya önce kendi adıma sonrasında da bu farkındalığa varabilenler adına teşekkür ediyor ve herkese sinema dolu bir haftasonu ve vatan aşkıyla dolu bir ömür diliyorum.

 

Popüler Kullanıcılar