Endişeliler

Endişeliler

Yatay geçiş yapmak zorunda kalmıştım. Üç yıl okuduğum okulda başörtümü açamayacağımı anladığım için…

Annemle, babamla birlikte gittik okula. Nizamiye kapısında uyaran olmadı. Öğrenci işlerinin olduğu binaya gelince karşılaştık ilk şokla.

Kapıdaki güvenlik görevlisi başörtülü olduğum gerekçesiyle içeri alamayacağını söyledi. Bildiğimiz bir şeydi ama bir ümitti işte…

Başörtüsü takmaya başladığım 12 yaşımdan beri babam bile beni örtüsüz görmemişti. Dahası ben de onun yanında açamazdım.

Babam bunu fark etmiş olacak ki bir bahaneyle uzaklaştı yanımızda. Gördüm babamın gözyaşlarını…

Uğruna dünyayı yakardım oysa ben babamın bir damla gözyaşı için. Hiç bir şey yapamadım…

Annemin desteği ile girdim okula…

Hiç unutmuyorum o günü…

Unutmayacağım da…

Biz bizi hakir görenlerin, bizi aşağılayanların, aklımıza/fikrimize güvenmeyenlerin, bize inanmayanların olduğu zamanları unutmayacağım gibi…

2002’de halk iktidar oldu…

Bu topraklarda cumhuriyet ilan edildiğinden beri halk hiç bu kadar gerçek temsil edilmemişti. Ve iktidar hiç bu kadar halk için olmamıştı.

Bu kadar halkın içinden biri başbakan olmadığından belki, millet sahip çıktı seçtiğine…

Ama 2013’e  gelinceye kadar geçen sürede hep endişeliler oldu bir yerlerde.

Hep endişe etmeye devam ettiler…

Her şeyden önce onların endişeleri var mı diye soruluyordu oysa.

10 yılı geçti. Hala endişeli onlar. Hiçbir endişeleri karşılık bulmasa da…

Bir gün Gezi Parkındaki ağaçlar kesilmesin diye eylem yapmak istedi birileri. Ve bu eylem kutsal endişeliler için işaret fişeği oldu.

O zaman bağıra bağıra söylediklerinden çok net anladık endişe kaynaklarını. “Yaşam Tarzına Müdahale” imiş dertleri. 10 yıl boyunca yaşam tarzlarına zerre müdahale edilmeyenler ya bundan sonra edilirse diye endişelilermiş.

Bizimki yaşam tarzı değildi zaten. Kutsal endişeli olmadığımızdan bizim yaşam tarzımıza müdahale de olabilirdi hani…

Başörtülerimizle okullarımıza alınmadığımızda yaşam tarzı kutsayıcıları hiç özgürlükten bahsetmediler. Çünkü onlara göre özgürlük onların istediği şekilde değilse özgürlük değildi.

Üç başörtülü arkadaş aynı yolda kol kola gezemedik biz. Çünkü her an terörist olarak yakalanabilirdik. Endişelilere göre de hak etmiştik zaten…

Kimin elinden içkisi alındı. Ya da eteği kısa diye okula alınmayan mı var aranızda.

Sahi kıyafetinizden dolayı alınmadığınız AVM olmuş muydu?

Peki giyiminizden dolayı sizi minibüsten indiren oldu mu hiç?

Asker olan eşimin yemin törenine başörtülü olduğum gerekçesiyle almak istemediler. Örtümün iğnesiymiş sorun. Ha bir de eski Türk filmlerinde ki gibi çenemin altından bağlamalıymışım. İstediklerini yapınca girebildim ancak. Oysa eşim vatani görevini yapıyordu. Ben de bununla övünç duyacaktım. Ama onlar beni giyimimden dolayı almak istemediler tören alanına.

Rujunuzun rengine müdahaleyi en iyi ben anlarım bu yüzden…

Hala yakıştıramıyorsunuz  değil mi başörtülülere Mercedes’i BMW’yi… Endişeleriniz o kadar geçmiş ki kendi endişelerimizin önüne uzunca bir süre biz de yadırgadık doğrusu…

Kendi hayat tarzıma müdahale ne kadar rahatsız ediyorsa beni, sizin ki de o kadar rahatsız ediyor. (Siz-biz demek zorunda kalışım sizin bizi sizden kabul etmeyişinizden)

Ve ne zaman ki benim hayat tarzıma müdahale sizi endişelendirirse o zaman gerçek biz olacağız buna hiç şüphem yok.

 

 

 

 twitter:@yoncakayasahin

Coronavirus (Covid-19)

  • 664,590Coronavirus Vaka Sayısı
  • 30,890Ölü Sayısı
  • 142,368Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 09:35

HaberX Anket

Koronavirüs önlemleri yeterli mi?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar