Hakkında
Henüz açıklama eklenmemiş!
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Henüz sayfa eklenmemiş!
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

Masum Hayvanlar (#LemanSam) !!

Leman sam attığı tweet şu şekilde : 'Benim için ışıd ile masum bir hayvanın boğazına bıçağı dayayan aynı duygudadir, ışid beni şaşırtmiyor '

Şimdi burada şu soru aklıma geliyor : Masum bir hayvan ne demektir ?Masum olmayan , kabahatli hayvanlar var da ben mi bilmiyorum ?Her gün mezbaalarda hayvan kesen kasaplar dünyanın en büyük canileri mi ? Bir diğer mesele hadi bu kadın et yemeyen bi kadın olsun ,bu kadının et yiyen dostlarına 'caniliğe ortak olan insan ' gözüyle mi bakıyor ?

Bunun masum olmayanı mı var, dünyasını merak ettim şimdi ona göre aslan mı avlamamız gerekiyor.

Aslında alacan böyle pazardan bir kaç kabzıman gideceksin evinin önüne aylarca protesto yapacaksın" bu vahşete dur de", " kahvaltıda masum domates ve biberleri hunharca katledip melemen yapan insanları aklım almıyor " , "ses çıkarmıyoruz diye cansız mı sandın bizi " diye pankart asacaksın o zaman nasıl bir saçmalık içindeymiş anlar o..,,

Söyledikleri hakkında ciddi ciddi besin zinciri, et yemenin faydaları hakkında yorum yapmak gereksizdir. Çünkü, amacı sadece ışid kılıfı altında İslam’a, müslümanlara hakaret etmektir.

Yok ışid'miş de falan da biz ışid'in ne bok olduğunu çok iyi biliyoruz. Madem bu kadar duyarlısın, ABD 2004'te ırak'ta tecavüz kampları kurarken, yüz binlerce sivil hayatını kaybederken nerdeydin?

Gencecik kızlar o kamplardan ihtiyar kadınlar gibi çıktı. Onların piçlerini karnımızda taşıyoruz diye haykırdılar. Sosyal medyada onların haykırışlarını gündeme getirmek için ne yaptın?

Ancak kadınlar gününde sikimsonik şiddet gördüm makyajlarıyla farkındalık (!) yaratırsınız. Hepsi o kadar.

Kurban kesmekle, canavarca hislerle insan öldürmeyi aynı kefeye koyan bu aşırı duyarlı yapın iki ay önce ramazan ayında, Filistin'de bebekler ölürken neden ses çıkaramadı?

Sen ve senin kokuşmuş sanat camian hayatında hiç ABD ve İsrail'e lanet okudu mu?

Vejetaryanlığınız, sahte duyarlılığınız batsın.

 

Huzurla Kalın...

Devamını Oku

Suriye’lilerin Tükiye’ye Geçişi

 

21. yüzyılda bir insanlık dramı yaşanıyor canlı yayında. İnsanlar aç, susuz, perişan. Kimileri yalınayak, kimileri yırtık ayakkabı veya terlikle dayanmış sınıra.Işid diye bir bela çökmüş insanların üzerine. İnsanları sinek gibi görüp acımadan katleden, doğrayan bir bela.
Aileler dağılmış, günlerce uykusuz yolculuklar. Bu tablo çok vahim.
Çaresiz bir şekilde sınıra dayanmış insana nereye kadar "yasak hemşerim, geçemezsin" diyebilirsin ki? Allah yardımcıları olsun

Yaklaşık 3 aydır ışid gözünü rojavaya ( kimisi için kuzey suriye kimisi için rojava neyse meselemiz isim değil ) dikmiş durumda. 4-5 gündür ciddi anlamda savaş var bölgede, savaş diyorum çünkü tanklar toplar kullanılıyor. Hop birazcık daha temelden anlatıp savaşın kürtler ve ışid arasında olduğunu da söylemem gerekmekte.

Suriye olarak geçse de Suriye’nin her hangi bir varlığı bulunmuyor bölgede, bölge tamamen pyd kontrolünde. Neyse, işte pyd kontrolündeki bu bölgede ışid ve pyd arasında çok şiddetli bir savaş yaşanmakta. Işidin gücünün %80ini oraya yığdığı söylenmekte, zaten gün içinde çıkan haberlere bakarsanız durumun ciddiliğini demirtaşın ve arzaninin kürtlere rojavaya gidip savaşın çağrılarından anlayabilirsiniz.

