KADIN ‘IN’ BAYAN ‘OUT’ MU?

 

‘Kadın’ veya ‘bayan’ söylemleri arasındaki farkı ayırt etmem ciddi bir tecrübe ile sabitlenmişti. Doktora jürisi için herkesin 10 dakikada çıktığı kapıdan içeriye girdiğimde 45 dakikada çıkacağımı asla tahmin dahi edemezdim. İlk saniyelerin önemini bilirsiniz mülakatlarda. Çok güzel başladı ve devam ediyordu, taaa ki protokol ve adap kitaplarında hanımefendilerin önceliklerini belirtirken neden hem kadın hem bayan kelimelerini kullanmışım diye feminist ama bir o kadar da tatlı bir öğretim üyesi hocam sazı eline alana kadar.

 

 

 

Ben hiç durur muyum. Kendime göre ne haklı açıklamalar sıralıyorum. Kadın kelimesi, kaba bir söylem algısı uyandırdığı için kullanılabiliyor. O yüzden ben de; hem kadın hem bayan kelimesini bilinçli olarak kullandım. Bizim toplumumuzda kadın demek ayıptır diyorum. Gel de ikna et, ne mümkün. Tüm bu açıklamalar sonunda nuh diyerek peygamber demeyen bir hoca. Eee turnikeye sizden önce girdiği aşikar. 1-0 önde başlıyor sizinle iletişime. Çünkü hoca. Hocalar her bir şeyi bilir, hem de en iyisini mantığı geçit vermez bir gerçek, akademisyen dünyasında! Hal böyle olunca şimdilerde çok ama çok güzel ilişkimizin olduğu canım hocamdan “Kadın olmak” üzerine alınan bir dönemlik ders!!!

 

 

 

İşte böyle başlar ikisinin arasındaki ayırımın aslında ne anlama geldiğini tam kavramış olmam diyelim. Şimdilerde;

 

 

 

1. İ.K. cıların hızla iş yaşamına davet ettikleri ve 21. yüzyılın erkeği kadar kadını da iş hayatında olmalı dediği “kadın”,

 

 

 

2. İş yaşamında üst yönetimde cam tavan sıkıntısı yaşayan “kadın”,

 

 

 

3. Yönetici kademede ağzıyla kuş tutsa dahi ‘elinin hamuru ile erkek işine karışma’ denilen “kadın”,

 

 

 

4. İş yaşamında tepe yönetime ulaşma yolunda ilerlerken annelik içgüdüsü ile mola veren fedakar “kadın”,

 

 

 

5. Zaman zaman siyaset ve çalışma yaşamında erkeklerle mücadele etme psikolojisini aşamadığı için maskülen hallere girmek zorunda kalabilen “kadın”,

 

 

 

6. Mükemmel anne olmak için yeri geldiğinde kendisinden vazgeçen ve yaşamını çocuğu odaklı düşünmek zorunda kalan “kadın”,

 

 

 

7. Yüreğine yerleştirdiği kişiye tam teslim olan “kadın”,

 

 

 

8. İyi bir eş ve iyi bir ev hanımı olmak isteyen “kadın”,

 

 

 

9. Yok saysak dahil hala tüm hizmetlerine rağmen şiddet gören “kadın”,

 

 

 

10. Fedakar, cefakar, işçi “kadın”

 

 

 

‘Bu kumaştan bu elbise çıkmıyor, istediğiniz kadar güzel modeller hayal edin’ söylemleri kadına yapılan büyük bir haksızlık olur. Bence çok güzel işler başarıyor günümüzün üreten kadını.

 

 

 

İşte bunlar bizim kadınlarımızdır…

 

 

 

Kadının çalışması hiçbir zaman sadece para kazanması için değil. Bir çağrı faktörü var bir de statü arayışı ve dahası kimlik olgusu. ‘Çocukta yaparım, kariyer de’ söylemi var ya, işte aynen öyle!.. Evet, evet biraz heder oluruz ama her ikisini başarmak konusunda elle gösterilecek bir başarı grafiği de sergileyebiliriz azmedersek eğer… Yeter ki isteyelim ve kendi kendimize ket vurmayalım.

 

 

 

Kadına yapılan yatırım topluma geri dönütü mutlak olacak bir yatırımdır. Kadını eğitirseniz, bir toplumun kodlarını ele geçirmişsiniz demektir. Üretken, başarılı, nazik, akıllı kadınlar, bir sonraki bahara böyle bir toplumun oluşmasının kurucu unsurlarıdır. Asil bir toplumun mimarı ancak asil bir kadın olabilir.

 

 

 

Kadın candır, kadın hayattır, kadın annedir, kadın arkadaştır, kadın dosttur, kadın kardeştir, Kadın melektir! Kadın prensestir. Kadın eştir. Kadın sultandır. Kadın mimardır. Kadın zarafettir. Kadın sevgidir. Kadın işçidir. Kadın köledir. En önemlisi de peygamber efendimizin (sav) söylemiyle; ‘cennetin ayağının altında olduğu anamızdır’. Kısaca kadın her şeydir.

 

 

 

Ve kadınlar günümüz kutlu olsun.

 

 

 

Twitter.com/aytacyasmin

 

protokolkurallari@gmail.com

 

Popüler Kullanıcılar