Yargıda Da Şike Var.

 

 Ne olacak bu Türk Futbolunun hali diye kara kara düşünürken, futbolda şike mi vardı yoksa şikede futbol mu oynandı diye gazeteleri okurken,  gerçekten de top yuvarlak mı yoksa muallak mı diye sorgularken, şikenin nerelerde olduğunu buldum. Genelde uzakta arananlar en yakında olup bakılmayanlardır. Kendimi şikenin içinde, içimde de bol bol şike buldum. Hatta seve seve yaptığım, yaptığımız şikeler bile var. Hepimiz bu işin içindeyiz. İşin ucu yargıya bile uzanıyor. Evet, yargıda da şike var Hem de çok derin ve etkili bir oluşum. Şike iddialarıyla meşgul olan gündemde, şikeye başka bir gözle bakalım.

 

Ülkemizin Yargı Sisteminden bahsetmiyorum. Bu konuda Yargı Sistemimize herhangi bir haksız ve delilsiz  ithamda bulunup, soruşturma kapsamında içerde olan yönetici ve futbolcuların yanına " taraftar " kontenjanından girmeye niyetim yok. Benim bahsettiği yargı; kişisel yargılar. Şike yapanda her zamanki gibi içimizdeki duygular. Düz manasıyla şike;  menfaat sağlamak için sonuca haksız yere etki etmek. Yani bazı duygusal çıkarlarımız için bizde mantığımıza etki ediyoruz. Gerçeği görmezden geliyoruz ve gerçeğe aykırı davranıyoruz. Bir manada şike yapıyoruz. İtiraf edelim, hepimiz az veya çok, duygularımızı kişisel yargılarımıza karıştırıp bazen adil hükümler, makul kararlar, doğru tepkiler veremiyoruz ve duygusal şikeye karışıyoruz. Duygusal çıkarlarımız için mantıklı kararlar vermekten kaçınıyoruz.

 

Bazen kırmamak için, bazen zor bir durumdan kurtulmak için, bazen sevdiğimiz insanın gözüne girmek için, bazen de sevmediğimiz birine battal boy kulp giydirebilmek için gerçekle olan sınavımızda gerçekten şike yapıyoruz. Yalanı kimse sevmese de, sigara gibi sevmeyip de bazen dilimizde dumanı pembeyalanlar tüttürüyoruz. Sempatimiz; doğrudan, nefretimiz; makulden ayırabiliyor bizleri. Sevdiğimiz insanlara kalbimizde yakut işlemeli, zümrüt oymalı tahtlar; sırmalı kaftanlar hazırlarken, sevmediğimiz insanları hayalimizde yatıracak çivili yataklar, dilimizle atacak kocaman kocaman taşlar arıyoruz. İşin aslı, duygularımıza kapılmak bazen hoşumuza gidiyor. Çünkü toplum olarak duygusalinsanlarız biz. İki tatlı söze, bir gülüşe mantığını bir yana koyup heybesinde sevgisinden başka bir şey olmadan yollara düşen insanların hikâyeleriyle dolu tarihimiz var. Şikeye bu gözle bakacak olursak;

 

Aşkın olduğu yerde mantık aranmaz derler. O sebepten aşkta; duyguların mantığa şikesidir.

Sevilenden gelen bir tebessüm dağları deldirecek kadar güçlü teşvik primidir.

Şairler şikeye, kafiye ve mısralık eden suç ortaklarıdır

Mantığımıza rağmen duygularımızla yaptığımız en tatlı gelen şike aşık olmaktır…

Senin güzelliğin beş para etmez benim sana aşkım olmasa, demiş şair. Buda duygusal şikenin itirafıdır…

Kuzgunayavrusu şahin gözükür, demişler. Buda atasözlerine karışan duygusal şikenin ispatıdır…

Gönüller bir olunca samanlık seyran olur, demişler. Buda duygusal şikenin imar yasasına muhalif tavrıdır…

Deveye sormuşlar boynunun neden eğri, diye. Nerem doğru ki, demiş. Buda şikeye bulaşmamış devenin gerçekçi davranışıdır…

 

Gönül şikelerinizin, şikeste bestelere dönüşmemesi dileğiyle...

 

                                                 rapolyon@hotmail.com

                                                 twitter.com/rapolyon


Coronavirus (Covid-19)

  • 1,614,369Coronavirus Vaka Sayısı
  • 96,788Ölü Sayısı
  • 362,409Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 12:35

HaberX Anket

Koronavirüs önlemleri yeterli mi?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar