KİMİ RAKI ŞİŞESİNDE BALIK, KİMİ BALIK REKLÂMINDA BAŞROLDE OLMAK İSTER

Yeniçağ gazetesinde Burhan Ayeri’ nin köşesinde "Ton balığı yiyin" başlıklı bölüm:

Koca profesör ekrana çıkmış "ton balığı yiyin" diyor. Osman Müftüoğlu'na sormak istiyorum; "Reklamını yapıp parayı cukkaladığın o markanın bir sene içinde fiyatını ikiye katladığını biliyor mu?" Ayrıca, ödenen miktarı da merak ediyorum. "Aldığım parayı Mehmetçik Vakfı'na bağışladım" derse kendisinden özür dilemeye hazırım.

Kaynak: https://www.yenicaggazetesi.com.tr/dev-ekonomiden-kimler-nemalaniyor-50355yy.htm

***

BİR: Prensip olarak her türlü reklâma ama özellikle de yiyecek-içecek ve ilaç reklâmlarına külliyen karşıyım.

Yiyecek-içecek reklâmlarını sadece sağlık bakımından değil ahlâken de yanlış buluyorum.

Sağlık bakımından yanlıştır çünkü reklâmı yapılan yiyecek mutlaka işlenmiş ve paketlenmiştir; büyük ihtimalle sentetik kimyasallar da etkilenmiştir.

Bir ürünün reklâmı yapılıyorsa, reklâma yapılan harcamalar mutlaka fiyata yansır, yani reklâm parası aslında bizim cebimizden çıkar.

Üstelik de sağlıklı beslenme bir bütündür, tek bir gıda ile sağlık olmaz.

Mucize bir gıda yoktur, sağlıklı iseler bütün gıdalar kendi başına mucizedir.

Ahlâken de doğru değildir, reklâmı yapılan ürünü alan da olabilir alamayan da.

İKİ: Bir doktor bir besinin çok faydalı olduğunu elbette söyleyebilir ama bunu ifade etmenin yeri bir sağlık programı veya kamu spotu olabilir.

Kendisi ürünün adını anmıyor olsa bile reklâmda yer alması onun doğrudan o ürünün reklâmını yaptığı manasına gelir.

ÜÇ: İçinde bulunduğumuz şu günler taze balığın en bol ve ucuz olduğu bir dönemdir.

Böyle bir zamanda kutuda satılan işlenmiş balığa methiyeler düzmek insanları taze balıktan kutu balığını tercih etmeye yönlendirebilir.

Taze balıkla kutu balığı bir olabilir mi?

DÖRT: Bu reklâmdan aldığı parayı bir vakfa bağışlaması da ayrı bir reklâm olur.

Bağış gizli yapıldığı zaman değerlidir; yapılan bağışı toplumun gözüne sokmak en azından ayıptır.

Ben de balık reklâmı yapıyorum

Ben de herkese haftada en az iki gün taze balık yemelerini; ton balığı gibi büyük balıklar yerine hamsi, istavrit gibi küçük balıkları tercih etmelerini; bunları mümkün olduğunca ızgara, buğulama ve fırında pişirmelerini, yağda kızartmaktan kaçınmalarını; reklâmı yapılan, işlenmiş her türlü balıktan kaçınmalarını tavsiye ediyorum.

Gelelim neticeye

İşte bütün mesele: Rakı şişesinde balık olmak mı, balık reklâmında başrolde olmak mı? 

Popüler Kullanıcılar

}