ÖZÜR TAMAM DA, YA SORULAR

 

48 saat içinde olan biten, 48 yılda zor yaşanacak cinstendi. Nevruz kutlamalarında, devletin tanımıyla, “Bebek Katili” Abdullah Öcalan’ın barış mesajı okundu. Binlerce insan mesajı alkışladı. Daha bu olayın dumanı tüterken, İsrail ansızın aylardır beklenen özrü dileyiverdi. Hem de bu özür için ABD Başkanı Obama aracılık yaptı.  Dilenen özrün zafer çığlıklarını atarken biz, Lübnan Başbakanı sessiz sedasız istifa ediverdi. Obama’nın İsrail’li milletvekillerinin gözlerinin içine bakarak, “Kendinizi Filistinlilerin yerine koyun” tavsiyesi bile arada kaynayıverdi.

En baştan söylemeliyiz ki, İsrail’e özür diletebilmek, nasıl olursa olsun muhteşem bir başarıdır. Bu başarı başta Başbakan Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davudoğlu’nun eseridir. Tebrik etmek, her Türk vatandaşının boynunun borcudur. Ama akla gelen soruları sormak, bizlerin vazifesidir. Belki bilen birileri cevap verir de, biz de rahatlamış oluruz.

1-  İsrail’in özrünün, Nevruz kutlamalarının hemen ardından gelmesi tesadüf müdür? Barış sürecinde yapılan görüşmelerden rahatsız olan AK Parti seçmeninin tepkisinin, özür sayesinde sıfırlanacak olması bir plan dahilinde midir?

 

2-   İsrail’in bunca zaman inat edip, şimdi hem de ABD’nin baskısıyla özür dilemesinin Suriye ile bir ilgisi var mıdır? Suriye’nin üçe bölünüp, kuzeyinin Kürt bölgesi, güneyinin İsrail kontrolünde bir bölge ve geri kalanının şiilere dolayısıyla İran kontrolüne bırakılacağı söylentileri doğru mudur? Eğer böyle bir plan hayata geçecekse, bu durumda en çok mağdur olacakların, Suriye’li sünni müslümanlar olacağı, Türkiye’yi yönetenlerin bilgisi dahilinde midir? Irak’ta yapılanın benzeri Suriye için de mi düşünülmektedir? Lübnan Başbakanı, ABD Başkanı bölgedeyken neden istifa etme gereği duymuştur?

 

3-    Milliyet gazetesine haber olup, bir anda gündemin en önemli konusu haline gelen tutanaklarda, oldukça kaba saba ve dengesiz bir ruh haliyle mesajlar veren Abdullah Öcalan mı gerçektir, yoksa Nevruz kutlamalarına gönderdiği barış çağrısı mektubunun yazarı helallik isteyen Abdullah Öcalan mı? İki mektubu da aynı kişi mi yazmıştır? Eğer öyle ise, iki mektup arasındaki üslup farkını neye yormamız gerekmektedir?

 

4-    Suriye’de yapılmak istenilenler öncesi, Obama’nın Filistin’e destek veren konuşma yapması ve Netenyahu’nun özründe geçen “Gazze’deki ablukayı hafifleteceğiz” mesajı, Arap Dünyasının gazını alma çalışmaları mıdır? Suriye’deki muhaliflerin durumu ne olacaktır? Muhaliflere sınırsız destek veren Türkiye, yeni durumda hangi rolü oynayacaktır?

 

5-    Suriye’de kurulması planlanan Kürt Bölgesi’ne PKK militanlarının yerleşeceği ve o bölgenin silahlı milisleri olacakları doğru mudur? Eğer öyleyse, terör bitmiş sayılacak mıdır? Sınırımızın diğer tarafındaki silahlı –eski teröristler- ülkemiz için tehlike olmaktan çıkacak mıdır?

 

6-    Abdullah Öcalan’ın özellikle iktidara yakın medya tarafından şeytanlıktan melekliğe terfi ettirilme gayreti, ev hapsi için zemin hazırlığı mıdır? Abdullah Öcalan’a olası barış döneminde biçilen rol nedir? Eli kanlı katil yakında aramızda dolaşmaya başlayacak mıdır?

 

Bunlar aklımıza gelen soruların bazıları. Bu soruların cevaplarını öğrenmek için çok beklemeyecek gibiyiz. O kadar hızlı gelişiyor ki her şey, önümüzdeki günlerde çok önemli gelişmeler olacak sanki. Tek tesellimiz; herkesin bir planı varsa, Allah’ın da bir planı vardır ve O’nun planı, bütün planları inşallah paçavra haline getirecektir.

 

 


Coronavirus (Covid-19)

  • 30,751,369Coronavirus Vaka Sayısı
  • 957,360Ölü Sayısı
  • 7,405,583Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 16:30

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar