Tırtılın İçinde Sinsice Büyütülen Larva: Marshall Planı -4

Marshall Planının Anadolu İnsanı Üzerinde Bıraktığı Etki

Bir önceki yazımızda  Marshall Planının Türkiye üzerindeki sömürü etkisi ile Truman Doktrini ve Rockefeller’e değinmeye çalışmıştık.

Marshall yardımlarının ekonomik kıskacın ötesinde gelecek yeni nesil üzerindeki sosyal, kültürel, ahlaki, dini, sağlık ve nüfus üzerindeki etkisi ise tam bir trajedidir.

Örneğin Amerikan halkının hediyesi olarak hibe adı altında gönderilen ve zamanında ilkokul öğrencilerine öğretmenleri aracılığıyla içirilen bu zehrin hemen ardından çocuk felcinde patlama yaşanmış, bu sefer de çocuk felci aşıları için Amerika’ya ciddi miktarda paralar ödenmiştir.

Verilen ihtiyaç kredileri ile sağlıklı tavuk yetiştiriciliğine darbe vurulmuş ve ABD’den hormonlu tavuklar ithal edilmeye başlanmıştır.

Yine devasa mısır stoklarını eritmek isteyen ABD, yanlışına hala inanmaya devam edilen “ısıtılan zeytinyağının kanser yapacağına dair” dezenformasyon sonucu zeytinyağı ağaçları kurumaya terkedilmiş, onun yerine ABD malı mısır özü ve margarin satın alınmaya başlanmıştır.

Marshall Planı vasıtasıyla genetiği değiştirilmiş bedava buğday, süt tozu, peynir, mısır ile birlikte çocuk felci başta olmak üzere birçok yeni hastalık ve etkisi uzun yıllar sürecek ilaç sömürü düzenini yerleştirilmiştir.

Şartlı verilen uzun vadeli faizli krediler siyasetçilerin lüks makam araçlarıyla tanışmalarına, enjekte edilen Amerikan hayranlığı ile halkın yün ve pamuktan yapılan sağlıklı giysileri terk edip günden güne yeni hastalıklara sebep olan jean ve naylon ürünler kullanmalarını sağlamıştır.

Marshall Planı eğitim politikamızı bile etkilemiştir. Şöyle ki; plan çerçevesinde dönemin milli eğitim politikalarını yönlendirmek için dört kişilik ortak uzmanlar heyeti kurulması ve karar aşamasında eşitlik çıkması halinde Amerikalı uzmanlardan birinin oyunun iki oy olarak hesap edilmesi gibi hakaret içeren bir teklif yapılmasına rağmen ekonomik bağımlılığın etkisi ile bu teklif dahi kabul edilmiştir.

Faiziyle geri ödenme koşuluyla verilen bu yardımların Türk halkına basın yayın araçları vasıtasıyla Amerika Hibesi olarak tanıtılması şartı ise kısa sürede Amerikan hayranlığı oluşturulması başarılmıştır.

Marshall planıyla ayrıca, ülkedeki stratejik gıda stokları tüketilmesinden üretimin durmasına, işsizlik patlaması yaşanmasından köyden kente hızlı göç ve gecekondu kültürünün oluşmasına kadar her alanda etkisini göstermiştir. Market ve lokantalardaki yerli ve sağlıklı gıdaların yerini meşrubat, hamburger, bisküvi, sosis, hazır piliç, gofret, çikolata ve şekerleme gibi ürünlere bırakmasını sağlamıştır. Suni gübrelerle topraklar çoraklaşmış, daha önce nadir görülen kap ve şeker hastalıklarında inanılmaz artışlar olmuş, doğal mera yerine suni yemlerle beslenen hayvancılıkla insan sağlığında büyük hasarlar oluşmaya başlamıştır.

Sonuç İtibariyle;

Bir ekonomik sömürü mekanizması olan Marshall Planı, ülkemizde gelecek yeni nesil üzerindeki sosyal, kültürel, ahlaki, dini, sağlık ve üreme dahil bir çok alanda hedefine ulaşmıştır.

Bütün bunlara rağmen Anadolu’daki yerli ve milli şuur sahibi insanlar tarafından muhafaza edilen toplumsal hafızanın sönmemesi ise umut vericidir.

Son dönemde Türkiye’nin uluslararası arenada ABD dahil bir çok güçlü ülke ile soğuk çatışma süreci yaşaması ve kendini IMF başta olmak üzere her türlü sömürü tasallutundan kurtarma çabalarının ana sebeplerinden birisi, bu yazıda ifade edilen vahim durumların haricinde ne tür tavizlerin verildiğine tam olarak vakıf olamadığımız ve 1948’lerde Cumhurbaşkanı İsmet İnönü zamanında Marshall planı adı altında imzalanan ekonomik işbirliği antlaşmasıdır.

Kim bilir? Belki de herkesin bir an önce kapatılsın dediği ama bir türlü kapatılamayan İncirlik Amerikan askeri üssünün dahi 1948’lerde imzalanan sömürge anlaşmasında bilemediğimiz bir takım maddelerle ilişkisi ve hatta 2048’e kadar miadı vardır.

Sağlıcakla kalın

Sebilürreşad Haziran-2017

@akgulahmet

Popüler Kullanıcılar