Sağ Duyu Barajını Geçemeyenler.

 

Takım elbiselisiyasigladyatörlerin, halkın gözüne girebilmek için birbirleriyle girdikleri kıran kırana miting mücadeleleri bitti. Birbirlerine karşı; kolezyum meydanlarındakiler kadar sert, halka karşı ise; zarafeti kıskandıracak letafetle, hitabeti imrendirecek  belagatle ve vaatler dolusu söylemlerle seçim sürecini atlattık.

 

Halkın nazarında değil de; medya, akademisyenler, yanlı kuruluşların dev aynasında oy büyüten partilerin gerçekteki durumu ortaya çıktı. En iyi ölçü aracı olan seçim sandıklarında, halk tarafından kendilerine  uygun görülen ölçü biçildi.  Şölen bitti, mitingler dağıldı. Şimdi yeni bir sayfa açılıyor. Seçimin, ülkemiz geleceği için güzellikler getirmesini temenni ediyorum. Partilerin değil de vatanımızın kazanacağı bir seçim sonucu olması dileğiyle...

 

Çok partili koalisyonlardan sıkıntı çekmiştik. Dokuz senedir süren tek parti iktidarı ve toplumun bunu benimsemesi, alışması, devam ettirme isteği vardı. Artık toplum çok partili koalisyonlar istemiyor. Ne olursa olsun tek parti olsun, diyen bir görüş hakim ülkede. Diğer partilerin bu durumu göz önüne almaları lazım. Çıtanın yükseldiğini ve toplumun bu alışkanlığına uyacak söylem ve eylemleri geliştirmeleri lazım. Diğer türlü sürekli muhalefette kalacaklar ya da konjonktür gereği iktidar partisinin karşılaştığı ve aşamadığı sorunların doğmasını bekleyip muhalefet olmanın avantajıyla oylarını yükseltecekler.

 

Seçimi galibi şüphesiz ki belli. Genelde galiplerin payına övgü, mağlupların payına düşen yergidir. Altı okuna, eleştiri oklarının yağmur gibi yağacağı bir parti var. Değişimi kendi içerisinde yapamadığı için, söylemlerinin içini dolduramadığı için, blok oylarına diğer partilerin oyunu katamadığı için; içten içe, için için kaynama sinyallerini şimdiden veriyor bile. Parti eleştirilerini ya da övgülerini bir kenara bırakacak olursak, partileri eleştiren bazı medya kuruluşlarının ve yazarların da eleştirilmesi gerek.

 

Öncelikle, benimsedikleri parti dışındakilere oy verenleri hala küçük görme bağnazlığına düşenler, çağ dışılıkla itham edenler, " koyun sürüsü " gibi görenler ve bunları akademik terimlerle, kıvrak zekanın ürünü sandıkları çok manalara açılabilen lafazanlıklarla; özünde, demir gibi değerli olmayan ama süslenince estetik biçim kazanan fikir ferforjeleri ile yapanlar sınıfta kaldı.

 

Hangi partinin taraftarı olursa olsun, diğer partililerin toplum nazarındaki yerini küçük düşürmek için ispatlanmamış söylentileri, itham kabilindeki meseleleri, zan dozajı yüksek iddiaları olmuş gibi gösterenler sınıfta kaldı.

 

Toplum mühendisliğine soyunup tutarsız anketler yayınlayanlar, korku öğesini dillerine yo-yo yapıp halkı yönlendirmeye çalışanlar, endişe tüccarlığı yaparak ülke insanının kalbine dikenli tel çekenler sınıfta kaldı. Benimsedikleri partiyi de yanlış yönlendirerek en büyük zararı onlara verdiler. Muhalefetin gözünün kapanmasına sebep oldular. Bilinçli muhalefetin önündeki en büyük engel onlar oldular.

 

Toplum ne istediğini, ne istemediğini iyi biliyor. Toplumun değil de kendi isteğinin peşinde koşanlar, toplumu kendilerine göre uyarlamaya çalışanlar, kendi fikir tornasına göre farklılıkları tesviye etmek isteyenler hep sınıfta kalacaklar. Müzmin tavırları sağ duyu barajını aşamadığı için hep yerinde sayacaklar. Onlara inanları, samimiyetle peşinden koşanları da yerinde saydıracaklar...

 

Ülke kazançlarının kişisel kazançlara üstün gelmesi dileğiyle...

 

                                                                                  rapolyon@gmail.com

                                                                                  twitter.com/rapolyon

 

 

Coronavirus (Covid-19)

  • 663,928Coronavirus Vaka Sayısı
  • 30,882Ölü Sayısı
  • 142,361Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 07:50

HaberX Anket

Koronavirüs önlemleri yeterli mi?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar