Hakkında
Dizi dizi diziler
  • Hobiler: dizi izlemek
  • İlgi Alanları: tv dizileri
  • Yaşadığı yer Türkiye
  • Şehir istanbul
  • Doğum tarihi 10 October
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

Ozan Güven de Bulutsuz'dan şikayetçi oldu

Ozan Güven de Deniz Bulutsuz'dan şikayetçi oldu ve uzaklaştırma kararı aldırdı.

Oyuncunun İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul Aile Mahkemesi’ne sunduğu dilekçede şu ifadelere yer verildi:

"Deniz Bulutsuz, Ozan Güven’i 'Sen benden ayrılıyorsun, ben de seni rezil edeceğim’ diyerek tehdit etmiştir. Müvekkilimiz olay gecesi yaşadıklarını ve evde saldırıya uğramasını hâlâ atlatamamıştır. Fiziken ve ruhen travma yaşamıştır. Bulutsuz müvekkilimize gerçek dışı açıklamalarla kariyerini bitirme tehdidinde bulunmuştur.”

Güven, şiddet gördüğüne ilişkin fotoğrafları da mahkemeye sundu. Mahkeme, Bulutsuz hakkında 2 ay uzaklaştırma kararı verdi.

Hürriyet'ten Özge Eğrikar'ın haberi

Devamını Oku
Ozan Güven de Bulutsuz'dan şikayetçi oldu

Cem Yılmaz'dan Netflix'e: Neyse hadi tamam barıştık, senin de işin zor

Cem Yılmaz, birkaç gün önce tepki gösterdiği Netflix'i affetti. Kişisel Twitter hesabında paylaşımda bulunan Yılmaz, "Neyse hadi tamam barıştık, senin de işin zor" ifadesini kullandı.

Twitter, Facebook, Netflix, YouTube gibi platformları hedef alan tartışmaların ardından komedyen Cem Yılmaz yeni bir paylaşımda bulundu.

Birkaç gün önce Karakomik Filmler'in duyurusunu paylaşmayan Netflix ile tartışan Yılmaz, platformu 'affetti'. Yılmaz, kişisel Twitter hesabında yaptığı paylaşımda "Neyse hadi tamam barıştık, senin de işin zor" dedi.

Devamını Oku
Cem Yılmaz'dan Netflix'e: Neyse hadi tamam barıştık, senin de işin zor

RTÜK üyesi İlhan Taşçı: TELE 1 ve Halk TV'ye 5 gün karartma cezası verildi, bir sonraki adım tamamen kapatma

Taşçı'nın sosyal medya paylaşımının ardından RTÜK'ten de gazetecilere bilgi notu gönderildi.

Buna göre "Tele 1 kanalının 30 Nisan tarihli ana haber bülteninde ve 24 Mayıs 2020 tarihinde ekrana gelen 'Karanlıktan Aydınlığa' isimli programda konuk Cemil Kılıç’ın Diyanet İşleri Başkanlığının tüzel kişiliğini hedef alan sözleri halkı kin ve düşmanlığa sevk eden ayrıştırıcı dil kullanımı olarak değerlendirildi."

Kanala, daha önce de aynı ihlâli yaptığı gerekçesiyle 5 gün yayın durdurma cezası verildi.

RTÜK, aynı kanalda “18 Dakika” programında sunucu Merdan Yanardağ’ın Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamit hakkında sarf ettiği ifadelerini de "yayın ihlali olarak tespit etti" ve üst sınırdan idari para cezası uyguladı.

Halk TV için de 16 Haziran tarihinde yayınlanan Medya Mahallesi programında konuk Hüsnü Mahalli’nin ifadelerinin "nesnel ve gerçek olmayan bilgilerle Türkiye Cumhuriyeti devletini ağır ithamlara maruz bıraktığı ve devletin varlığına yönelik ciddi tehditleri barındırdığı gerekçesiyle ve yayıncının daha önce yıl içinde aynı ihlali yaptığından dolayı" 5 gün geçici yayın durdurma cezası verildi.

İlhan Taşcı: RTÜK kararı uyarınca TELE 1 ve Halk TV’nin ekranı 5 gün boyunca tamamen karartılacak!
Belgesel, müzik dahi yayınlanamayacak
İzleyiciler 5 gün boyunca yalnızca siyah ekran görecek
Konuya ilişkin açıklamam ektedir...

Devamını Oku
RTÜK üyesi İlhan Taşçı: TELE 1 ve Halk TV'ye 5 gün karartma cezası verildi, bir sonraki adım tamamen kapatma RTÜK üyesi İlhan Taşçı: TELE 1 ve Halk TV'ye 5 gün karartma cezası verildi, bir sonraki adım tamamen kapatma

Deniz Bulutsuz: Ozan Güven'den ağır fiziksel şiddet gördüm

Oyuncu Ozan Güven ile süredir ilişki yaşayan Deniz Bulutsuz, sevgilisinden şiddet gördüğünü söyledi. Instagram hesabından açıklama yapan Bulutsuz, "Güven tarafından kendi evinde bir saatten fazla süren ağır fiziksel şiddete maruz kaldım" dedi.

Oyuncu sevgilisi Ozan Güven'den şiddet gördüğünü açıklayan Deniz Bulutsuz, darp raporu alarak şikayetçi oldu.

Güven konuyla ilgili sessizliğini korurken, Instagram hesabından açıklama yapan Bulutsuz sevgilisi tarafından bir saatten fazla süre ağır fiziksel şiddete maruz kaldığını belirtti.

Hukuki haklarını sonuna kadar savunacağını duyuran Bulutsuz, "Kadına şiddetin hiçbir şekilde kabul edilemeyecek bir suç olduğu bir toplumda, ruh sağlığımı ancak psikolojik destek alarak koruyabildiğim bu hukuki süreç boyunca şimdiye kadar koruduğum sessizliğime ve mahremiyetime saygı duyulmasını rica ediyorum" dedi.

Devamını Oku
Deniz Bulutsuz: Ozan Güven'den ağır fiziksel şiddet gördüm

RTÜK’ten MUBI’ye lisans alması için 72 saat süre

RTÜK internet üzerinden yayın yapma lisansları olmadıkları gerekçesiyle Cine5, Sinop Yıldız TV, Aras Tv, Kanal 58 ve MUBİ’ye 72 saat süre verdi. Bu kuruluşlar, lisans almamaları halinde erişime engellenecek.

Bianet'te yer alan habere göre Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) internet üzerinden yayın yapma lisansı olmadığı gerekçesiyle Cine5, Sinop Yıldız TV, Aras TV, Kanal 58 ve MUBI’ye lisans almaları için 72 saat süre verdi. Kurul, yayıncıların lisans almamaları halinde erişime engelleneceklerini duyurdu.

RTÜK’ün internet sitesinden yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

“Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmeliğin 'İnternet ortamından yayın lisansı almadan yapılan yayın hizmetleri' başlıklı 10 uncu maddesi kapsamında;

İnternet ortamından yürütülen yayıncılık faaliyetine ilişkin olarak yayın lisansı başvurusunda bulunabileceği, başvuru talebini içeren dilekçesi ve eki taahhütname ile birlikte üç aya tekabül eden yayın lisans ücretini peşin olarak ödemesi halinde üç ay süresince yayınlarına devam edebileceği,

Belirtilen süre içerisinde internet ortamından yayın lisansı verilmesi işlemlerinin tamamlanmaması ve bu süre için de hesaplanacak yayın lisansı ücretini peşin olarak ödemesi halinde ilave üç ay daha yayın hizmetlerini sunabileceği,

Başvuru talebini içeren dilekçesiyle birlikte taahhütnameyi sunmaz ve üç aya tekabül eden yayın lisans ücretini peşin olarak ödemez veya yayın hizmetlerine bu duyuruyu müteakiben yetmiş iki saat içerisinde son vermez ise Üst Kurul tarafından 6112 sayılı Kanunun 29/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sulh ceza hâkiminden söz konusu yayınla ilgili olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi talebinde bulunulacağı ve ayrıca aynı Kanunun 33. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulacağı ihtar olunur.”

Devamını Oku
RTÜK’ten MUBI’ye lisans alması için 72 saat süre

Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom'dan 23-50 TL arası tarifeler

Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom olmak üzere üç farklı operatörden aylık 23-50 TL arasında satın alabileceğiniz GSM tariflerini sıraladık. Bu noktada özellikle operatörlerin sunmuş olduğu en uygun fiyatlı tarifelere öncelik verdik.

Faturalı ve faturasız tarifeler

Listemizde hem faturalı, hem de faturasız tarifelere yer verdik. Şimdi lafı daha fazla uzatmadan sizleri videomuzla baş başa bırakalım. İyi seyirler...

Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom'dan 23-50 TL arası tarifeler
#GSMTarifeleri #TelefonPaketleri #GSMPaketleri

Devamını Oku
Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom'dan 23-50 TL arası tarifeler

Gol yemeyen kedinin videosu - Miyavnuel Neuer

Sosyal medya fenomeni Chris Dixon tarafından paylaşılan video büyük beğeni topladı. Kedisinin adeta kalecilere taş çıkartan videosunu yayınlayan Dixon, ''İsmini Miyavnuel Neuer olarak koymanın bir hata olduğunu biliyordum” notunu düştü.

Gol yemeyen kedinin videosu - Miyavnuel Neuer

Yunan Polisinden Göçmenlere Çok Sert Müdahale

Edirne Pazarkule Sınır Kapısında, Yunan Polisinden Göçmenlere Çok Sert Müdahale / A Haber

Yunan Polisinden Göçmenlere Çok Sert Müdahale

Ali Koç: Hakemler cin gibidir, atamaya bakar mesajı alırlar

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, "Fenerbahçe aleyhine hakem hatalarının sistematik bir durum olduğu apaçık ortada" dedi. Koç, "Hakemler bu cesareti nereden buluyorlar? Kör göze parmak, cüretkar kararları bile bile verirken kime güveniyorlar?" diye sordu. Koç, "Fenerbahçe Spor Kulübü olarak Nihat Özdemir'e kızgın ve kırgınız" ifadesini kullandı.

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, düzenlediği basın toplantısında Fenerbahçe aleyhine verilen kararlar ve hakem atamalarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Fenerbahçe aleyhine verilen kararların bir klibini basın mensuplarına izleten Koç, şöyle konuştu:

'Az kalsın WhatsApp'tan karar alınacaktı'
"Pozisyonlara bütünüyle baktığınız zaman aslında başka bir resim çıkıyor. 4. hafta Alanyaspor maçıyla başladı. Alanya maçında 2 kusurlu gol yedik, kural hatası için başvurduk. Maçta yaşananlardan çok bu başvurunun ele alınış şekliydi. Başvurumuz ulaşmadan en üst yetkili merciden kural hatası yoktur açıklaması yapıldı. Uzun süre karar verilemedi. Az kalsın WhatsApp'tan karar alınacaktı. IFAB raporu var mı yok mu açıklanmadı, bize göre var. Çok lehte bir rapor olsaydı net bir şekilde açıklanırdı. Bunu TFF’ye iletmiştik.

Ali Koç: Fenerbahçe’nin üzerinde oyunlar oynanıyor, bu olay sosyal, toplumsal çok büyük sorunlar çıkaracak noktaya geldi
Alanya maçında burada iç sahada pek çok maçta verilen, bize gelince verilmeyen, Jailson ile aynı şekilde olan el pozisyonu var. Kayseri’de 3 penaltımız verilmedi. Gazişehir maçında 3 penaltı verildi diye dillendirilen Arda Kardeşler bu maçta vermedi. Tüm Türkiye’nin tartıştığı maç olmasına rağmen haftaya maç aldı. 12. haftada Malatya maçında penaltının tekrar edilmesi gerekirdi ama edilmedi. Allah’ın sopası yoktur ki benzer şey bize oldu. Bizim kalecimiz kurtardı ama tekrar edildi. Doğru karardı. Ama bize olduğu zaman standart dışı yaklaşım var. Göztepe maçında 2. golü attık. 4 dakika 17 saniye zihniyetiyle bizim golümüzün üstünde istişare edildi. Ne edildi bilmiyorum.
Trabzon maçı iyi oynadığımız maçtı. Aut atışına korner verildi ve döndü gol oldu. Bu olabilir ama geçen sene hatırlayın bir derbi deplasmanında yanlışlıkla bir taç atışı verilmiş golle sonuçlandıktan sonra ortalık yangın yerine dönmüştü. Aynı maçta Kruse’nin kaleciye hiçbir teması yokken Vedat’ın golünün verilmemesi, VAR’a gidilmemesi... Gene sesimizi çıkartmadık. Bu başka takım olsa yer yerinden oynamıştı. Bizim lehimize hatalar olsaydı ne federasyonu kalmıştı ne Fenerbahçe Başkanı ne Zorlu toplantısı ne de başka bir şey. 20. haftaya geldik, fazla birikmeye başladı. 20 haftada kurtardığımız penaltı tekrar edildi. Bizim lehimize olan kararda VAR’a gidilmedi. Güya orta hakemin dediği doğruysa VAR beni çağırmadı diyor. Bu haksızlıklarına yeni bir olay eklenmekte. Ankaragücü maçı oynanırken fark etmedik ve hiç iyi oynamadık. O maçta da maçtan sonra net ve bariz bir şekilde taraflı tarafsız spor medyasının söylediği gibi gol öncesi VAR’a gidip iptal etmesi gerekiyordu."

'Bu işlerin birde saha dışı yaşananları var'
Koç, sarı-lacivertli takıma karşı yaşanan hataların sistematik olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:


​ "Fenerbahçe’nin sezon başından beri yaşadığı bariz hataların sistematik bir durum olduğu apaçık ortadadır. Bizim lehimize ne yapıldı diye baktık. Burada bizim sahamızda oynanan Ankaragücü maçında 2-1 kazandığımız müsabakada attığımız ilk gol Zanka’nın golü aut olması lazım ama korner verdi. Bu pozisyonlara baktığımız zaman oynadığımız futboldan bağımsız baktığımız zaman 14-15 puandan bahsediyoruz. Yarısını hesabımıza saysanız tabloda ne kadar fark ettiğini göreceksiniz. Alanyaspor maçı bardağı taşıran damla oldu derken Ankaragücü maçını nasıl tanımlarız bilemiyorum. Bu işlerin bir de saha dışı yaşananları var. Federasyonumuzu yönetimiyle kurullarıyla aldıkları kararlarla şampiyonluk mücadelemizde sadece bizi zayıflatmakla kalmamış, tüm ligin gidişatını yarışın tamamını kökünden etkilemişti. Bu etki ilerledikçe daha da artacak."

'Hakemler cin gibidir, atamalara bakar mesajı alırlar'
Teknoloji iyi niyetle kullanılmayınca istenen sonucu vermediğini dile getiren Koç, "Bu zamana kadar 11 maç kazanmışız ama ne hikmetse 9’unda hakemler bir sonraki maç görev alamamışlar. Bu dünyayı bilenler bilir. Hakemler ne ister, her hafta maç yönetmek ister. Hele yeni ortamda, ciddi paraların kazanıldığı ortamda her hafta maç yönetmek geçmişe nazaran çok çok daha büyük önem kazanmıştır. Hakemlere en kuvvetli mesaj nasıl verilir? En kuvvetli mesaj kulağına bir şey fısıldamanın dışında her hafta açıklanan hakem atamalarıdır. Bu aslında bir nevi ödül ve ceza sistemidir. Hakem camiasında herkesin bildiği sıkça kullanılan söz vardır. Hakemler cin gibidir. Atamalara bakar mesajı alırlar. Bir takımın maçını katlettikten 1 hafta sonra o hakemlere birlikte maç verirlerse hakem dünyası o mesajı çok net alır. Nedir örnek 10. hafta Kayseri maçında müthiş kötü yönetim sergileyen Arda Kardeşler ve Turgay kağan Numanoğlu ikilisi 11. hafta beraber Göztepe - Malatyaspor maçına atandı. Bundan daha net mesaj veremezsiniz" açıklamasını yaptı.

'Bu cesareti nereden buluyorlar?'
Koç, "Hakemlerimizin söz konusu Fenerbahçe olunca takındıkları bu son derece cüretkar tavrın, hatta ürkütücü boyutlarda olan bu tavırlarını nasıl yorumlayacağımızı, etkilerini nasıl ölçebileceğimizi size bırakıyorum" dedi ve şöyle devam etti:

"VAR protokolünü tamamen hiçe sayan uygulamalar özellikle bizim maçlarımızda, diğer maçlarda da norm haline geliyor. Hakemler bu cesareti nereden buluyorlar? Kör göze parmak, cüretkar kararları bile bile verirken kime güveniyorlar? Kariyerini riske edecek boyutta yapılan kasıtlı kararlarda kime güveniyorlar? Ciddi kazançların söz konusu olduğu maçlar yönetilirken... Bu işin hakem boyutu. Pek çok verdiğim örnekte orta hakemin VAR'a gitmesiyle çok daha şey varken bilhassa güven meselesinde VAR’a gitmemeleri akıl alır gibi değil."

'Vedat'ın PFDK'ya sevk edilmesi meydan okumadır'
Emre Belözoğlu’nun Kayserispor maçında rakip oyuncuyla saha kenarında yaşadığı diyalogdan bahseden Koç, "Emre Belözoğlu'nun, Kayserispor maçında taç çizgisinin dışında rakip futbolcuyla arasında diyalog yaşandı. Bu diyalog nedeniyle Emre’ye ceza verdirebilmek için önce gazetelerde haber çıkartılıyor. Ama mevzuata göre herhangi bir ceza alması söz konusu değilken, hakemden ek rapor isteniyor. Neden istendiğini sorduğumuzda da hukuktan sorumlu üye ‘Dosya sağlam olsun’ diyor. ‘Dosya sağlam olsun ama sen bu hareketle hakemlere mesaj vermiyor musun?’ dediğimizde ise cevap yok. Gazişehir maçı öncesinde Vedat’ın PFDK’ya sevk edilmesi skandaldır, hatta meydan okumadır. Zorlamayla yapılmış bir hamledir” diye konuştu.

'İhtiyacımız olan transferlerin yapılması engellendi'
Harcama limitleri konusunda da eleştirilerini sürdüren Koç, şunları söyledi:

"Harcama limitleri konusunda çok uğraştık. Bankalar Birliği ile yapılan anlaşmayı imzalamadık demiyorum, imzalayamadık. Bunun sebebini anlattım. Biz kendi imkan ve çabalarımızla başka yoldan gitmeye çalıştık. Limitler konusunda birbiriyle uyumsuz, standartları olmayan kararlarla, ihtiyacımız olan transferlerin yapılması engellendi. Ülkemizdeki yerel FFP dediğimiz konu yoruma açık bir konu. Transferin son 2 gününe kadar eksi harcama limitinde tutulduk. Bırakın Falette’in lisansını çıkarmayı, sol bek alma durumumuz vardı, tekrar teşekkür ediyorum Sadık Çiftpınar’a, maaşında indirim yaptığı için ancak Falette’e lisans çıkarabildik, sol bek alamadık. Başka takımlara da harcama izni çıktı ama onlar zaten biliyordu bu iznin çıkacağını, biz bilmiyorduk. Ama koskoca Süper Lig’de pek çok takım transfer yaptı, pek çok takımın finansal durumu ortadayken tek yapmaması gereken takım, yapması sakıncalı olan takım Fenerbahçe oldu. Özetlemek gerekirse sezon başından bu yana federasyonumuzun, kurullarının, kurallarının hepsini bir özetlersek, ne yaparız da Fenerbahçe’nin golünü iptal ederiz, penaltısını vermeyiz, bir şekilde transfer yaptırmayız, gibi bir tabloyla karşı karşıyayız."

'360 derece organize bir durum var'
Sezon başından bu yana Fenerbahçe'yi eleştirenlerin artık Fenerbahçe'ye hak verdiğini de söyleyen Koç, şöyle devam etti:

"Biz bunu nasıl yorumlamalıyız? Ali Koç, Ersun hoca, oyuncular ve ülkemizi iyi tanımayan yabancı oyuncular bunu nasıl yorumlamalı? ‘Basit hakem hatası, ne var yani, futbolun doğasında bunlar hep olmuştur’ diyebilirler. Bizim beyaz dediğimize siyah diyenler bunu diyecekler. Ancak resmin bütününe baktığımızda, futbolun olağan akışıyla bağdaştırılamaz. Sahadaki hakemlerin standart dışı uygulamaları görmezden gelmeyi geçmiştir. Sıkıntı yaşayan tek takım biz değiliz. Göreceksiniz futbol dışı ve futbol içi unsurlarda pek çok kulüp bizim olduğumuz duruma gelmeye başladı. Şikayet eden ve canı yanan takım sayısı her geçen gün artıyor. Biz bu durumların düzelmesini beklerken, her hafta daha vahim olaylar oluyor. Bakalım bu hafta menüde ne var, inşallah bir şey yoktur. Türk futbolunda yaşanan hadiselerin, bundan önceki sezonlarda görmeye alışkın olduğumuz türden yanlış karar ve kötü yönetim uygulamasının ötesinde bir boyut taşıdığı kanaatindeyiz. İçinde bulunduğumuz sezonda görülmemiş bir futbol mühendisliğiyle karşı karşıyayız. Saha içinden saha dışına, hakem hatasından kurulların kararlarına, VAR odasından haberlerin medyaya işlenme biçimine varıncaya kadar 360 derece organize bir durum var. Buna fikstürü de ekleyebilirsiniz. 25 haftanın fikstürü belirlenmiş, şampiyonluğa oynayan takımlar kaç defa cuma günü maç yapmış? Çünkü her zaman rakipten sonra oynamak avantajdır. İkinci yarı başladı, 5 hafta geçti, fikstürün geri kalan kısmı belli değil. Neden belli değil? Lütfen bunu inceleyin."

'Ülke futbolu, lobisi güçlü olanın istediği kararların alındığı anlayışa dayanıyor'
Saha içi ve saha dışı uygulamaların normal olmadığını belirten Koç, “Teknolojik bir gelişme olan, uygulanmaya başlandığında eksikleri olmasına rağmen, alışma dönemi olacağı söylenen VAR sistemine rağmen, bütün yapılan yatırımlara rağmen, milyonlarca taraftarın ve kameraların önünde göz göre göre yapılan bir mühendislikten bahsediyorum size. Bizim tüm itirazımız bu sistemedir. Biz sadece kulübümüzün maruz kaldığı muameleye itiraz etmiyoruz. Rekabet ortamının ve sporda adalet duygusunun tahrip edilmesine itiraz ediyoruz. Bu uygulamalar sadece Fenerbahçe’nin değil hepimizin sorunudur. TFF’nin artık kulübümüze karşı standart haline gelen uygulamalarına maruz kalan kulüpler elbette var. Ne yazık ki ülke futbolunda sistem, lobisi olanın güçlü olduğu ve istediği kararları aldırdığı anlayışa dayanıyor. Bu gerek şampiyonluk mücadelesi olsun, gerek Avrupa mücadelesi verenlerin olsun gerekse de ligde kalmak isteyenlerin mücadelesinde olsun. Bizim gibi çok insanın düşüncelerine tercüman olduğumuzu söylüyoruz. Bunları söyleyince kavgacı oluyoruz ama er ya da geç bizim gibi düşünenler çoğunluk olacak. Türk futbolunda adil bir rekabet ortamı var diyebilir miyiz? Bu eksiklik amatör liglerden Süper Lig’e kadar herkesin en önemli sorunu haline gelmiştir. Ülke olarak rekabetçi olamamamızın sebeplerinden birisi de budur. Çünkü masa başı sorunlara çok vakit harcıyoruz. Bize göre Türk futbolu bu zihniyetle yönetilmeye mahkum kaldıkça, bizi yönetenler yönetmenin çok uzağında kalacaktır” değerlendirmesini yaptı.

'Futbola ilgisi olmayan ama kamu ihalesine daha çok önem veren profillerle ilerleyemeyeceğiz'
2019’da yapılan TFF seçimleri hakkında konuşan Koç, "Biz çok ümitliydik, Türk futbolunun yapısal sorunlarını gidermek için. Futbolumuzu rekabetçi ve sürdürülebilir yapmak adına ve her şeyden önemlisi uzun zamandır hasret kaldığımız adil rekabet ortamını inşa etmek için büyük bir ümit olarak gördük. Bu duygular içindeydik. Seçimden önce bunu ilgili kişilere aktardık. Hiçbir şekilde isim dahi söylemedik. Etsek de olmayacakmış zaten. Çünkü isimler başka türlü belirleniyormuş. 8 aylık sürede yaşadıklarımızdan sonra ne kadar naif beklentiler içinde olduğumuzu üzülerek anladık, hatta kabullenmek zorunda kaldık" dedi.

Koç, TFF başkanlık seçimlerine ilişkin, "TFF başkanının hangi sahiplerle, hangi özel sebeplerle belirlendiğini, yönetim kurulunun nasıl oluşturulduğunu, kurullara nasıl adam sokulduğunu, futbolun içindeki olan özel dengelerle bunları daha iyi anladık. Gördük ki aslında bu kafayla, bu zihniyetle bundan sonraki yönetimler için de bu şekilde davranılacaksa çok fazla yol kat edemeyeceğiz. Türkiye futbolu bürokratlardan, belediyede yöneticilik yapmış kişilerden, futbola ilgisi olmayan ama kamu ihalesine daha çok önem veren profillerle ilerleyemeyeceğiz. Bunun ilerlemesi için bu işten anlayan, futbolun değer zincirinin bir kısmından gelen değişik tecrübelere sahip bir insanların bir araya gelerek olacağını görüyoruz. Federasyonda 2 kişiden bahsetmek isterdim sizlere görev alan. Arkadaşlarımızın itirazı üzerine bu iki ismi söylemeyeceğim. Birinin Fenerbahçe’ye karşı olan tutumu, normal hayattaki konumu dolayısıyla uluslararası normlara uymayan kişiden bahsedecektim. Pek de futbolla alakası olmayan, çoğumuzun tanımadığı ama TFF’ye girdikten sonra birçoğumuzun hala tanımadığı, nasıl orada olduğunu, nasıl seçildiğini görevini paylaşacaktım ama buna şimdilik arkadaşların da ricası üzerine girmeyeceğim” ifadelerini kullandı.

