Mursinin İdamı Durdurulsun (#Stop Execution Of Morsi)

Mısır’da seçilmiş en son legal Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye ve onunla birlikte onlarca İHVAN (Müslüman Kardeşler Örgütü) üst düzey yetkilisine idam cezası verildi. İdam cezalarının hukuki olmadığını herkes biliyor aslında. Dünyanın gözünün içine baka baka ne demokrasi ne İnsan Hakları ne de başka bir hukuki zemin dikkate alınıyor. Mısır’da ilk kez demokratik yollarla seçilen bir Cumhurbaşkanı seçildikten kısa zaman sonra askeri darbeyle indiriliyor ve aslı olmayan iddialarla ölüme gönderiliyor.

Batı Dünyası, Aydınlanma Hareketleri’yle birlikte tüm dünyayı aydınlatma iddiasında bulundu. Dünyaya Demokrasi, İnsan Hakları temelinde herkese eşit seçme ve seçilme hakları öngören hukuki zeminler pazarladı. Demokrasi’yi kendi içinde tüm kurallarıyla yaşarken, Doğu Dünyası’na karşı ikiyüzlü davrandı. Kimi Ülkerlerde demokrasinin adını bile anmadan sömürge faaliyetlerini sürdürdü. Demokrasi talebinde bulunan kimi Doğu Ülkeleri’ndeyse demokrasinin menşe hakkını elinde bulunduran “Bir Taraf” olarak davrandı. Yani Batı şunu dedi: “Eğer ülkenizde demokrasi yaşanacaksa, benim istediğim koşullarda ve benim istediğim aktörlerle yaşanır.”

Evet, Batı Dünyası’nın Doğu’ya karşı tutumu çifte standardın da ötesinde, “Oyun Kurucu” olma iddiasındadır. Direk kendi menfaatlerine ya da ülkelerdeki işbirlikçilerinin menfaatlerine karşı olumsuz gelişmeler gördüğünde müdahalesini ya açıktan (Irak, Afganistan gibi) yapar ya da o ülkelerdeki iç dinamikleri kendi işbirlikçilerinin istediği kıvama getirerek (Mısır, Suriye gibi) yönetime dolaylı müdahalede bulunur. Her iki müdahale şeklinde amaç aynıdır; ülke yönetimini eline geçirmek ve güçlenmesini engellemek; güçlenerek Batı’ya alternatif ekonomik, askeri, siyasi vs. güç olmasının önüne geçmektir.

Doğu Dünyası’na karşı; özellikle İslam Coğrafyası’nın tamamına karşı hegemonya anlayışından bir türlü vazgeçmeyen Batı, “Doğulu İnsan”ı kendisinden düşük görmekten de vazgeçmiyor. Batılı bir insanın dünyadaki haklarıyla Doğulu insanın hakları kağıt üstünde aynı olsa da, gerçek hayattaki durum maalesef Doğulu insanın aleyhinedir. Askeri gücü elinde bulunduran Batılılar masum ve mazlum Doğulu insanların haksız yere katledilmesinden en küçük bir rahatsızlık duymamakta, hatta onları tehdit eden veya etme ihtimali olan bir ferdin daha yeryüzünden silinip gittiği rahatlığını gösteriyorlar.

Muhammed Mursi’nin idam cezasına çarptırılmış olması tek başına haksız, hukuksuz ve cinayet seviyesinde bir iradedir. Ancak Mısır gibi İslam Âlemi’ni birçok yönden etkileme kabiliyetine sahip bir ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanı’nı idam etmek, İslam Âlemi’ne bir mesaj niteliği de taşıyor. Dünyanın tüm kurumsal resmi işlerini ellerinde bulundurdukları; bu kurumsal labirentlerde kendilerinin istemediği kişilerin fazla yaşayamayacağı algısı daha derinleştirilmek isteniyor. Demokrasilerde ya da İnsan Hakları yönünden Askeri Darbe’nin “kötü” olduğu kabul edilmişken, tüm Batı Dünyası aynı irade yönünde hareket ederek Mısır’da Mursi’nin askeri darbeyle devrilmesine ses çıkarmamış, sonrasında tepki koymamış, gelinen noktada ise her şey olması gerektiği gibi oluyor gibi davranmaktadır. Batılılardan Doğu Dünyası’nın haklarını savunması beklenemez. Ancak Mısır’daki idam zulmünü derinleştirmek için cesaretlendirici tutumlarına karşı vicdanlı insanların “dur!” demesi gerekiyor. Dini, dili ve ideolojisi ne olursa olsun, Batı Dünyası’nın (özellikle Amerika ve İngiltere’nin) insan onur ve haysiyetiyle bağdaşmayan tutumlarına karşı sesini çıkarması gerekir.

Mursi’nin Mısır’da idama çarptırılması, o kararı Mısırlıların verdiği anlamına gelmiyor. Mısır’da istediği yönetimi görmek isteyen, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve bölgenin kontrolünü elinde tutmak isteyen Batılı Emperyalist Koalisyonun istediği oluyor sonuçta.

Mursi’nin seçilmesiyle birlikte filizlenen demokrasi talepleri bir kez daha postalların atlında eziliyor.  

Mursi ve arkadaşlarının idamına karşı Vicdan Koalisyon oluşturulmasını istemek bir temenniden öteye geçemeyecek durumda! Sözüm ona tüm “Uygar Dünya” kendi kurallarına göre seçilmiş bir Cumhurbaşkanı’nın idam sürecini sadece seyretmekle yetiniyor. Bir kez daha demokrasinin kendileri için kendi menfaatlerini sürdürecekleri bir araç olduğunu gösterdiler dünyaya! Demokrasi kendi toplumsal örgütlenmelerinde bir anlam ifade ediyor sadece. Dünyaya seslenirken sadece sözünü ettikleri demokrasinin temel değerlerine bağlılık gibi bir endişesi de yok Batılıların.

 Batılı Emperyalist Koalisyonun kabaran iştahını kaçıracak tek etken başta bu hegemonyaya direk ve dolaylı maruz kalan halkların seslerini yükseltmesi, sonra ise dünyada farkındalık oluşturarak vicdanlı insanların seslerini yükseltmelerini sağlamaktır.

Mursi ve arkadaşları idam edilmemelidir. Buna karşı kullanılabilecek tüm sivil araçlar kullanılmalı, Küresel Vicdan harekete geçirilmelidir.

 

Email: ozcanyazici34@gmail.com

Popüler Kullanıcılar