TELEFON ADAB-I: VODAFONE, AVEA, TURKCELL

TELEFONLARIMIZ!..Teknoloji harikaları! Vazgeçilmezlerimiz! Artık bizim elimiz kulağımız!..

 

‘Alo’, ‘alooo’, ‘alooooo’ kadar basit olmaktan çıkan, zaman zaman hayatımızı kurtaran, bazen bizi rezil eden, bazı anlarda da bir araba parasını yatırarak aldığımız ve bizimle adeta aynı bedende yaşayan telefonlarımız! Ne dersiniz haksız mıyım?

 

Sabah evden çıkarken arabamızla işe gidiyorsak, evde cüzdanımızı dahi unutmuşsak çok da sorun değil ve bir şekilde çözümü bulunur. Ama telefonumuzu unutmuşsak! İşte o zaman tam bir kargaşa…

 

Neden mi? Çünkü telefonlarımız artık bizim not defterimiz, rehberimiz, dünyaya açılan iç dünyamız, sosyal medyamız, internet ile hayat bağlantımız ve bir de günlük yaşam bağlantısı işte! Eee daha ne olsun?

 

Verdiğim eğitimlerimde bu bölümü işlerken sınıfça bir çalışma yapıyoruz ve inanın katılımcıların neredeyse % 90’nı bundan sınıfta kalıyor. Soru şu: Eşinizin, çocuğunuzun, annenizin, babanızın ve kardeşlerinizin yıllardır kullandığı cep telefonu numaralarını yazar mısınız? Siz düşünün sonucu…

 

İşte bu kadar alıştırdı bizi kendisine bu teknolojinin göz bebeği olan telefonlar. Tamam buraya kadar sıkıntı yok. Peki bu güzel aletin yaşamdaki adab-ı ya da telefonun görgülü kullanılmasının da bir biçimi olmaz mı?

 

Gelin şimdide bu konunun püf noktalarını beraberce inceleyelim diyeceğim ama buna başlamadan önce gelin şu videoyu beraberce izleyelim;

http://www.youtube.com/watch?v=-tGIuF8I-_Y

Yok artık daha neler demek yok! Çünkü ben günlük yaşamda bunun gerçek örneklerine inanın çoklukla tanıklık ediyorum. Peki ya siz?

 

1. Telefonu açan kapatmalı denilse de; Telefonla aramayı kim yaparsa yapsın, kapatırken yaşı büyük olanın öncelikle kapatması beklenir.

 

2. Konuşanlardan biri erkek diğeri kadınsa, önce kadının telefonu kapatması beklenmeli.

 

3. Ast-üst iletişiminde konuşma bitiminde üst telefonu önce kapatır, ast ise onun telefonu kapatmasını bekler.

4. Cep telefonları en fazla 3 kez çaldırılmalı.

 

5. Cevap vermiyorsa aynı gün içerisinde ardışık arama yapılma(ma)lı.

 

6. Aramalarda 10.00-22.00 zaman diliminde aramaya özen gösterilmeli.

 

7. Samimi değilsek ve ertesi güne kalabilecek bir iş ise Pazar günü rahatsız etmemeli.

 

8. İzin istemeden kimsenin cep telefonu bir başkasına -3. Kişiye- verilme(me)li!

 

9. Öncelikle telefonu ilk açtığımızda selamlama sözcüğü; Günaydın, Merhaba, Selam. İyi günler. Telefonu kapatırken ise yine aynı hassasiyet gösterilerek kapatılmalı.

 

10. Karşı tarafın müsait olup olmadığı sorulmalı.

 

11. Sonrasında kendimizi karşıdaki kişiye tanıtmış olmak ve karşı taraftaki bizi daha öncesinde tanımadığımız bir kişi ise aradığımız kişi olduğundan emin olmak amacıyla teyit etmek. “Emir beyle görüşüyorum değil mi efendim?” gibi.

 

12. Samimi olduğumuz bir kişi ise hal hatır sormak.

 

13. Değil ise hemen konuya girmek.

 

14. Konuşma başladığında ben maddelendirme yöntemini kullanıyorum. (Söylemek istediğim iki konu var.)  Keza zaman kıymetli ve telefonlar sohbet araçları olmadığı gibi, karşı taraf da bunun için uygun olmayabilir düşüncesiyle bu yöntemi size de öneririm.

 

15. Gün içerisinde aradığımız kişi cevap vermiyorsa, onu ardışık olarak yeniden aramamak ve mümkünse onun dönmesini beklemek.

 

16. Çok önemli bir durum var ise mesaj göndermek.

 

17. Telefonumuzu akşama kadar açmadığımız durumlar olabilir. Çalıştay ve tüm günlük eğitimler gibi durumlarda eğer mümkünse gün bitmeden, arama saati geç olmuşsa kayıtlı numaraya ertesi gün dönülmesi en uygun şeklidir.