Türkiye’ye gelmelerinin sebebi köylerinin ışid tehditi altında olması, şayet pyd bölgesini savunamaz ve ışid işgaline uğrarsa bu insanların hepsi öldürülecek, öldürülmeyenler muhtemelen kadınlar olacak onlara da tecavüz edilecek ve köle gibi kullanılacak. Savaşın yaşandığı bölge Türkiye’den çok uzak değil, sınırdan 20-25 dakikalık bir seyahatle belki daha yakından ulaşılabilir sanırım, google mapsden incelerseniz ne kadar yakın olduğunu görürsünüz.

Gelelim Türkiye’ye gelenlere neden Türkiye’ye geliyorlar? Haritadan incelerseniz bölgenin ne kadar yakın olduğunu görürsünüz dolayısıyla iki bölgede de tek bir milletin yaşadığı düşünülürse aslında sınırdan geçip diğer kürtlere sığınmak istemeleri çok anlamsız değil ki zaten bir kısmı kendi akrabaları, ayni aşiretin Türkiye’de yaşayan kolu vs...

Gelmesin diyen arkadaşlara gelirsek. İnsan onlar, insan!!! Yol kenarında çocukların iteleyip kakaladığı köpek görse insanın içi acıdır da kurtarmanın yolunu arar. Yahu bu insanların evleri yakılmış yıkılmış, çocukları öldürülmüş, hayatları yerle bir edilmiş. Bunca yıldır biriktirdikleri hayatlarından geriye hiç ama hiçbir şey alamadan, sadece canlarını kurtarabilmek, bu boktan hayatta kalabilmek için günlerce aç-susuz deli sıcakta yol yürümüşler. Yetmemiş, bir tel örgünün arkasında hayvanat bahçesinde hapsedilen hayvanlar gibi, çaresizce; dillerini bilmeyen insanlardan yardım istemişler. her saniye arkalarından gelen patlama sesleri ile irkilerek, her defasında yürekleri hop ederek...

Kardeş bu insanlar gelmesin de orada bir ışid zaferi yaşanırsa hepsi yaşlı genç demeden öldürülsün mü? İnsanlık kapıyı açmayı gerektirir. mesele bu insanların ülkeye girmesi değil, girdikten sonra başı boş bırakılarak kaderlerine terk edilmeleri ve denetimsiz bırakılmalarıdır.

 İnsanlık dramı yaşanıyor yanı başımızda. Katliama sessiz kalınmamalı.

Allah yardımcıları olsun.

 

Huzurla Kalın...

 

Devamını Oku

Haklı ve Öfkeli(CHP kurultayı)

Secim aritmetiğinden başka şeye kafası basmayanların görmedikleri bi boyutu daha var siyasetin. Sözünü ettiğim boyut, güçlü bir liderin on milyonları örgütleyip gerektiğinde toplu isyan potansiyelini de daima etkili bir balyoz gibi belinde tutabilmesidir.

Bugün %7 oy oranı olan federasyoncular Türkiye siyasetinde %25'lik oyu olan ulusal bütünlük diyen CHP'lilerden daha etkinler, sözleri daha çok geçiyor. Kılıçdaroğlu CHP'sine oy vermiş olan milyonlarca insanın iradesi ülke yönetimine en küçük şekilde yansımıyor, çünkü Kılıçdaroğlu milyonlarca insanın maddi ve manevi gücünü siyaset yapmak için kullanma becerisinde değil, lider değil.

Kılıçdaroğlu  sadece anayasal dayanakla, başbakan seçildiği takdirde (imkansız), CHP'nin siyasetini ülkeye yansıtabilir. Muharrem İnce, %10 ile dahi meclise girse %20 ile girmiş bir KK 'dan daha büyük etki yaratır, kol büker, pazarlık eder, direnç gösterir, ses getirir.

Bugün CHP mi ülke yönetiminde daha etkin, BDP mi?

Siyaset becerisi, sadece oy almak değil, aldığın oyu sahada kullanabilmektir.
Bir siyasetçinin etkisini/gücünü bu şekilde modelleyebiliriz:

siyasi_güç = alınan_oy x kol_bükme_becerisi

Alınan oyda aşağı yukarı aynı sayılara da ulaşsalar, Muharrem ince'nin rüzgarı, hırsı ve hitabeti sayesinde aldığı oy Kılıçdaroğlu'nun aldığı oydan en az iki bucuk kat daha etkili olur. Bunu da hesaba katmak lazım.

Bu kurultay CHP  diye bir parti  olmadığını tekrar göstermiştir. Parti denilen şeyin bir vizyonu, bir ideolojisi üyelerinin ekserisinin paylaştığı bir heyecan olur.

Bunların hiç birisi CHP'de yok. CHP, sosyal demokrat, kemalist solcu, ağır faşist ulusalcı ve hafif faşist ulusalcıların mecburiyetten bir araya toplanmasından ortaya çıkmış tuhaf bir yapı. Bu taraflardan birinin partide ağırlığı olsa, sözü geçse yine anlaşılabilir; CHP bir parti olabilir. Ama bu haliyle koca bir sirkten başka bir şey değil.

Takipçileri de bir alem. Ak Parti'den aldıkları yenilgi üzerine yenilgi sonrası iyice kafayı bozdular. Parti içinde yapay (galibi olamayacağı için) savaşlar çıkartıp, tartışma ve galibiyetler üzerinden masturbasyon yapıyorlar.

Bu zavallılık değil de nedir? Böylesine dağınık, hiçbir fikrin başı olmadığı,yalnızca RTE düşmanlığı üzerine şekillenmiş, ülkenin en temel sorunlarından Kürt sorunu gibi bir konuda bile bir planı olmayan bir sözde parti bu ülkede iktidar olamaz. Allah korusun zaten memleket batar gider.

Ama korkmaya gerek yok; Halkımız parti olmayan bir partiye itibar edecek kadar salak değil.

 

Huzurla Kalın...

 

Devamını Oku

IŞİD (IRAK VE ŞAM İSLAM DEVLETİ)

Kültür desen yok.
Ehli hak mezhep bile değiller.
Şeriatı da bilmiyorlar.

Geriye şiddet ve başıbozukluk kalıyor hisselerine.

Fetvayı ehliyet sahibi bir âlim verir, bunların fetvasını kim çıkartıp onaylıyor?
Benim bildiğim osmanlı'dan sonra islam halifeliği layığını bulamadı ve başsız kaldı.

İran, Irak, Filistin vb. çoğu islam ülkesinde zaten ehli hak mezhep dışı hareket edildiği (genel değil) gibi şeriatı da hep yanlış tasvir ediyorlar.
Mesela hiçbir şartla müslüman kendini intihar edemez; ama islam ülkelerinde bombalı saldırılara hep şahit oluyoruz.

Mesela Hasan Basri gibi büyük bir alim için, vahşi denen sahabeyi kiram ile kıyas edildiğinde, atının burnundaki toz bile kadar olamaz deniliyor.Burada peygamberin sahabisinin ne kadar önemli olduğu arz ediliyor.

Bunu neden anlattım? Bu ışid yani ye'cüc me'cüc ve deccal karışımı ordu Allah muhafaza kabe'ye tahrip edecek kadar sapkın bir örgüt..
Hatırlayalım, bir zamanlar hizbullah vardı, bunlar da kendini müslüman ama katakulliye getirilen mezcuplardan müteşekkil doğuyordu.

El hasılı kelam, öyle kendini peygamber ilan eden magazin şarlatanları da aslında hep katakulliye maruz kalmış, sistemleri b*ku yemiş şahsiyetlerdir..

Bana göre Kurdistan peşmergeleri, milisleri keza Çin'in kızıl ordusu, Amerika, İsrail hep ışid'e düşman.
Yakın zamanda adamların dişlerine kadar sökecekler ama olan cana olacak. Yazık, orada bir sürü halk katlediliyor bu düzensiz, nizamsız ordu yüzünden.

Aileler bu örgüte katılan bireylerini ülkelerinin konsolusluklarına bildirmeli bence; ülke de bu kişileri ifşa edip sosyal ve vatandaşlık haklarını tek taraflı fesh etmeli.
Belki böylelikle örgüt kendi içinde ihtilafa düşer.

Sene 2014, hâlâ hak hukuk tanımaksızın insanlar koyun gibi doğranıyor. Bunun dini, felsefesi, izahatı, bahanesi olamaz.

Dünya için, İslamiyet için, evren için bu bir ayıptır. kör cehalettir...

 

 

Huzurla Kalın...

 

Devamını Oku

Aramızdan Murat Göğebakan Ve Şarkıları Geçti

Öncelikle ailesine Allah dayanma gücü versin. Kendisine de rahmet etsin. İyi bir sanatçıydı.Akılda kalan pek çok şarkısı var. Vurgunum şarkısı benim için hala favori.

Fakat şaşırıyorum, ölen bir insanın arkasından nasıl bu kadar edepsizce laflar söylenebilir ? Hakarete varan sözler sarfedilebilir ?

Düşünüyorum da, ne zaman bu kadar hoşgörüsüz bir toplum olduk biz? Daha bedeni soğumamış bir insanın arkasından, "geberdi, tahtalı köyü boyladı" şeklinde konuşabilecek kadar nasıl arsızlaştık? Bir insanı yerin altına girmeden, yerin dibine sokacak kadar nasıl duyarsızlaştık ?

Senin, bir siyasi görüşü beğenmek, benimsemek ne kadar hakkınsa, onun da akp'nin siyasi görüşünü beğenmesi o kadar hakkı değil mi? Muhalif olmak, insan olmaktan daha mı değerli? Daha mı önemli?

Siz değil miydiniz herkes istediği dine inanır, istediği kişiye oy atabilir, istediği kişiyi sever, istediği kişiyi sevmez, görüş ve fikirlerinden ötürü sorgulanamaz, yargılanamaz diyen ?

E şimdi ne oldu ? Sizin istediğiniz adamı desteklemedi, istediğiniz kişiye oy atmadı, istemediğiniz adama şarkı yaptı vs diye neden bu laga luga ? Sizin keyfinize göre mi yaşayacaktı ?

Umarım hiç bir yakınınızın arkasından "tahtalıköyü boyladı" diyen bir kişi bile olmaz ..

Aramızdan bir Murat Göğebakan ve şarkıları geçti.

Hepimizin bir gün gideceği yere bizden biraz önce gitmiştir.

Onun da kendince doğruları, düşünceleri oldu, inandıklarını söyledi, inandıklarına göre yaşadı.

Belki bizce yanlıştı, bazılarımızca doğruydu. sonuçta böyle biriydi.

Bir kanser hastasıydı.

Kanser olmayan hiç birimizin hayal bile edemeyeceği büyük acılar çekti ve ruhunu teslim etti.

Bu kadar acımasız olmayın, sizin gibi düşünmeyen herkesten esirgediğiniz bir kırıntı merhamet gün gelir size de lazım olur..

Murat Göğebakan'a tekrar Allah'tan rahmet dilerim. İnsanlığını kaybetmişlere de insanlık.

 

Huzurla Kalın ...

Devamını Oku

Tek Yol Mücadele

Öyle ya da böyle bu işgale karşı tek çözüm mücadele. Ellerindeki imkan az olsa da, attıkları kör füze ve taş olsa da tek yol mücadele. Filistin halkını, haması eleştirken iki kere düşünün, empati yapın biraz. Hiç kimse kendisine saldıranlara karşı eli kolu bağlı durmaz. Durmamalı da zaten. Gayrimüslimlerin yorumlarına şaşmıyorumda beni asıl üzen, düşüncelere sevk eden müslümanların yorumları oluyor. Diyorlar ki, hamas yüzünden oluyor bu saldırılar. Be gafil! Geçmişten hiç mi haberin yok? Olan bitenden, asıl amaçlarından? Siyonistleri hiç mi tanımıyorsun? Bizler ibadetlerimizle oynarken, onlar canlarına karşılık cenneti satın alırken, hiç mi yüzün kızarmıyor?

Filistinliler şehid olur cennet ehli olur da, asıl bizim akıbetimiz karanlık. İmtihanı seyirci kalanlar kaybediyor. Yetmezmiş gibi oturdukları yerden mücadele edenleri kınıyorlar, utanmadan. Zaten asıl bu mücadeleyi kınayanlar siyonistlerin ekmeğine yağ sürüyor. Tamda siyonistlerin istediği müslüman profili işte. Varsın bize terörist yaftası yapıştırsınlar, radikal desinler, fanatik desinler. Kimin umurunda? En azından onlar gibi kaypak değiliz. inancına sadık zulme karşı müslümanlarız.