'Fenerbahçe Spor Kulübü olarak Nihat Özdemir'e kızgın ve kırgınız'
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir hakkında konuşan Koç, şunlar ısöyledi:

"Bizi son 1 hafta, 10 gündür en çok meşgul eden unsurlardan biri. Şimdi Nihat Bey 18 yıl Fenerbahçe’de hizmetleri olmuş, başkan yardımcılığı yapmış, futbolun içinden gelen, Fenerbahçe’ye mesai harcamış biri. 6 yılında da beraber çalışma şansımız oldu. Bu 6 yılın 1 yılı da hayatımızın en zor yıllarından biriydi. Kendisi ile şahsi bir problemim tabi ki olamaz. Ancak söz konusu Fenerbahçe ise benim için kırmızı çizgi orasıdır. Biz Fenerbahçe olarak Nihat Bey'e kırgınız, kızgınız. Sebeplerinin bir kaçına tabi ki girebilirim. Geçen sene aslında başladı bu sıkıntılar. Henüz kendisi TFF Başkanı olmamışken, ligin ikinci yarısı 4 hafta oynanmış ve arka arkaya yaşanan problemler, sıkıntılar dolayısıyla bizler sıkıntılı geçen sezonda infihal içindeyiz. Burada bir yabancı maç öncesi kendisi bizi ziyarete geldi ve TFF ile ilgili serzenişlerde bulundu. Ama aynı hafta 3-4 gün sonra Konya maçı öncesi, ‘Ben TFF tarafsızlığının teminatıyım. Fenerbahçe aleyhine bir uygulamaya göz yummam. Ali Koç ve yönetimi beklentilerin gerisinde kaldı ve günah keçisi arıyorlar üzülüyorum’ dedi. 3 gün arayla bunu söyledi. Son olarak yakın çevre haberi çıktı. Orada da daha çok bizi siyasilere doğru itmekte, tribünleri kışkırtmakla suçluyor. Bundan daha önce 3 Temmuz'da da beraber hizmet etmiş olmamıza rağmen yaptığı açıklamalarda ‘Fenerbahçe’nin başarısı için dua edenleri zan altında bırakmanın kimseye hakkı yok, provakatörler işi yanlış yönlere çekiyor’ diye görüşleri var. Biz Nihat Bey'in çok başarılı olmasını istiyorduk, istiyoruz. Ama işin neresinden tutacağımızı, nasıl köprü kuracağımızı bu kadar çok zik zak içinde hesaplamakta zorluk çekiyoruz. Dolayısıyla bundan sonra nasıl ilerleriz bilmiyorum. Ben büyük bir kulübün başkanıyım, o da TFF başkanı. Ama zor gözüküyor."

Tartışmalara neden olan Zorlu'daki toplantıyı hatırlatan Koç, "Türk futbolu dizayn ediliyor diye algı operasyonları yapıldı. Bizim için rutin bir toplantıydı neler konuşuldu anlatmıştım. İş işten geçtikten sonra en son yaptığı toplantıda aynı şekilde başkanlarla da görüştüğünü söyledi. Daha önce yapsaydı. Yüzde 30-40 mevzusu var. İlgimiz, dahilimiz olmamasına rağmen basında bu Fenerbahçe için yapılıyor intibası oluşturuldu. Uzun süre spekülasyonlara neden oldu. Süreç boyunca hem bizim hem ilgili kişilerin baskı altında kalmasına sebep verildi. Bu talebin gerçek sahibi hiçbir zaman açıklanmadı. Daha harcama limitleri belirlenmemişken, bizim konuştuğumuz konu limitler belirlendikten sonraki süreçti. Biz hangi Nihat Bey'le ilişki kuracağımızı kestiremiyoruz. İnşallah bu süreç hem Türk futbolu için hem Fenerbahçe hem TFF için normalleşme sürecine girebilir. Bizler Türkiye’nin en büyük kulüplerinden biriyiz. Bizim dediklerimizi TFF Başkanı umursamalıdır” şeklinde konuştu.

'Tek vücut olarak bugün bizi buraya çıkaran zihniyet ile mücadele etmek için hırslıyız'
Konuşmasının sonunda taraftarlara seslenen Koç, "Fenerbahçe taraftarı bu size... Biz her şeyin farkındayız. Tek vücut olarak bugün bizi buraya çıkaran zihniyet ile mücadele etmek için hırslıyız. Bu haftadan itibaren bu inançla omuz omuza taraftarımızın desteğiyle tüm maçları kazanarak şampiyon olmak için çalışacağız" dedi.

Devamını Oku
Ali Koç: Hakemler cin gibidir, atamaya bakar mesajı alırlar

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum: Arnavutluk'a 500 tane konut yapıyoruz

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Arnavutluk'ta depremden zarar görenler için en kısa sürede 500 konut yapıp Toplu Konut İdaresi Başkanlığı aracılığıyla teslimlerini gerçekleştireceklerini söyledi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, bir dizi temaslarda bulunmak üzere geldiği Şanlıurfa'da GAP Tarımsal Eğitim Merkezinde il değerlendirme toplantısına katıldı.

 

Toplantı sonunda gazetecilere açıklama yapan Bakan Kurum, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ruhuna uygun olarak şehirlerin geleceği için gece gündüz demeden çalıştıklarını aktararak, bu kapsamda kentleri ziyaret ederek projeleri sahada gördüklerini belirtti.

 

Kurum, Şanlıurfa'da başlatılan projeleri görüşmek ve yeni çalışmaları başlatmak için kentteki yöneticilerle bir araya geldiklerini ifade ederek, şehrin sorunlarının kısa sürede çözüme kavuşması noktasında çalışma yaptıklarını dile getirdi. 

 

Arnavutluk'ta yaşanan depremin ardından Türkiye'nin bölgede yürüttüğü çalışmaların sorulması üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatının ardından Bakanlığının Yapı İşleri Genel Müdürlüğü ve TOKİ çalışanlarından oluşan 11 kişilik bir ekibi ülkeye gönderdiklerini söyledi.

 

Ekibin Arnavutluk'ta olduğunu aktaran Kurum, "Amacımız deprem riski altındaki Arnavutluk'taki vatandaşların talepleri doğrultusunda binaların deprem riski tespitini yapmak. Diğer taraftan da hasar tespit noktasında, tabii biz yıllık ortalama 23 bin deprem yaşayan ülke olarak bu konuda oldukça tecrübeliyiz, ekibimiz hemen hasar tespit çalışmalarını Arnavutluk'ta başlatacak." dedi.

 

"Nerede yardıma ihtiyacı olan bir ülke olsa elimizi uzatıyoruz"

 

Bakan kurum, ekibin binaların risk durumunu da belirleyeceğini aktararak, şöyle dedi:

 

"Cumhurbaşkanımızın dün açıklamış olduğu, bize vermiş olduğu talimatlar çerçevesinde, dost kardeş ülke Arnavutluk'a 500 tane konut yapıyoruz, hak sahibi, burada depremde zarar görmüş vatandaşlara bu konutları en kısa sürede yapıp Toplu Konut İdaresi Başkanlığı aracılığıyla teslimlerini gerçekleştireceğiz. Ekonomisine baktığınızda, milli gelirine baktığınızda, milli gelirine oranla en fazla yardım yapan ülke konumunu Türkiye olarak sürdürmeye devam edeceğiz.

 

 

 

Nerede bir mazlum olsa, nerede yardıma ihtiyacı olan bir ülke olsa, insani bir dram olsa Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları çerçevesinde elimizi uzatıyoruz, uzatmaya gayret gösteriyoruz. Bundan sonra da aynı anlayışta yardım ihtiyacı olan tüm ülkelere yardım edeceğimizi, üzerimize düşen vazifeleri yerine getireceğimizi ifade etmek isterim."

 

Bakan Kurum, kentte yaşayan Suriyeli sayısının fazla olduğunu, bu nedenle belediyelerin İller Bankasından aldıkları yardımlara ilişkin bu anlamda bir değişiklik yapılmasının gündemde olup olmadığının sorulması üzerine, AK Parti döneminde Şanlıurfa'ya 45 milyar liralık yatırım yaptıklarını ve bunların devam ettiğini söyledi.

 

Büyükşehir Yasası'yla ilgili belediyelerden talepler aldıklarını aktaran Kurum, yönetmelikteki değişikliklere ilişkin çalışmaları sürdürdüklerini, bunun tamamlanmasının ardından belediyelerle paylaşacaklarını ifade etti.

Devamını Oku
Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum: Arnavutluk'a 500 tane konut yapıyoruz