Ak Parti kaybederse ne olur?!

En başından belirtmek isterim ki, bu yazı ne “Ak Parti’ye oy verin” yazısıdır ne de “Ak Parti’ye oy verdiğinizde ülkede neler değişir” ile ilgili bir yazıdır. Yazının başlığından da anlaşılacağı üzere, üzerinde durmayı istediğim şey 13 yıldır ülkeyi yöneten Ak Parti’nin 7 Haziran Genel Seçimi’nde tek başına iktidar olamaması veya hiç iktidar olamaması halinde ülkede yaşanması muhtemel gelişmeler ve olaylarla ilgilidir.

Ak Parti, iktidara geldiği Kasım 2002’den beri ülkede birçok değişiklik yaşandı. Bunları tek tek sıralamak ne mümkün ne de gereklidir. Tüm vicdanlı ve aklı başında olan vatandaşlar 13 yıllık Ak Parti iktidarında ülkede yaşanan sosyolojik, politik ve bürokratik devrimin farkında zaten. Bu bakımdan bunları tek tek sıralamanın hiçbir anlamı ve gereği yok.

Ak Parti iktidarları, ülkenin yüz yıllık makus talihini değiştirmiş ve bugün çok gerilerde kaldığından dolayı artık hissedilmeyen kaos durumlarının seyrini ilerlemeye ve huzura dönüştürmüştür. Ak Parti’nin tek başına güçlü iktidar olmaması halinde 13 yıllık iktidar süresince tüm Türkiye’de yapılmakta olan ve 2002’den önce hayali dahi edilemeyen dünya çapındaki tesislerin geriye döndürülmeyeceğini kim iddia edebilir.

Bir ülke onlarca yıl sefalet ve huzursuzluk içinde yaşayabilir. Ancak bir liderle birlikte her şey değişebilir. Recep Tayyip Erdoğan 13 yıllık iktidarında, huzursuzluğun ve sefaletin bir kader değil, bunlara neden olan yanlış anlayışların ortadan kaldırıldığında huzursuzluğun yerini huzura ve sefaletin yerini refaha bırakacağını göstermiştir. Türkiye insanına güven verdi, yurtdışında yaşayan Türkiyeli vatandaşlara özgüven verdi. Artık 13 yıl öncesine göre daha dik yürüyor, toplum ve devlet nezdinde daha fazla dikkate alınıyorlar.

Ak Parti’yle birlikte gelinen noktada Türkiye ya hızını kesmeden yoluna devam edecek; açıklanan projeler, çözüm süreci ve toplum hayatında herkesi ilgilendiren yenilikler ve gelişmeler devam edecek. Ya da bir bıçağın kesmesi gibi her şey duracak, statükonun özlemcisi MHP, CHP ve HDP gibi partilerle ülkenin maddi-manevi kaynakları tekrar heba edilecektir. Aynı 2002’den öncesine kadar olduğu gibi…

Yüz yıllık geçmişimizde zaman zaman Menderes, Özal ve Erbakan gibi vatansever liderler ülkeyi ileriye taşımışlarsa da, bu ilerleme bazı karanlık ellerin harekete geçmesini de tetiklemiş ama darbelerle, kaoslarla ve cinayetlerle toplumsal barış zedelenerek ülkenin gelişmesi bir şekilde durdurulmuştur.

Herkes emin olmalı ki, Ak Parti 7 Haziran seçiminden tek başına iktidar olacağı oya ulaşamazsa koalisyona mecbur kalacak bu da 13 yıldan beri hızlanarak devam eden atılımların ve projelerin durması anlamına gelecektir. Bundan hiç kimse kuşku duymamalı. Sebebi açık; Ak Parti’nin iktidarından önce ülke nasıl yönetildiyse yine öyle yönetmek isteyecekler. Yani kaos, durgunluk ve endişe dolu yılların kapısı aralanmış olacak. Bunu görmek için müneccim olmaya gerek yok. Yaşı müsait olanlar zaten hatırlarlar, ancak yaşı gereği Ak Parti iktidarından öncesini hatırlamayanlar büyüklerinden sorup geçmişin zihniyetlerini, partilerini ve onların iktidarlarında Türkiye’nin nasıl yönetildiğini öğrenebilirler.

7 Haziran seçimleri bir şans oyununa dönüştürülmemelidir. Ak Parti, 13 yıllık iktidarında yanlışlar yapmış olabilir. Gerek tüzel kişilik olarak politikalarında gerekse idari makamlarda olan yöneticileri tarafından hatalı icraat ve söylemler göstermiş olabilir. Ancak bu hataları düzeltmenin yolu Ak Parti’yi iktidardan uzaklaştırmak değil, onu bulunduğu iktidarda sağaltmaktır, düzeltmektir, hatalarından kurtulmasına zorlamaktır.

 Ak Parti kaybederse Türkiye kaybeder; çözüm süreci durur, eski kaoslu, karmaşık ve karanlık ortamlar bugünkü huzur ortamının yerini alır. Kandan ve kinden beslenenlere gün doğar, halkla, halkın değerlerine düşman yöneticiler yine halka kan kusturmaya çalışırlar.

Ak Parti kaybederse ortada ne adalet duygusu, ne kişisel haklar ne de insani erdemler kalır. İdeolojileri gereği, halkın genelinin değerlerine düşman siyasetçiler iktidar olduğunda Ak Parti’nin ülkeye kattığı değerleri bir bir yıkacak, yine eski düzenlerine devam edeceklerdir. Bunu görmemek için zihinsel kör veya sağduyudan uzak olmak gerekir.

Ülkedeki mesele bir yönetim meselesi olduğu kadar bir zihniyet meselesidir. Zihniyetleri gereği iktidara geldiklerinde eşcinsellere evlilik vaadinde bulunan HDP, çözüm sürecini bitirip ülkeyi yine kin ve kan denizine sokmaya azmetmiş bir MHP ya da kendisini ülkenin kurucusu ve sahibi gibi gören  CHP eliyle halkın genelinin insani ve manevi değerlerine yine savaş açılabilir, daha doğrusu açılacaktır.

 

Şimdiden uyaralım!  

Popüler Kullanıcılar