Filistin arapların meselesi değildir. Ah şunu bir anlasalar. Müslümanım diyen, insanım diyen herkesin meselesidir. Birde benim en çok midemi bulandıran partilerin, siyasilerin bu iş üzerinden rant sağlaması ve buna itibar eden ahmak müslümanlar. Filistin diyen adamın partisini ön plana çıkarmasındaki niyeti ortadadır. Ümmet kula kulluk etmeyi terketmeyinceye kadar allah nurunu tamamlamaz. Bunu kafasına sokmalı. Aksi halde işte böyle zillete mahkum olunur. Bunu öğrenmeli.

Biz filistini mücadelesiyle tanıdık, bildik. Şimdi bunun aksini istiyorlar. Pes etmelerini, teslim olmalarını istiyorlar. Daha çok beklerler.

Filistin direnişine çamur atan, oradakilere terörist diyen müslümanlar Şeyh Ahmed Yasin'in duasını iyi okusun;

"Allah’ım! Ümmetin suskunluğunu sana şikayet ediyorum!
Ben ki kocamış bir yaşlıyım. Kurumuş iki elim, ne kalem tutuyor ne de silah!..
Sesimle yeri inletecek güçte bir hatip de değilim!..
Ben ki saçları ağarmış, ömrünün son demlerinde, türlü hastalıkların yıktığı ve üzerinde zamanın belalarının estiği biriyim!..
Tek isteğim benim gibi, müslümanların zaaf ve aczinden müteessir olanların yazmasıdır!..
Siz ey müslümanlar! Suskun ve aciz, helak olmuş ölüler!..
Hâlâ kalpleriniz sızlamıyor mu, başımıza gelen bu acı felaketler karşısında?..
Bir halk yok mu? Hiç mi kimse yok,Allah için ve ümmetin namusu için kızacak?..
Şerefli direnişçilerken, bizleri katil teröristler olarak ilan edenlere karşı duracak!..
Bu ümmet utanmaz mı, şerefi çiğnenirken? ..
Siyonist katilleri ve uluslararası işbirlikçilerini görmezden gelirken!..
Omuzlarımıza el verecek ve göz yaşlarımızı silecek bir bakış!..
Bu ümmetin kurumları, sivil güçleri, partileri, teşkilatları ve bariz şahsiyetleri,allah için kızmaz mı!? Tümü birden sokaklara dökülüp, bizim için dua etmeye;
Ey rabbimiz! gücümüzü topla, zaafımızı gider ve mümin kullarına yardım et! diye çağıramaz mı!?..
Buna da mı gücünüz yetmiyor!?..
Yakında bizim büyük ölümlerimizi duyacaksınız, o zaman alınlarımızda şu yazılacak:
Bizler direndik! İleri atıldık ve kaçmadık!..
Ve bizimle birlikte çocuklarımız, kadınlarımız, yaşlılarımız ve gençlerimiz ölecek!..
Onları, bu suspus ve bön ümmete yakıt yapacağız!..
Bizden, teslim olmamızı ve beyaz bayrak dikmemizi beklemeyin!..
Çünkü biz, bunu yapsak da öleceğimizi biliyoruz. Bırakın savaşçı onuruyla ölelim!..
Dilerseniz bizimle olun, elinizden geldiğince, öcümüzü sizden her biri boynuna taksın!..
Dilerseniz bize acıyarak ölümümüzü izleyin! ..
Temennimiz, Allah’ın, emaneti savsaklayan herkesten kısas almasıdır!..
Umarız bizim aleyhimize olmazsınız! allah aşkına, bari aleyhimize olmayın!..
Ey ümmetin liderleri, ey ümmetin halkları!..
Allah’ım! sana şikayette bulunuyorum sana şikayette bulunuyorum..
sana şikayette bulunuyorum..
Gücümün azlığını, imkanımın yetersizliğini ve insanlara karşı zaafımı sana şikayet ediyorum..
Sen mustazafların rabbisin sen bizim rabbimizsin bizi kime bırakıyorsun?..
Bize cehennem olacak uzaklara mı? Veya düşmana mı?..
Allahım! Akıtılan kanlar, dokunulan ırzlar, çiğnenen hürmetler, yetim bırakılan çocuklar, oğlunu yitirmiş anneler, dul kalmış kadınlar, yıkılmış evler ve ifsad edilmiş ekinler aşkına sana şikayette bulunuyorum…
Sana şikayette bulunuyorum! Gücümüz dağıldı ve birliğimiz bozuldu yollarımız ayrıldı halkımızın zaafını ve ümmetimizin bize yardım edip, düşmanı yenmedeki aczini sana şikayet ediyoruz…"

 

Huzurla Kalın...

 

Devamını Oku

Allah Azze Dayan Gazze !

Dünyanın ortasında yalnızlık!

Dünyanın susarak izlediği şehir...

Gül yüzlü yetimlerin vatanı Gazze !!!

Kan yağıyor gül yüzlü bebeklerin yurduna, dünya perdelerini kapatmak telaşında. O kan deniz olacak, dünyayı dolduracak, perdeler kör vicdanın kefenleri olacak...

Ben bu coğrafyada vuku bulan savaşın kaybedeninin müslümanlar olduğunu düşünmüyorum. Bu savaş bir turnusol ve en çok da müslüman milletleri kategorize ederken kullanılacak bir turnusol.

Böylesine bir zamanda, sadece müslüman olduğu için ateş altında olmak ne büyük şan, ne büyük şeref. Talihli sinelerin misafiri oluyor şehadet. Ya rab, bize de, neslimize de şehadeti nasip et...

Allah Azze Dayan Gazze !!!

 

Huzurla Kalın...

 

 

Devamını Oku

Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan!

Hamdolsun kavuştuğumuz, şerefyab olduğumuz.

Ramazan, kürre-i arzda geçirdiğim en güzel zaman.

Kendimi bildim bileli aşıktım Ramazana, bu mübarek zamana. sırrına mazhar olduğumuz, rahmetinden nasip aldığımız, hakkıyla eda ettiğimiz, kendimizi affettirdiğimiz sanılmaya. Bizimkisi fakir avuntusu. maneviyatına, hissiyatına ulaşmak bizim için ham hayaldir. Bizimkisi mazrufu hayal bile edemeden zarfa tutulmak, bu mübarek zamanın dünyada bıraktığı rayihasına meftun olmak.

Yaklaştıkça heyecana gark olduğumuz, kavuştuğumuzda kendimizi muzaffer saydığımız ve her uğurladığımızda arkasından bakakaldığımız bu mübarek zamanı dünyaya dair pek çok güzellikle de süsledik zihnimizde pek tabi. Dediğim gibi, sırrına mazhar olamadığımızdan ötürü, bilincimizdeki o muhteşem Ramazan resminin bir yerinde ramazan pidesi de var. İftara yetişebilmek için karınca katarları gibi oradan oraya koşturan müminler ailesi de var. Gecenin bir vakti sokakları inleten davulun gümbürtüsü de var. İnfak yarışına girmiş, her köşe başında bir iftar sofrası tesis etmiş anadolu saflığı da var. Evimizin, sofralarımızın baş tacı olan akraba-i taallukat ile hasret giderme de var. Bayrama erişmenin verdiği mutluluk da var. Az biraz, o mübarek resmin kenarına, kıyısına bulaşmış bir eski sevdicek de var.

Nasibimiz çoktur belli. hamdolsun bir kere daha ve üstelik de sıhhatle, sağlıkla, kavuştuk bir Ramazana daha. Karşımdaki resim yine harikulade ama benim muarız gözlerim, resme düşen gölgenin üzerinde. Bu resimde sevdicek eksik demekte. Bilmiyor, bilemiyor. Bakıyor ama göremiyor. O resmin içinde en sevgilinin nefesi gezinmekte. Kokluyor ama hissedemiyor. O nasıl gözse öyle, sürekli parmağın ucunu izlemekte. Bir türlü o parmağın işaret ettiği şahikayı görememekte. İnşallah bunu da bir gün aşacak ve o mübarek kokuyu alacak, sevgilinin izine kavuşacak, maneviyat tasından içtiğine doyacak, doydukça susayacak, susadıkça kanacak. İnşallah ömrümüzde bir kere bile olsa tuttuğumuz oruç olacak, Ramazanımız Ramazan olacak.

Bütün müminlerin ramazanını kutlarım, ve kurtuluşlarına vesile olmasını umarım. İnşallah bu mübarek vaktin yüzü suyu hürmetine kurtulacaksınız, bizi de dualarınızdan mahrum kılmayınız.

 

Huzurla Kalın ...

Devamını Oku

YAĞMUR

Yağmur sokakları yıkar, çöpleri,hastalıkları, kirlenmiş hayvanları,toza bulanmış çatıları ve arabaları..

Gece yağar, gunduz yağar, sabah yağar, akşam yağar..kimi zaman bir yoksulun evine dolar kimi zaman iki aşığı ıslatır.

Zamana benzer yağmur. Zaman acıları yıkarda yıkar.en karanlık bulutlar gibi kapladığında  problemler zihnimizi illa ki karabulutların ardından bir yağmur yağar…

Hayata benzer yağmur. aniden bir sürpriz yapar,kimi zaman can olur,kimi zaman kan olur.

Kimi zaman hızlı yağar kuru eve sel dolar.kimi zaman kuru tarlaya bereket olarak düşer.barajlara su depolar.can olur can alır.

Kadere benzer yağmur.

İnsanlar her şeyı degiştirebilirler.bir devlet başkanı mesela ülkesındeki en olumsuz şartları çözebilir de, 7 yıl kuraklığa bir çare bulamaz. yağmayacaksa yağmaz yağacagı  varsa engellenemez yağmur.

Gelecege benzer yağmur..

Ne getirir bilinmez.Afet mı, felaketmı, baharmı, kışmı ? ölüm mü? Bolluk mu? Yokluk mu?

Yağar geçerde geçmiş olmaz.birtek geçmiş olmaz yağmur.herşey olur da, geri gelmeyeek geçmiş olmaz.

Bitmiş olur…yetmiş olur..Geçmiş olmaz …geriye akmaz…

 

Huzurla Kalın..

Devamını Oku

Zalimler için, yaşasın cehennem !

Evet,
Soma'daki facianın üzerinden 8 gün geçti.
Kimi geldi; "biz her türlü önlemi aldık, nasıl oldu bu iş bilmiyoruz, eğitimleri de vermiştik, madencilik tarihinde ilk bu kaza" dedi.
Kimi geldi; "bu işlerde olur böyle şeyler" dedi.
Kimi geldi; "iyi oldu bunlara, müstehak" dedi.
Kimi geldi; "ayy bakın bende geldim soma'ya ne kadar üzgünüm, elimde 10bin tl'lik çantamla" dedi.
Kimi geldi; "ben önerge verdiydim, önergem de önergem" dedi.
Kimi geldi; "vicdanım çok rahatsız ama gitti maden, gitti işler, gitti paralar" dedi.
Kimi geldi; "ey ahali gelin eğlenin, içelim, coşalım, zaten soma'ya bağışlayacaz geliri" dedi.
Kimi geldi; "soma selfieleri, soma check-inleri yaptı"

Kimileri geldi, konuştu ve gitti...

Ama "kimi"leri de vardı ki konuştu, gidemedi.
Dedi ki; "çizmelerimi çıkartayım mı, sedye kirlenmesin"
Dedi ki; "beni bırakın mahmut'u çıkarın, onun eşi hamile"
Dedi ki; 301 arkadaşına mezar olmuş bir ocak için, "kapatmayın, biz ne iş yapar, evimize nasıl ekmek götürürüz"
Dedi ki; "çocuğum babasını bekliyor, onu almadan nasıl giderim, evladıma ne cevap veririm"
Bir de konuşamayanlar, sadece "gidenler, konuşanlar ama sesini duyuramayanlar" vardı...
Mekanınız cennet olsun. Yüce allah sizleri "şehit" sıfatı ile en yüce mekanlarda, cennetin en güzel bahçelerinde ağırlasın inşallah..

Bu 301 masum vatan evladı, helal lokma peşinde hayatını kaybeden bu insanlar üzerinden prim yapmaya çalışan ahlak yoksunları, bu insanları canları çıkıncaya kadar sömüren kan emici zengin mahlukatlar, bu olaydan acaba birilerine şirin görünür, ona buna sallarım prim yaparım diye düşünen fırsatçı mahluklar ve dahası ve niceleri. Merak etmeyin, kormayın çünkü ahirette de karşılaşamayacaksınız o masum şehitlerle...

Zalimler için, yaşasın cehennem !

 

Huzurla Kalın...

 

Devamını Oku