MİLLİ SKANDAL BAKANLIĞI

Bir ülkenin en güvenilir bakanlığı Eğitim Bakanlığı olmalıdır. Bir ülkenin en istikrarlı bakanlığı da Eğitim Bakanlığı olmalıdır. Ama bizim ülkemizde maalesef en istikrarsız ve en güvenilmez bakanlıktır. Her gelen sistemi değiştirir, her gelen bir sınavı kaldırır, başka bir sınav ekler. Her gelen eğitim bürokrasisini tepeden tırnağa değiştirir. Ve her yeni gelen bakanla birlikte 90 yıllık ülkenin, eğitim sistemi kökten değişmiş olur.

Bizim ülkemizde baba ile oğlu geçin, aralarında birkaç yaş olan iki kardeşin bile aynı sistemden mezun olduğunu görmek mucizedir. Çünkü deneme tahtasıdır bizde Eğitim Bakanlığı. Kredili sistem gelir, kredili sistem kalkar. LGS gelir, adı değişir OKS olur. O kalkar, bir yıl sonra SBS gelir. SBS her yıl uygulanır, sonra teke düşürülür, sonra kaldırılır. Olmadı böyle denilip, tekrar konulur. Üniversite sınavı iki basamaklıdır, teke düşürülür, sonra tekrar ikiye çıkarılır.

Kıyafet mecbur olur, sonra serbest bırakılır. Ardından velilerin %60’ının kararına bağlı denilir. Sonra bu oran %50’ye düşürülür. Dershaneler kapatılacak denir, kapatılmaz, sonra yine kapatılacak denir, sonra yine kapatılmaz. O sektörde çalışan binlerce insanın yaşadığı belirsizlik ve umutsuzluk hiç düşünülmez.

Bu yıl şu kadar atama yapacağız denilir, sonra o sayı mutlaka değiştirilir. Öğretmen açığı 1000 olan branşta her yıl 10.000 mezun verecek kadar fakülte ve bölümler açılır. KPSS iptal edilir, sınav yenilenir. Bu defa yeni atanacaklar, eski atanacaklarla birbirine girer, haklar yenilir, forumlar oluşturulur.

Düz liselerin yanına Süper Liseler açılır, sonra Süper Liseler kapatılır, Çok Programlı Liseler açılır. Sonra düz liselerin tamamı Anadolu Lisesi yapılır. Sonra da SBS’de Anadolu Lisesi için yeterli puanı alamayan 574 bin öğrenci Meslek Liseleri dışında kayıt yaptıracak okul bulamaz. Ortalama bir okul binasında, en az defa tabela değişmiştir son 10 yılda.

AKP iktidar olalı, Ulaştırma Bakanı hiç değişmedi, Sağlık Bakanı 10 yıl görev yaptı ama Milli Eğitim Bakanı tam beş kez değişti. Bu bile Eğitim Bakanlığı’nın ne kadar saçma yönetildiğinin ve ne kadar istikrarsız olduğunun göstergesidir.

Bizim Eğitim Bakanlığı, bu saçmalıkları düzeltmek yerine, başka işlerle uğraşır maalesef. İran’la protokol imzalar, Van’daki el kadar çocuklara molla eğitimi verilmesinin önünü açar. Bu protokol ortaya çıkınca da, bizden önceki bakan imzalamış derler fakat protokolü iptal etmezler. Eğitim sistemi bizden 50 yıl geride olan İran’lılardan ne öğreneceğimizi hiç sorgulamazlar.

AKP iktidarı yıllardır Başörtüsü propagandası yapar, ama Danıştay’ın başörtülü öğretmenin göreve döndürülme kararına Eğitim Bakanlığı itiraz eder. Sonra Bakanın haberi yoktu derler, ama bakanın haberinin olduğu ortaya çıkar. Biz o bürokratı görevden aldık derler, bürokrat çıkıp, ben kendim emekli oldum der. O itirazı hazırlayan kişi hala görevde der. Kime inanacağınızı şaşırırsınız haliyle.