 

18. Kayıtlı olmayan numaraları karşı taraf açmadığı takdirde, mesaj atmak daha uygundur. Çünkü kayıt dışı numaralara tüm kullanıcılar geri dönüş yapmayabilir.

 

19. Sosyal bir arama ise ünvan ve statülerimiz kesinlikle söylenme(me)li, iş için bir görüşme ise o zaman da abartmadan söylemelidir.

 

20. Son zamanlarda ben de kurumsal aramalarda artık uyguluk durumuna uyulmadığı şikayetlerini çokça alıyorum ve gözlemliyorum. Arama mesai saati dışında; bankalar ve- operatörlerinde arama(ma)ları ve geç saatlerde mesaj çekmeleri nezaketen uygun olandır.

 

21. Cep telefonundan arayıp asla “sen kimsin” ile söze başlanılmamalı.

 

22. Telefon ile konuşurken asla bir şeyler yenilmemeli.

 

23. Telefon ile konuşurken ilk öncelik konuştuğumuz kişinindir. Bunu bile bile ikinci aramaya alınmamalı!

 

24. Telefon ile konuşurken başka bir kişiyle farklı bir konuşma yapmamalı, yapılacaksa dahi bunu karşı taraftan bir dakika müsaade istemeli ve özür dileyerek devam edilmeli.

 

25. Unutmamamız gereken nokta, karşı tarafın bizi görmediğini bilmemiz!..

 

26. İş görüşmeleri mesai saatleri içerisinde yapılmalı, çok acil değilse muhataplar yolda ya da evdeyken meşgul edilmemeli.

 

27. Telefonun sesi ortama göre ayarlanmalı ve başkalarına rahatsızlık vermemeli.

 

28. Okul, hastane, kütüphane, gibi mekanlarda telefonlar -titreşim- konumuna alınmalı.

 

29. Telefon bırakılarak odadan çıkmak gerektiğinde sessizde bırakılmalı. Israrla çalan telefonlar oda arkadaşlarına eziyet olmamalı.

 

30. Toplantı esnasında / sırasında, telefon sessiz modda ise, karşı tarafa -imkân varsa- bunun için bilgi mesajı göndermeli ve telefon elimizden bırakılmalı. Toplantı ya da görüşmelerde telefonla, e-postalarla, internet ile asla fazla ilgilenilme(me)li. Hele hele twit hiç atma(ma)lıJ

 

31. Telefon seslerinin çok abartılı olmaması gerekli. Keza bunlardan kişilik tahlilinin dahi yapıldığı söyleniyor.

 

32. Opera, sinema ve camilerde telefonlarımızı mutlaka kapatmalı. Opera ve sinemada ekrana bakarak sessizde dahi olan telefonumuzun yanımızdaki kişileri ışığı ile rahatsız etme(me)li. Özellikle de camilerde; horon veya envai çeşit müziklerle insanlar Cuma namazı kılmak istemediklerini söylüyorlar. Kısacası “Hakla irtibat için halka irtibatı kesmeli.”

 

 

33. Toplu taşıma araçlarında mümkünse telefonu kullanmamak. Eğer konu acil bir durum ise açıp, çok alçak bir ses ile ve ağırlıklı olarak karşı tarafı dinleyecek şekilde kısaca konuşmak.

 

34. Kalabalık ortamlarda veya yemek masalarında kafamızı kuma gömer gibi (deve kuşu modeli) konuşmak yerine, mevcut salon veya odanın dışına çıkarak konuşmak ve daha sonrada yeniden masaya dönmek, özür dileyerek oturmak... Kalkarken mimiklerimiz ile izninizle demeyi ihmal etmediğinizi bildiğim için bu konuya değinmiyorum nezaket sahibi okuyucularım!J

 

35. Sosyal ortamlarda masaların üzerine hava olsun diye bırakılan son model telefonlara bakın hiç girmiyorum! Hiç düşündünüz mü şimdiye kadar telefonların zil sesleri değiştiriliyordu, şimdilerde ise bu ‘iphone’ların zil sesleri neden hiç değiştirilmedi acaba? Ne dersiniz?

 

36. Medeni bir toplumun, saygılı fertleri olarak, bu teknoloji harikası telefonları kullanma adabına uymazsak, bu durum bizim en kibarından görgü eksiği olduğumuzun resmi değil yağlı boya tablosu olarak geri dönecektir?

 

Bilindiği gibi ideal olan gülüş, mutlaka sese de yansır! Yoksa siz hala telefon -kişiliğinizi- oluştur(a)madınız mı? Mimiklerden ve jestlerden mahrum bu iletişim aracı için enerjimizi, ışığımızı, vurgumuzu, tonlamamızı, samimiyetimizi, resmiyetimizi, ölçümüzü, nezaketimizi, zarafetimizi, saygımızı ve hatta sevgimizi yansıtabilecek tek kanal sesimiz…

 

Twitter.com/aytacyasmin

protokolkurallari@gmail.com

 

Popüler Kullanıcılar