FATİH Projesi diye bir proje yapılır. Bütçesi milyarlarca dolardır. Başına bakanlıkla ve eğitimle alakası olmayan bir adam geçirilir. Adam yolsuzluk yapar, dünya kadar parayı çarçur eder. Sadece görevden alınır. Ama bu adamı göreve getiren hiç araştırılmaz. Neden göreve getirildi hiç tartışılmaz. Olan bu memleketin gariban insanının hakkına olur.

Skandal bir bakanlıktır Eğitim Bakanlığı, neresinden tutsanız elinizde kalır. Veriler de doğrular bunu, her yıl yüzbinlerce öğrenci sıfır çeker SBS ve ÖSS’ de. Hatta bu yıl rica ederler ÖSYM’ye, açıklamazlar sıfır çekenlerin sayısını. Milyonlarca lira para harcanır, okul yapılır, bir seneye kalmadan sıvaları dökülür. Depremden sonra yapılan okullardan onlarcası depreme dayanıksız diye boşaltılır. Müteahhidine hesap sorulmaz, denetimi yapana hesap sorulmaz. Çünkü devletin malı denizdir bizde, yemezsen domuz muamelesi görürsün.

Tecavüz edilir bu memleketin okullarında çocuklara. Taciz edilir el kadar masumlar. Hocam deyip, saygı gösterdikleri, hürmet ettikleri yaratıklar suiistimal eder onları. Yatılı Bölge Okulu denilen, gariban çocukların okudukları ve kaldıkları okullardaki skandalları yazsanız kitap olur. Fakirdir ya o çocuklar, sahipsizdir ya, sesleri çıkmaz ya, ne yapsanız serbesttir. Tarayın geriye doğru gazeteleri, utanırsınız insanlığınızdan.

Kimseye sormadan sistem değiştirilir bu ülkede. 4+4+4 diye saçma sapan bir sistem yürürlüğe girer. Daha yasalaşmadan bile bir sürü değişikliğe uğrar. Birinci yılın sonunda, bin türlü şikayet alır. Altına bez bağlanan çocuk, okula gönderilir neredeyse. Tek nedeni beyefendinin böyle istemesidir. Yasa teklifi Eğitim Bakanlığı’nda değil, Başbakanlıkta hazırlanır bu yüzden.

Bakanlığa ait tek Üstün Zekalı Çocukların okuduğu okul da kapatılır aniden. Çünkü sevmezler bu ülkede üstün zekalıları. Geri zekalıları bağrına basan memlekette, ileri zekalıların zekalarını elbet köreltmek gerekir. Neden kapatılır bu okul, kimse açıklama yapmaz. El oğlu böyle çocukları bağrına basarken, bizim Eğitim Bakanlığı, ortada bırakıverir.

Ama bizim Eğitim Bakanlığı’na göre, bu işlerin tek çözümü vardır; dershaneleri kapatmak. Çünkü bütün bu işlerin müsebbibi dershanelerdir(!) Para tuzağıdır dershaneler bakanlığa göre. Oysa bilmez, bakanlıktaki serin odasında bilgisayarında okey oynayanlar, her yıl binlerce öğrencinin bedava eğitim gördüğünü dershanelerde.  Kabul etmezler okulda öğretilemeyenlerin dershanelerde öğretildiğini. Yüzleşmezler, dershaneler olmasa sıfır çeken öğrenci sayısının üçe beşe katlanacağı gerçeğiyle.

Böyle bakanlığa böyle karar deyip şaşırmamak gerekir belki de. Türkiye’nin en umutsuz bakanlığıdır Eğitim Bakanlığı. En azından şimdilik, en azından bu kafayla. O yüzden bari adını değiştirin bakanlığın, gören de eğitim veriliyor falan zannetmesin. Mesela Milli Eğitimsizlik Bakanlığı deyin, ya da Milli Skandal Bakanlığı. Ya da demeyin bir şey, kaldırın tabelayı böyle devam edin. 


Coronavirus (Covid-19)

  • 30,737,912Coronavirus Vaka Sayısı
  • 957,271Ölü Sayısı
  • 7,406,425Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 15:50

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar